Havai Fişek Olmaz Olsun!

Bu haber 30 Eylül 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.400 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla, Muğla olalı böyle bir havai fişek gösterisi görmedi… Tabi Muğla artık Büyükşehir Belediyesi oldu. Artık il merkezinde Menteşe Belediyesi var. Demokrat Parti İl Başkanı Zekai Alper’de kalkmış düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında ilçe belediyelerinin Büyükşehir Yasası ile büyük gelir kaybı yaşadıklarını söylemiş. Ya Zekai Alper yalan söylüyor. Ya da Menteşe Belediyesi gömü bulmuş! Pazar gecesi saat 22.00 sıralarıydı. Havai fişek gösterisi dakikalarca sürdü. Menteşe’de (Muğla) bu kadar uzunu ne görüldü, ne duyuldu… Sanki bir tarafta makineli tüfek çalışıyor, bir tarafta uçaksavar atışı yapılırken, öbür tarafta obüs atışı yapılıyor. Yer gök inledi. Sanırsınız düşman Muğla’ya girdi! İnsan olarak can kaybı yaşanmadı, ama o gece başta kumru olmak üzere panikle uçup bir yerlere çarpıp veya ödü patlayarak öldü bilen yok…

xx        xx        xx

Aslında benim gidip izleyemediğim için ne Büyükşehir Belediyesi’nin “Zurna Festivali” ve ne de Menteşe Belediyesi’nin “1. Menteşe Kültür ve Sanat Şenliği” üzerine yazı yazmak gibi bir niyetim yoktu. Şöyle düşünüyordum; “Her şey bizim düşündüğümüz, algıladığımız gibi olacak değil, Muğlalı eğleniyor mu eğleniyor. Boş ver gerisini…” Taki Pazar gecesine kadar… O gece optimizm gitti, yerine pesimizm geldi… (!) Havai fişek gösterisine deli oldum. Hani izleyemediydim değil mi? Gürültü bu izlemenize gerek yok, evinizin içinde… Zaman zaman camların sallandığı bile oldu.

xx        xx        xx

Atana da, attırana da…” diye kulak çınlattığımı fark ettiğimde havai fişek taarruzu sona ermişti… Aradan birkaç dakika geçti. Bitti şükür diyordum, bir ses bombası daha patladı. Şükür arkası gelmedi. Tekti. Bir tane kıyı da köşe de kaldı da onu mu patlattılar, nokta mı koydular, yoksa kulakları çınladı da “Hoop duyuyoruz…” diye mi patlattılar orası belli değil… Ramazan’da “Muğlalılar rahatsız oluyor” deyip Ramazan Davulu çaldırmayacaksınız, ama insanların kulaklarının zarını patlatırcasına havai fişek attıracaksınız… “Canım her gün mü?” diyen de olacaktır. Bu şenlikler Erman Şahin, Orhan Çakır zamanında da oluyordu. Gerek onların dönemlerinde ve gerekse Osman Gürün’ün başkanlığının ilk yıllarında havai fişek mi vardı? Yoktu… Olmaya başladığında da bu denli kıyamet koparılmamıştı…

xx        xx        xx

Aslında bu günkü yazım Pazar gününden hazırdı. Muğla’da TOKİ Evlerinin ikinci etabını o kadar kişi soruyor ki, oturdum Pazar günü “Vekiller Rol Çalar mı?” başlığı altında TOKİ’yi yazmaya çalıştım. Yerkesik’te Tarıma Dayalı Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nden çıkamadım… Hazır yazıyı yarına bıraktım.  Çünkü bu gün bu yazıyı yazmak şart oldu. Beyler biraz insaf. Bu kadar kıyamet kopartmanın alemi var mı? Yerel seçimin üzerinden 6 ay geçti… Seçim bitti… Muğla’yı birilerinin elinden de geri almadık! Neyi kutluyorsunuz? Muğla’ya bu sonradan görmelik yakışmıyor! Biliyorum cebinizden çıkmıyor, ama vatandaş olarak öğrenmek istiyorum; bu çata pata kaç para ödediniz?

