Hayvanlara Zulüm

Bu haber 19 Haziran 2018 - 0:40 'de eklendi ve 592 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla, toplumda yaşanan olumsuzluklar daha hızlı bir şekilde duyulmaya, yayılmaya başladı. Bu yüzden toplumsal hassasiyet de arttı. İnsanlara ve hayvanlara uygulanan şiddet paylaşımları, en hızlı yayılan ve büyük tepkiler alan paylaşımlar.

Kadına şiddet konusunda bir mesafe alındıysa, toplumsal hassasiyeti uyaran sosyal paylaşımlardır. Basın ve adliyenin yolu artık daha çok sosyal medyadan geçiyor.

Zaman zaman sosyal medyada özellikle kedilere ve köpeklere uygulanan şiddet, insanları büyük infiallere sürüklüyor. En son Sakarya’da yaşanan vahşet, herkesi harekete geçirdi. Başta Tayyip Bey ve Devlet Bahçeli olmak üzere siyasiler de tepkilerini dile getirdiler.

Muğla, hayvana uygulanan şiddet konusunda hayli duyarlı. Köyceğiz’de bir köpeğin arabaya bağlanıp çekilmesi, Gökçe köyde bir gecede kedi ve köpeklerin öldürülmesi gibi olaylarda başta MUDHAYKO başkanı değerli kardeşimiz Doç. Dr. Nurdan Saraç olmak üzere pek çok hayvan sever harekete geçerek ilgililerin dikkatini çekti ve toplumsal duyarlılığı arttırmak için gayret sarf etti. Şükür ki belediyemizin hayvan barınakları da toplumsal duyarlılık için destek oluyorlar; başlarına iş gelen hayvanlara da ciddi bir şekilde bakıyorlar.

Muğla özelinde her yere yetişemezsek de elimizden gelen gayretleri gösteriyoruz hepimiz ama ülke genelinde pek mesafe katettiğimiz söylenemez. Mevzii olarak insanların ve kurumların özel gayretleriyle alınan mesafenin ülke çapında yaygınlaşması için yasal zemini mutlaka hazırlamak lazım. Cana verilen zararlar, derhal kabahat olmaktan çıkarılıp suç kapsamına alınmalıdır. Hem de bu suç ağır suç olarak kabul edilmelidir.

Elbette yasa tek başına işe yaramaz. Yasadan daha önemli olan husus, hayvan sevgisinin toplumsal bir bilinç hâline getirmektir. Medeniyet, New York’ta oturup bir düğmeye basarak binlerce kilometre uzaklıktaki insanları öldürmek değil, en ufak bir canlıya bile yaşama hak ve imkânı sağlamaktır. Bütün canlılara saygı duyan ve onları seven ataların torunlarıyız. Peygamberinin kedisi olan ve sahabeden birinin adının Ebu Hureyre (Kedi babası) olduğu bir dinin mensubuyuz. Yük hayvanlarını korumak için bile tedbir alan, kışın yem bulamayacak kuşlar için yem vakıfları kuran, camilerine kuş evleri yapan Osmanlı medeniyeti, bu özelliklerinden dolayı “medeniyet” idi.

Yaşanan trajedi, 4 ayağı kesilen bir yavru köpek ile tırmandı ve toplum âdetâ bir travma yaşadı. Aylan bebeğin insanlığa olan insanî gelişmişlik katkısı gibi, bacakları kesilen ve daha sonra ölen bu pati de insanî gelişmişliğimize katkıda bulunmalı ve meclis açılır açılmaz ilk oturumda hayvanlara şiddet uygulayanlarla ilgili ceza arttırılarak hayata geçirilmelidir.

Köpeğin bacaklarını kesenin bacaklarını keselim” diyenler, anlık öfkeleriyle hareket ediyorlarsa da insanların da bir canlı olduğunu unutmayalım ve onlara da böyle bir şiddet uygulamayalım elbette.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.