“Havel Tatile Çıksın” Mı?

Bu haber 10 Eylül 2015 - 22:56 'de eklendi ve 1.182 kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

Kıb­rıs Barış Ha­re­kâ­tı ya­pıl­dı­ğın­da 16 ya­şın­da lise öğ­ren­ci­siy­dim. Yıl 1974… Adı üs­tün­de in­san­lık ve barış adına şanlı or­du­mu­zun yap­tı­ğı bu ope­ras­yo­na, tüm dünya ayak­ta al­kış­la­ya­ca­ğı­na, topu bir­den üs­tü­mü­ze çul­lan­dı­lar. Teh­dit­ler, am­bar­go­lar peş peşe geldi.

Tabii bu­gün­kü kadar sa­vun­ma sa­na­yi­in­de ba­ğım­sız de­ği­liz eko­no­mi­miz de IMF’nin iki du­da­ğı­nın ara­sın­da, Tür­ki­ye o günkü am­bar­go­la­rın yıl­lar­ca sı­kın­tı­sı­nı çekti.
So­nuç­ta Tür­ki­ye’nin ha­re­ka­tı dur­du­rul­du. Türk ta­ra­fı­nı tem­si­len Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı rah­met­li Turan Güneş Av­ru­pa’da dip­lo­ma­tik mü­za­ke­re­le­re ka­tıl­dı. Baktı ki iş çık­ma­za girdi, Tür­ki­ye’den Ada’yı terk et­me­si is­te­ni­yor. Turan Güneş te­le­fo­na sa­rı­lı­yor kızı için “Ayşe ta­ti­le çık­sın, bizim işler uzadı” diyor. Bir de ba­kı­yo­ruz, er­te­si gün şafak vakti ikin­ci barış ha­re­ka­tı baş­lı­yor. Meğer “AYŞE” me­se­le­si şif­rey­miş.
Belki bir­ço­ğu­muz fark et­me­di ama Dağ­lı­ca’daki o alçak pusu pla­nı­nın ta­li­ma­tı­nı şif­rey­le bi­ri­le­ri ver­miş, biz an­la­ma­mı­şız.
Ne de­miş­ti o terör des­tek­çi­si, em­per­ya­list batı uşağı. “TSK kay­be­decek, PKK ka­za­na­cak” İşte bu açık­la­ma­dan bir gün sonra Dağ­lı­ca’dan 16 şehit ha­be­ri geldi. Yani bu açık­la­may­la “Havel (yol­daş) ta­ti­le çık­sın” demek is­te­nmiş ol­ma­lı ki er­te­si gün kal­leş­çe pu­su­yu pat­lat­tı­lar.
Peki niye? HDP niçin dur­duk yerde ça­tış­ma­sız­lık sü­re­ci­ni bi­tir­di? Hele 80 mil­let­ve­ki­li ile TBMM’de etkin bir de­mok­ra­tik mü­ca­de­le fır­sa­tı var­ken, hele yıl­lar­dır mağ­dur olmuş in­san­la­rı­mız gerek sos­yal-kül­tü­rel hak­la­rı­na ka­vuş­muş­ken, hele eko­no­mik refah, kal­kın­ma ve alt­ya­pı hu­sus­la­rın­da tam da Batı il­le­ri­mi­zi ya­ka­la­mış­ken niçin “dev­rim­ci halk sa­va­şı”ndan, si­lah­lı öz sa­vun­ma güç­le­rin­den bah­se­dil­di ve ar­dın­dan te­ti­ğe ba­sıl­dı? Niçin?
Madem özerk­lik ve bö­lün­me, do­la­yı­sıy­la terör is­te­mi­yor­dun da, madem sözde barış ve de­mok­ra­si şar­kı­la­rı söy­le­di­niz de niçin kamu oto­ri­te­si­ni et­ki­siz­leş­ti­rip, pa­ra­lel uy­du­ruk dev­let ya­pı­lan­ma­sı­na git­ti­niz, yol kes­ti­niz, haraç top­la­dı­nız, mah­ke­me­ni­zi kur­du­nuz?
