HDP, Muğla, Kadın… « Hamle Gazetesi

HDP, Muğla, Kadın…

Bu haber 14 Kasım 2015 - 11:58 'de eklendi ve 1.416 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

HDP’de “cinsiyet eşitlikçi” bir yaklaşımla “ Başkanlık” sistemi başladığında “Bekara karı boşamak kolaydır” diye geçiştirdik.

Ardından 2014 Yerel Seçimlerinde HDP’nin kazandığı belediyelerde de “ Başkanlık” uygulanınca şaşırdık. Hatta kıskandık…

“Algı operasyonu”; Kürt olmayan solcuları, sosyalistleri yanlarına çekmek, kadınların oylarını almak için yapıyorlar dedik.

7 Haziran Genel Seçiminde aday listelerinin yarı yarıya kadın olması ise “yok artık” dedirtti.

Bu seferde yine “nasıl olsa barajı geçemeyecekleri için böyle yapıyorlar” bahanesine sarıldık.

 

xx           xx           xx

Bırakın solu, sosyalisti kendini “devrimci” olarak da ifade eden Doğu Perinçek partisinin barajı geçemeyeceğini bildiği halde seçimlerde cinsiyet eşitlikçi bir listeyi neden ortaya koymuyor anlayamıyorum!

Demek ki HDP gerçekten “devrimci, sosyalist, eşitlikçi” olmanın gereğini yapıyordu… Nitekim samimiyetini 1 Kasım da gösterdi.

Varsayalım 7 Haziran da “nasıl olsa barajı geçemeyiz” deyip, eşitlikçi davrandılar…

Ama buna karşılık barajı geçince de kadın adayları öne çıkardılar. Üstelik Muğla’da 7 Haziran da 3 kadın adayı olan HDP’nin 1 Kasım seçiminde 4 kadın adayı vardı…

Etrafımda “İtiraf edeyim eğer HDP ‘etnik’ düzlemde değil de ‘sınıfsal temelde’ mücadele eden bir parti olsaydı benimde desteğimi alabilirdi.” diyenleri de çok gördüm…

 

xx           xx           xx

Hatice Mualla Akarca Muğla’nın ilk parlementeridir.1961 de Adalet Partisi’nden (AP) Muğla Senatörü seçilmiştir.

Birde ANAP döneminde Dr. Lale Aytaman…

Muğla’ya 1991 yılında Cumhuriyetin ilk kadın valisi olarak gelirken, rahmetli Akarca’nın ilk senatörlüğünden sonra 1995 de ANAP’dan Muğla’nın ilk kadın milletvekili olarak seçilip Ankara’ya gitti.

“Kadın seçmenler, kadın adaylara partisine bakmadan oy verir mi?” diye hep merak etmişimdir. Bu konu sosyologların, siyaset bilimcilerin alanı…

Sorumun yanıtı yok, ama Dr. Aytaman milletvekilliğinden sonra kaleme aldığı “İğneli Koltukta Dörtbuçuk Yıl” kitabında “İlk kadın vali oldum, ama Çiller’den destek göremedim” demiştir!

Ne de olsa bizim ülkemizde “Kadının celladı kadındır” derler…

xx           xx           xx

Yüzde 52’si kadın olan bu topraklarda HDP ve Anadolu Partisi’nin adaylarını saymazsak, Aytaman’dan sonra bir daha kadınların siyasette öne çıktığını gören olmadı.

Muğla’nın siyasetçi kadınları Av. Ayla Kara ve rahmetli Av. Sabahat Aykın ile Rukiye Uslu, Fatma Çimen ve Gül Ören Sungur gibi bazı çok özgün isimler hariç “Aksesuar” olmaktan öteye bir adım geçemediler…

Bugün artık kapalı olan İl Genel Meclisinin tarihinde de 3 kadın meclis üyesi görüldü;

CHP’den Sevinç Göçügenci, DYP’den Esin Altaş, ANAP’dan Sema Alagözlü…

Bugün İl Genel Meclisinin yerinde Büyükşehir Belediye Meclisi var.

CHP’nin iktidarda olduğu bu yerel parlamentoda bir tek kadın üye yok!

İşin garip ve acı yanı da Muğla gibi bir yerde bundan kimsenin rahatsızlık duymaması… (!)

Bu durum, parti teşkilatlarını belediye başkanları tarafından yönetiliyor ve parti içi demokrasi işlemiyor olmasından mı kaynaklanıyor bilemiyorum.

Uzun zamandır Muğla’da özellikle CHP’de donanımlı, eğitim, kültür, siyaset alanında deneyim ve birikimiyle tanınan kadın ve genç siyasetçiler göremiyoruz.

