Hayvanlar Hayatımızın Tamamlayıcısıdır

Bu haber 13 Kasım 2018 - 1:21 'de eklendi ve 576 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Önce kelimeden başlayalım…

Bilenler bilir; “hayvan” ile “hayat” aynı kökten türemiş iki kelimedir. İkisinin de kökü “hayy”dır ve Arapça’da en geniş anlamıyla “diri olmak” demektir.

Etimolojik izahtan sonra meselemize gelelim…

Her insanın bir “ömr”ü vardır ve her ömür bireyseldir ama “hayat” asla bireysel bir olgu değildir; “hayat” canlılardan ve cansızlardan oluşan çoğul bir olgudur. Eski tabirle “insanât, hayvânât, nebâtât ve cemadât (cansızlar, donmuşlar)” dörtlüsünden oluşan hayat, birbirine bağlı bir zincirdir. Bir halkası koparsa, hayat eksilmeye başlar.

Günlük hayatta hayvanlarla beraber olmanın pratik sonucu değildir hayvanseverlik. Hayvanseverlik, Allah’ın yarattığı her şeyi bir görmek ve o birlik zihniyeti çerçevesinde, bu birliğin bir parçası olan hayvanları sevmektir.

Dünyaya ve belki kâinâta biz insanlar hâkim olduk ve bizim dışımızdaki her şeye dünyayı ve kâinatı dar ettik!… Sadece biz insanlar varız ve insandan başka her şey bizim kölemiz!… Uygulama bu!… Mevcut durum bu!… Zihniyeti değiştirmezsek gelecekteki durum da bu olacak!…

Maalesef insanlar, her şeyin hâkimi olarak sadece kendilerini gördüklerinden, hayatın diğer zincirlerinin öneminin farkında değiller. “Homo-sentrik” bakış açısı, insan dışında her şeyi mahvetmeye yönelmek üzere… Hayatın mahvolmasından önceki son çığlıkları yaşıyor olabiliriz.

Bir karıncayı bile incitmeyen bir medeniyetin çocuklarıyız.

Kışın yem bulamayan kuşlara yem atma vakıfları kuran ataların torunlarıyız.

Kuşlara, insanlar için yapılan köşklerden çok daha güzel “kuş köşkleri” yapan bir estetik mirasa sahibiz…,

Padişahı, yük hayvanlarına fazla yük yüklenmesin diye ferman çıkarmış bir milletin mensuplarıyız.

Kedi ve köpek sever bir peygamberin ümmetiyiz.

Kedi babası (Ebu Hureyre) bir sahabenin dindaşıyız…

Bu kadar köklü bir hayvan sevgisi olan bir medeniyetin çocukları, “hayvan severlik” konusunda dernekler kurmamalı, eylemler yapmamalı, bildiriler okumamalı idi. O miras bunları yapmayı değil, kendiliğinden hayvan ve doğa sever olmayı gerektirmeliydi ama olmadı, olmuyor; tedbir alınmazsa olmayacak da…

Sayın cumhurbaşkanımız her zaman söylüyor: Şu hayvanlara eziyet edenlere ceza verecek düzenlemeler bir an önce meclisten geçsin!… Hayvan işkencecileri ve katilleri cezalarını bulsun!… Hayvan katili şahıslar ve kurumlar en ağır şekilde cezalandırılsın!…

Geçen Pazar günü saat 14.00’te bütün Türkiye’de aynı anda hayvan haklarını savunan ve hayvanlara karşı suç işleyenlerin cezalandırılması istendi. Muğla’da da basın açıklaması yapıldı. Muğlalı hayvan severler Sınırsızlık Meydanı’nda bir araya geldiler ve platform sözcüsü Dr. Semin Biter hanım basın bildirisi okuyarak kamuoyunu hayvanlar konusunda hassas olmaya ve yasa koyucuları da bir an önce hayvanları koruyan yasaları çıkarmaya davet etti.

İnşallah bu eylemin etkisi sonucu çıkacak kanunlarla sokak hayvanlarımız nispeten rahata kavuşurlar. Tamamen kavuşmaları için birkaç kuşak geçmesi lazım maalesef. 7-8 kuşakta hayvan sevme özelliğimizi kaybettik; inşallah 2-3 kuşakta bu erdemi tekrar kazanırız.

Bir parçası olduğumuz hayatın diğer parçaları olmazsa, hayatımız hep eksik kalır Süheylâ.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.