Haziran 2015 Seçimlerine Doğru

Bu haber 14 Mart 2015 - 0:35 'de eklendi ve 1.167 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Ülke olarak Haziran 2015 Milletvekili Genel seçimlerine hazırlandığımız bugünlerde aday adayları telaşlı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar. Seçimler yaklaştıkça kullanılan dil ve üslup siyasi tartışmalara damga vurmaya başlayacaktır. Son dönemlerdeki seçimlerde yaşadığımız gibi bu seçimlerde de belirli bir gündem veya tema belirleyici olacaktır.

Seçimler, demokrasilerin olmazsa olmazları aynı zamanda bir çeşit rutinleridir. Ancak her seçimin kendine göre gündemi, tarihsel ayrıcalığı ya da önemi vardır. Siyasi liderlerin tartışmalarına bakarak oluşan seçim gündemi hakkında fikir edinebilirsiniz. Seçim sonuçlandıktan sonra ise çoğu zaman yapılan tartışmaların buharlaştığına şahit oluruz. Özellikle iktidar partisi seçimlerden başarıyla çıktığı takdirde muhalefetin ileri sürdüğü argümanların değerinin kalmadığını da biliyoruz. Hatta muhalefet liderlerinin dahi meydan meydan ileri sürdükleri söylemlerine ve iddialarına sahip çıkmadıklarına da hep şahit olmuşuzdur. İktidar partileri ya da seçimlerden başarıyla çıkarak iktidar partisi olan partiler ise seçimler sırasında oluşturdukları gündeme sahip çıkarlar, vaatlerini yerine getirmeye çalışırlar. Seçimler öncesi ve sonrası ulusal basının arşivi tarandığında ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.

Bu seçimin de ayrıcalığı veya tarihsel öneminin ne olacağı konusu yavaş yavaş ortaya çıkacaktır. Çözüm sürecinin bu seçimlerde de yine başlı başına önemli bir konu olacağı şimdiden belli. Yeni Anayasa başlığı ise önemini koruyan diğer madde olarak dikkat çekmektedir. CHP ve MHP’nin geçen hafta dillendirdiği bizi kapatacaklar iddiasının seçimlere taşınacağı beklenirken, iktidar partisinin parti kapatmaları zorlaştıran yasa değişikliği hamlesiyle bu girişimin boşa çıktığı söylenebilir. Elbette hem muhalefet hem de iktidar bu türden hamlelerle seçime kadar ortamı ısıtacaklardır. Partilerin genel merkezlerinde seçim bildirgesi ve bu türden adımların neler olması gerektiğiyle ilgili hummalı çalışmalar yürütülmektedir.

Seçmenlerin oy verirken bu tartışmalara ne kadar önem verdiği ise tartışmalı bir konudur. Oy verme davranışının genellikle gündelik ihtiyaçlar ve geçim sıkıntısıyla yakından ilişkili olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Ekonomik krizler, çocukların geleceği, yaşam standardındaki değişim, ülkedeki gerilimler ve dış politika seçmenlerin gündemini işgal etmektedir. Kısacası seçmen geleceğe güvenle bakabilmek ister.

Gelelim ilimizin gündemine. Muğla seçmenin oy verme davranışı ile ilgili elimizde bilimsel bir çalışma henüz mevcut değil. Ancak geçmiş seçimlerin sonuçlarından Muğla seçmenin oy davranışı hakkında pek çok fikir yürütüldüğünü de biliyoruz. Partiler kendi açılarından seçmen davranışlarını anlamlandırmaya çalışırlar ve sonraki seçimde de bu çıkarımlarına yönelik propaganda çalışmaları yürütürler. Seçmen eğilimleri ile ilgili seçim sonuçları üzerinden de analiz yapılabilir. Muğla seçim sonuçlarını çok partili hayata geçtiğimiz 1950’den itibaren değerlendirmeye çalıştım. Geçtiğimiz haftalarda da yazılarımda bu değerlendirmelerimi özetlemeye çalıştım. Genel olarak bakıldığında il genelinde Merkez Sağ partilere oy vermiş Muğlalı seçmenin 1999 seçimlerinden itibaren eğilimlerinin Merkez Sol partiler lehine kullanmaya başladığını görmekteyiz. Merkez Sol’dan kastettiğimiz bilindiği gibi 1999 seçimleri hariç CHP’dir.

Bu sonuçların elbette sosyolojik araştırmalarla daha ayrıntılı bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. İlimizin en çok göç alan illerden biri olması ve çeşitli ekonomik dinamiklerin ortaya çıkması seçmenlerin siyasi eğilimlerine yansımaktadır. Bu konu son derece doğaldır. Ancak geçen hafta da dile getirmeye çalıştığım gibi ilimiz seçmeninin gündelik sorunlara, ilin geleceğine ve istihdam kapasitesine duyarsız kaldığını iddia etmek doğru bir yaklaşım değildir. Olsa olsa siyasi aktörler kendi meramlarını anlatmakta yetersiz kalmakta, sağlıklı bir siyasi iletişim kuramamaktadır. Bu konuyu ileri süren somut göstergeler bulunmaktadır. Bunlarla ilgili detaylara girmek de yersiz olacaktır. Tabii ki seçmen eğilimlerini etkileyen burada sayamadığımız pek çok faktörler de mevcuttur. Başarılı siyasetçi bu noktaları da gözeterek siyaset alanını oluşturur. Haftaya devam ederiz…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.