 

xx           xx           xx

Biliyorum şimdi AK Partili dostlar “kadın adayları öne çıkaran partiler içinde AK Partiyi neden saymıyorsun? 7 Haziran da iki, 1 Kasım da bir kadın adayımız listede yer aldı” diye tepki gösterecekler!

Doğrudur… 7 Haziran da Elvan Göçer 3. sırada, Yelda Gökcan 6. sırada aday gösterildi. 1 Kasım’da da Yelda Gökcan liste dışı kaldı, ama Elvan Göçer 3. sırada kaldı.

Görüldüğü gibi AK Parti de Muğla’da kadınları “seçilebilir yerden” aday göstermiyor.

Benim “öne çıkarmaktan” kastım ise “liste başı” bile olmasa seçilebilir yerden kadın aday gösterilmesi idi…

 

xx           xx           xx

Tabi CHP ve MHP bugüne kadar Muğla’da kadın adayları listeye bile almadı!

Buna karşılık CHP’den ayrılan Emine Ülker Tarhan’ın Anadolu Partisi 7 Haziran da Muğla listesinde 4 kadın adaya yer verdi. Liste başında da Muğla il merkezinden Enis Tunca yer aldı.

Yine Muğla’da HDP 7 Haziran da aday listesinde 3 kadına yer verirken, 1 Kasım da 4 kadın adaya yer verdi. Her iki listede de Datça’dan Hürriyet liste başı oldu.

Buna “Bu iki partinin Muğla’dan milletvekili çıkarma şansı yok. Ki, Anadolu Partisi 1 Kasım seçimine de katılamadı” diye de karşı çıkılabilir.

1999 Genel Seçiminde DSP’nin Muğla’dan 3 milletvekili çıkaracağını bilen var mıydı?

 

xx           xx           xx

Bana Emine Ülker Tarhan’ın CHP’den ayrılmış olması da düşündürücü gelmiştir. Ayrıldığında pek çok CHP’li tarafından “bölücülükle” bile suçlanmıştı.

Düşünüyorum da, Tarhan kurduğu partide başta “cinsel eşitlikçilik” olmak üzere ilerici demokrat açılımların CHP’de de olmasını önermiş olup ta umudu kalmayınca ayrılmış olamaz mı?

Acaba MHP’de Meral Akşener’e gösterilen yaklaşım CHP’de Emine Ülker Tarhan’a gösterilmiş olabilir mi?

 

xx           xx           xx

Oynayamayan gelin kimine göre yenim, kimine göre de yerim dar dermiş.

CHP’den adaylığı ile Muğla’da partisine hiçbir şey kazandırmayan Ömer Süha Aldan’ın yerine son seçimde pek ala bir kadın aday gösterilebilirdi.

Kıyamet mi kopardı?

Tabi bu noktada sorulmuş olsa, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’ndan belki de şöyle yanıt gelebilirdi;

“Muğla’dan, İl Başkanından, Büyükşehir Belediye Başkanından, en önemlisi kadınlardan böyle bir talep gelmedi”

 

xx           xx           xx

Bizim medyayı da anlayamıyorum…

Almanya’nın medya devi Bild, Genel Yayın Yönetmenliğine bir kadını getirdi Türkiye’de kıyamet koptu.

Kanada’da Liberal Parti Lideri Trude sözünü tutmuş.

Ekim ayında Kanada’da da seçim vardı. Liberaller kazandı. Liberal Parti lideri “Cinsiyet eşitlikçi” bir kabine kurdu. 30 kişilik Bakanlar Kurulu’nun 15’i kadın… Hatta bunlardan Demokratik Kurumlardan Sorumlu Devlet Bakanı Afgan kökenli bir kadın: Meryem Hansef… Üstelik bu kadın birde Müslüman… Ne güzel…

Bizse Türkiye’de nelerle uğraşıyoruz…

Kanada olayı da medyamızı ayağa kaldırdı. Nedense HDP’de yaşanan cinsiyet eşitlikçi yaklaşım medyamızı heyecanlandırmadığı gibi siyasetçilerimizi de ırgalamamıştı…

 

xx           xx           xx

CHP önümüzdeki günlerde öyle ya da böyle kurultay yapacak. Kurultay öncesi “kim genel başkan olacak” tartışması yaşanıyor. Kimsenin “Nasıl bir genel başkan? Nasıl bir kadro?” sorularına yanıt aradığı yok.

Oysa CHP kurultaya giderken cinsiyet eşitlikçi yaklaşım ve benzeri ileri adımları gündemine alabilirdi.

Ama derdimiz başka…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.