Madem Kürt­le­rin hak­kı­nı sa­vu­nu­yor­du­nuz da niçin o böl­ge­ne gelen ya­tı­rım­la­rı en­gel­le­di­niz? Va­ta­nın bir­li­ğin­den ve kar­deş­li­ğin­den şüp­he­si ol­ma­yan olan Kürt kar­deş­le­ri­min PKK-HDP baskı ve sar­ma­lın­dan kur­tu­lup özgür ira­de­siy­le bu so­ru­la­ra cevap ara­ma­sı lazım değil mi?
Şimdi ge­le­lim başka bir ne­ta­me­li ko­nu­ya. Her­kes bi­li­yor ki, İsrail, ABD, Esad, Sisi Batı em­per­ya­liz­mi­nin bek­çi­le­ri ve dahi HDP-PKK; hepsi azılı Tay­yip Er­do­ğan düş­ma­nı. Tabii bu pro­je­ye en çok hiz­met eden şu anda CIA’dan MOS­SAD’a Alman is­tih­ba­ra­tın­dan İngi­liz İstih­ba­ra­tı­na kadar her­ke­se ser­vis sunan deniz öte­sin­de­ki ki­şi­nin is­mi­ni zik­ret­mek ge­re­kir. Yoksa hak­kı­nı yemiş olu­ruz.
Tam da PKK ül­ke­de iç savaş gö­rü­nü­mü ver­me­ye ça­lı­şır­ken, Sayın Cum­hur­baş­ka­nı­na fü­tur­suz­ca in­saf­sız­ca sal­dı­rır­ken, bazı si­ya­set­çi­le­rin ve ba­sı­nın işi gücü bı­ra­kıp “Tay­yip Er­do­ğan düş­man­lı­ğı’na odak­lan­ma­sı sizce te­sa­dü­fi ola­bi­lir mi? Bunun apa­şi­kar ulus­la­ra­ra­sı Tür­ki­ye düş­ma­nı güç­ler ta­ra­fın­dan ko­ta­rıl­mış bir algı ope­ras­yo­nu ol­du­ğu­nu bile bile aynı yön­tem­de ısrar etmek kime ne ka­zan­dı­ra­cak bi­le­mem ama Tür­ki­ye’ye ve te­rör­le mü­ca­de­le­ye çok şey kay­bet­ti­re­ce­ği belli.
O halde ya­pıl­ma­sı ge­re­ken nedir? Si­ya­si he­sap­laş­ma­la­rı­mı­zı, ik­ti­dar he­sap­la­rı­mı­zı bir yana bı­ra­kıp dev­le­ti­mi­zin ya­nın­da dim­dik dur­ma­nın kah­ra­man gü­ven­lik güç­le­ri­mi­ze moral ver­me­nin tam za­ma­nı­dır.
Hatta bizim için, vatan için, bay­rak için ha­ya­tın­dan vaz­ge­çen aziz şe­hit­le­ri­mi­zin ke­mik­le­ri­ni sız­lat­mak is­te­mi­yor­sak, kavga, sür­tüş­me inat­laş­ma üs­lu­bu­nu bir ke­na­ra bı­ra­kıp, eko­no­mik is­tik­ra­ra ve te­rör­le mü­ca­de­le­ye odak­lan­ma­lı­yız. Aksi tak­dir­de dağ­da­ki eş­ki­ya­yı, ova­da­ki uzan­tı­sı­nı se­vin­dir­miş olu­ruz.
Haa, unut­ma­dan şunu da be­lir­te­yim. Yur­dun dört bir ya­nı­na al bay­ra­ğa sa­rı­lı şehit ce­na­ze­le­ri ge­li­yor. Yü­re­ği­miz dağ­la­nı­yor, üzü­lü­yo­ruz, ağ­lı­yo­ruz. Bay­rak­la­rı­mı­zı alıp ce­na­ze­le­re ko­şu­yo­ruz. Adeta milli ru­hu­muz ayağa kal­kı­yor, şe­hit­le­ri­mi­zi Allah’a ema­net edip dö­nü­yo­ruz.
Hatta, tek­bir­ler ge­ti­ri­yo­ruz, “şe­hit­ler ölmez” di­yo­ruz. Elhak doğ­ru­dur, çünkü bu Kur’an aye­ti­dir. Du­ala­ra iş­ti­rak edi­yo­ruz, şehit ya­kın­la­rı­nın acı­sı­nı pay­la­şı­yo­ruz.
