Havanda su döver gibi laf üretiyoruz

Bu haber 21 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 635 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün bu köşede sizlerle paylaştığım, “Kayaköy Minyatür Türkiye Projesi” uygulanabilir mi?
Uygulanabilmeli…
Ama, Dalaman-Fethiye ve Muğla-Kale bölünmüş yollarında olduğu gibi olaya “siyasi” yaklaşım gösterilirse, uygulanamaz!
Mardinli uyguluyor ama…
Sanmayın, Mardin’i, Mardinliyi kıskanıyorum…
Kendimi de içine katarak, Muğlalılara kızıyorum.
Ya, bir tane de yumruğu bir yere vurabildiğimiz bir şeyimiz olsun…
 
xx           xx           xx
Senelerdir “Kültür Turizmi” diye yırtınıyoruz.
Yanına, aynı potansiyele sahip olmamakla birlikte Köyceğiz, Ortaca ve Yatağan’da varlığını bildiğimiz, Bodrum’da sondaj çalışmaları devam eden “sıcak su kaynaklarımız” ile “Termal Turizmi” ve bu kış hizmete açılmasını beklediğimiz Fethiye-Seki Erendağı Kayak Merkezi yanında “atıl duran” Köyceğiz-Sandras Dağı’na sırtımızı yaslayıp “Kış Turizmi”ni koyuyoruz.
Muradımız Muğla ilinde turizmi “yazlık turizmden” çıkarıp, 12 ay turizm yapabilir hale gelmek…
İstanbul’u saymazsak, Türkiye’de gerçek anlamda “çeşitlilik sergileyerek” 12 ay turizm yapılabilecek bir başka il yok!
Allah Türkiye’de ne varsa, hepsini Muğla’ya vermiş, ama…
Sanki, “ortak akıl sergileme” ve “kolektif iş yapma” yeteneğini vermemiş!
Bu Muğlalıların bu yeteneğe de sahip olduğuna inanıyorum.
Ortaya çıkartamıyoruz, o başka…
 
xx           xx           xx
Bu yazıya neden olan haberin başlığı şöyleydi:
“Kültür turizminin kalbi Antep’e kayıyor”
Neden?
Biz burada Kayaköy’ü, Muğla Tarihi Arastası’nı nasıl ayağa kaldırırız, Köyceğiz’de Kaunos Arkeopark’ını, Yatağan’da Stratonikeia Açık Hava Müzesi’ni nasıl kurabiliriz, ören yerlerini nasıl ziyarete açabiliriz, diye havanda su döver gibi laf üretirken, Mardinli taş evlerini ayağa kaldırıp, “kültür turizmine” açıyor.
AB fonlarından bulunan kaynakla, tarihi kent dokusu içindeki “yeni yapılar” yıkılıp, ortadan kaldırılırken, kent dokusu her türlü kirlilikten arınmış biçimde, turizme kollarını açıyor…
Bu Mardin adına sevindirici bir gelişme.
Mardin’deki gelişmeler beni de sevindirdi, ama…
 
xx           xx           xx
Gaziantep ile Mardin’in ne alakası var?
Gaziantep ile sadece Mardin’in değil, Adıyaman’ın da alakası var.
TÜRSAB tarafından Gaziantep’te gerçekleştirilen Kültür Turizmi Sempozyumu’nda konuşulanlara bakılırsa, Gaziantep kendi kültür varlıkları ve gelenek-görenekleriyle bölgenin kültür zenginliğini pazarlamaya hazırlanıyor.
Antepliler önlerine 1 milyon turist hedefini koymuşlar.
Biz daha 3 milyon hedefimizi tutturamadık.
İşin acı yanı, Antepliler 1 milyon hedefini tuttururlarsa, varsayalım biz de 3 milyonu tutturduk; bizim 3 milyon turistten kazandığımızı, Antepliler 1 milyon turistten kazanmış olacaklar…
Çünkü, Gaziantep ve bölgesine gelecek turist, bize gelenler gibi Avrupa’nın görgüsüz dar gelirlileri değil, mürekkep yalamış, kültürlü varsılları olacak…
 
xx           xx           xx
TÜRSAB tarafından 10’su Gaziantep’te düzenlenen ve Türkiye’nin kültür turizmine yeni açılım getirmeyi hedefleyen Kültür Turizmi Sempozyumu daha önce İstanbul, Kapadokya, Kuşadası, Kastamonu, Şanlıurfa, Tarsus, Van ve İzmir’de yapılmış.
Neden Muğla’da değil?…
Bir değil, birkaç uygarlığı barındıran ve 200’e yakın ören yerine sahip olan Muğla’da biz bir “Arkeoloji Sempozyumu”nu (iyi ki yıllar sonra Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın aklına geldi (!) de) küçücük Vali Özer Türk Salonu’na bir günlüğüne sığdırıp (!) bu sene yapabildik!..
TÜRSAB’cıların turizmde en çok kazandıkları yerlerden biri olan Muğla’da pazarlanmayı bekleyen doğal ve tarihi çevre zenginliği, kültür varlıkları bolluğu ve çeşitlilik içinde üniversitemiz var, arkeologlarımız var, hemen yaz-kış kullanılabilecek hale getirilebilecek tesislerimiz de var ama…
Hala bir Kültür Turizmi Sempozyumu bile yapabilmiş değiliz!
 
xx           xx           xx
Muğla, Muğlalı hala neyi bekliyor anlayabilmiş değilim.
Anlayıp, çözebilmiş olan varsa beri gelsin…
Doğrusu merak ediyorum, Kayaköy’ü, Muğla Kentsel SİTini, Müzelerimizi, Ören Yerlerimizi, Doğal SİT Alanlarımızı masaya yatırabileceğimiz bir “Kültür Turizmi Sempozyumu” yapabilmek için, TÜRSAB’ı mı bekleyeceğiz; Muğla Üniversitesi ne güne duruyor?!!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.