Hedef 2023 İse…

Bu haber 05 Ocak 2015 - 0:25 'de eklendi ve 1.091 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı sürecinde her vesileyle bir hedef belirlendiğinin altını çizmişti.

Özellikle, her genel ve yerel seçimler sonrasında.

Bakıp gördü genel başkanlığını yaptığı Ak Parti, tüm seçimlerden zaferle çıktı.

Halkın kendilerine olan teveccühü giderek artıyor.

Bir hedef belirler.

Der ki hedef, 2023.

Yani Cumhuriyetin kuruluşunun 100 yılı.

Bunun anlamı, aynı yıla kadar kurucusu olduğu Ak Partinin iktidarda kalacağı inancıyla, 2023 den dem vurmasıdır.

Hem de her vesileyle.

Aslında hedef belirlerken bir inancı daha vardır.

İktidar oldukları süreçte önemli atılımlar gerçekleştiren Türkiye, yoluna aynı şekilde devamla 2023 yılına erişecektir.

Elbette günümüz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye için belirlediği hedef, varılmak istenen noktadır.

O zaman Türkiye, rahatlıkla gelişen safında yer alacaktır.

İşte bu inançla, 2023 diyor başka bir şey söylemiyor.

***

Peki, Türkiye belirlenen hedefe varabilir mi?

Bugün için dünyada süper güç olarak nitelendirilen ABD ile birlikte gelişen ve 8 ler diye nitelendirilen ülkeler safında yer alabilir mi?

İşte asıl olan budur.

İlişkin olarak bir soru daha cevap arıyor.

Türkiye içte ve dışta nasıl bir politika izlemeli ki, aynı grupta yer alan ülkelere arasında yer alabilsin?

Kabul edelim ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye için öngördüğü hedef, ülkemiz insanının göğsünü kabartacaktır.

Her kim olursa olsun bu noktaya gelinmenin haklı gururunu yaşayacaktır.

Ancak…

Bu o denli kolay değildir.

Zira bu yol dikenlidir.

Engebelerle doludur.

Hepsinden önemlisi AK Parti Hükümetinin içte ve dışta izleyeceği politika, hedefe varmada olmazsa olmaz koşuldur.

***

Asıl meseleye gelirsek.

Ak Parti saflarında yer alanlar kabul etsin etmesin, iç bünyede ve ülkeler düzeyinde izlenen politikanın bütünüyle tasvip gördüğünü söylemek iyimserlik olur.

Dahası kendimizi aldatmaktır.

Elbette, vatandaşı memnun eden gelişmeler pek çok.

Ne var ki, oldukça geniş bir kitlenin tepkisini çeken uygulamalar görmemezlikten gelinemez.

Bunların başında, 4 yılı geçen sürede devam eden ve birçok üst düzey asker ve bürokratların tutuklanmasına neden olan davalar gelmektedir.

Haklı veya değiller, elbette bunun kararanı verecek olan yargı organlarıdır.

Ancak unutulmamalı ki, ne zamandan bu yana süregelen tutuklamalar, belirli bir kesim tarafından şüpheyle bakılmaktadır.

Bunun bir başka anlamı, yargının vesayet altında olduğudur.

İşte Ak Partinin evvel emirde çözmesi gereken sorunların başında, yargıya olan güvenin tesis edilmesi vardır.

Sadece iç bünyede değil ülkeler bazında bu durum kuşku uyandırıyorsa, Ak Parti üzerindeki bu kamburdan kurtulmalıdır.

Ne zaman bu bağlamda kuşkular ortadan kalktı.

O takdirde rahatlıkla hedef olarak belirlenen 2023 den dem vurulur.

Aksi halde, kuşkular sürüp gidecektir.

***

Sonra, vatandaş nezdinde kuşku uyandıran gelişmeler, sadece yargının vesayet altına alındığı iddialarından ibaret değildir.

En az onun kadar önemli olan yolsuzluk iddiaları.

4 bakan ve çocuklarını töhmet altında bırakan iddialar, mutlak surette sübut bulmalıdır.

Ne yapıp edip, hükümeti zan altında bırakan bu tür olayların önü alınmalıdır.

İlişkin olarak, yargı reformu adı altında gerçekleştirilen değişikliklerin, ülkenin geleceği adına olmazsa olmaz müeyyideler olduğu, uygulamada görülmelidir.

Yoksa, “AK Parti kendine göre yasal düzenlemelere gidiyor” iddialarının sürüp gideceğinde kimsenin kuşkusu olmasın.

Kaldı ki bu eğilim, iç bünye ile sınırlı kalmayacak.

Dış ülkeler bazında da kuşku uyandıracaktır.

Her ne kadar hükümet kanadı;

“Değişik alanlarda yapılan bu tür düzenlemeler sadece ülkemizi ilgilendirir.

Başka ülkelerin bu konuda tavır takınmalarının bir önemi yoktur” dense de, unutulmamalı ki Türkiye yalnız yaşayan bir ülke değildir.

Üstelik bu eğilim, 2023 hedefi ile çelişir.

Bir taraftan, gelişmiş ülkeler safında yer almayı amaç olarak göreceksiniz.

Ardından bu ülkelerin, düzenlemeler adı altında yapılan değişikliğe kuşku ile bakmalarını görmemezlikten geleceksiniz.

Kaldı ki, reform adına altında gerçekleştirilen düzenlemeler, haklı bir gerekçeye dayandırılmadığı sürece, değişik nazarlarla bakılan bir ülke olmaktan kurtulamayacağız demektir.

Aslında hükümetin değişik alanlardaki uygulamalarının tepkilere neden olması, sadece bunlarla sınırlı değildir.

Daha birçok alanda gerçekleştirilen girişimlere yaklaşımlarda aynı.

Bu yüzden AK Parti, ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, başlangıçtan bu yana dilinden düşürmediği 2023 hedefinin gerçekleşmesi, şüpheye yer bırakmayan uygulamalarla mümkün olur.

Aksi halde, bizatihi kendilerinin sıkça vurguladığı uzun ince bir yolun aşılması kolay olmayacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.