Şehit Ce­na­ze­le­rin­de ortak pay­da­mız; “Va­tan-Mil­let-Bay­rak ve Allah”. İnanç­la­rın, renk­le­rin ve si­ya­si kim­lik­le­rin orada hiç­bir an­la­mı yok der­ken bir de ba­kı­yor­su­nuz bir grup “kurt” işa­ret­le­riy­le slo­gan atı­yor.
Şimdi oldu mu? Şe­hi­de, şehit ya­kı­nı­na bu say­gı­sız­lık olur mu? Bir mil­li­yet­çi­ye, bir ül­kü­cü­ye ce­na­ze is­tis­ma­rı ya­kı­şır mı? Orası dini bir tören ala­nı­dır. Si­ya­si işa­ret de ne demek olu­yor? Haşa o işa­ret bir ayin ri­tü­eli oldu da bizim ha­be­ri­miz mi yok?
Ta­but­la­rın ar­dın­dan bu işa­re­ti ya­pa­rak 1 Kasım’a oy dev­şi­re­ce­ği­ni­zi mi sa­nı­yor­su­nuz? Et­me­yin tut­ma­yın ayıp­tır, gü­nah­tır, ya­zık­tır. Bu va­ta­na bu mil­le­te acı­yın. Şe­hit­le­rin ru­hu­nu in­cit­me­yin. Dua ede­lim, tek­bir ge­ti­re­lim, bay­rak­la­rı­mı­zı dal­ga­lan­dı­ra­lım ama si­ya­set dev­şir­me­ye­lim. Çünkü o şehit va­ta­na mal ol­muş­tur.
O ce­na­ze­de her gö­rüş­ten va­tan­da­şı­mız var­dır. Hepsi de grup­lar ha­lin­de kendi si­ya­si sem­bol ve slo­gan­la­rıy­la ya­rış­sa bu uğur­da öl­me­ye can at­tı­ğı­mız o al­bay­ra­ğa sa­rı­lı şe­hi­di­min ruhu in­cin­mez mi? Ben bu fır­sat­çı­lar için mi şehit oldum demez mi?
Ay­rı­ca yü­rü­yüş­ler­de­ki taş­kın­lık­lar yakıp yık­ma­lar neyin nesi olu­yor O zaman sizi kamu oto­ri­te­si­ni hiçe sayan PKK’lıdan ne far­kı­nız ka­la­cak? De­mok­ra­tik hak­kı­mı­zı ya­sa­lar çer­çe­ve­sin­de kul­la­na­lım, slo­gan­la­rı­mı­zı ata­lım ve bir Türk’e ya­kı­şır vakar ile da­ğı­la­lım. Ça­pul­cu­luk Müs­lü­man-Türk ev­la­dı­na ya­kı­şı­yor mu?
Zaten PKK tam da bunu is­ti­yor. Tür­ki­ye ka­rış­sın, ben de fır­sat­tan is­ti­fa­de mevzi ka­za­na­yım is­ti­yor. Ulus­la­ra­ra­sı algı ope­ras­yon­la­rı­nı yü­rü­ten­ler de bunu is­ti­yor. O halde biz niye ha­in­le­rin pla­nı­na ortak olu­yo­ruz. Çünkü Bal­kan­lar­da, Kaf­kas­lar­da, Kuzey Af­ri­ka’da, Mısır’da, Irak’ta son ola­rak Su­ri­ye’de hep bunu yap­tı­lar.
Sayın Bah­çe­li’nin de­di­ği gibi, pro­vo­kas­yon­lar kamu dü­ze­ni­ni bozan yasal ol­ma­yan taş­kın­lık­lar, yakıp yık­ma­lar, PKK’nın bizi çek­mek is­te­di­ği alan­dır. Bu oyuna gel­me­ye­lim.
Söz ko­nu­su vatan ise, si­ya­set ve kol­tuk te­fer­ru­at­tır.
Allah bu mil­le­ti ko­ru­sun, yi­ğit­le­ri­mi­zin yar ve yar­dım­cı­sı olsun. Amin. Hoşça kalın!..

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.