xx        xx        xx

Üniversite de öğrenim başladı… Zurna Festivali ile onlara hoş geldiniz der gibi olduk. Zurna Festivali bitince 1.Menteşe Kültür ve Sanat Şenliği başladı. Bir hafta eğlence moral motivasyon yönünden, özellikle yeni gelen öğrencilere de iyi gelir diye düşünüyordum. Üstelik bu sene Zurna Festivali uluslararası boyutta düzenlenmiş, Azerbaycan, Bulgaristan ve Yunanistan’dan da işin ustaları gelmiş. Muğla, Aydın, Manisa, Erzurum, Kırklareli, Lüleburgaz, Trabzon, Gaziantep’ten gelen ustalar bir araya gelmişler. Arif Sağ onur konuğu olmuş… Türkiye’de değil, Dünya’da ilk kez gerçekleştirildiği söyleniyor. Bu yönüyle bile önemli. Ama… xx        xx        xx Davul&Zurna Konseri mi dersiniz, resitali mi derseniz, dinletisi mi dersiniz, ne derseniz deyin buna “Festival” denir mi? Hadi ben “etkinlik” diyeyim… Etkinliğin Sanat Yönetmenliğini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ercan Kılkıl yapmış. Bu durum, Muğla&Üniversite yakınlaşmasına katkı adına güzel… Ama etkinliğin yapıldığı Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda üniversiteli yok gibiymiş. Demek ki iyi duyurulmamış. Sanat Yönetmenliğini üniversiteden bir hoca yapıyor. Üniversiteliler yok… Büyük Şehir ve Menteşe Belediyesi çalışanları tiyatroyu doldurur, biz  bize eğleniriz diye mi düşünüldü acaba! Üç gün süren bu “özgün” etkinlikten Türkiye’ye, Dünya’ya ne mesaj verildi? Sanat Yönetmeni akademisyen olan bir etkinlikte geceleri eğlenilirken, gündüzleri bir sempozyumda ‘zurna’ ele alınamaz mıydı?

xx        xx        xx

Biliyorum. “Ama bu festival” denilecek. Festival dediğin halkla bütünleşir. Açık ya da kapalı bir alana tıkılmaz. Sokaklarda, meydanlarda gerçekleştirilir. Süre 3 günden 5 güne çıkarılıp, Kafaca, Bayır, Yerkesik, Yeşilyurt’ta şenlenebilirdi… Bu bir Büyükşehir etkinliği olduğuna göre, “festivalAtatürk Stadyumu’nda “şölene” dönüştürülüp, gerek tur operatörlerine ve gerekse ilçe belediye başkanlarına haber verilerek ilçelerden Muğla’ya insan akışı sağlanabilirdi… Tabi uluslararası etkinlik başka, uluslararası (evrensel) düşünmek başka… “Yerelden Evrensele Zurna Festivali” Muğla’ya yakışır! Neyse… Bari üç gece aynı yerde yapılacağına, bir gece üniversite yerleşkesinde, bir gece de şehir içinde yapılmış olsaydı…

xx        xx        xx

Gelelim, 1. Menteşe Kültür ve Sanat Şenliği’ne. Ben bu ada takıldım. Siz takılmadınız mı? Geleneksel Muğla Kültür Şenlikleri’nden tek bir fark vardı, o da Dirgeme (Akkaya) Boğa Güreşleri oldu. Muğla Kültür Şenliği’nin ise geçen sene 22’ncisi yapılmıştı. Gönül isterdi ki Menteşe Belediyesi bu geleneksel şenliğin bu sene de “Menteşe” adı altında 23’ncüsünü gerçekleştirmiş olsundu…

xx        xx        xx

Evet, “Muğla Belediyesi” artık “Menteşe Belediyesi” oldu. Bunu biliyoruz. Ama şenlik adını değiştirerek yeni belediye de olunmuyor… (!) Yeni belediyenin yeni vizyonu, misyonu olması gerekmez mi? Şenlik Programı’nda Yerkesik’i, Yeşilyurt’u, Bayır’ı, Kafaca’yı aradım, bulamadım… Mesela, Yerkesik’e ‘Arıcılık’, Bayır’a “Mermercilik ve Çevre”, Yeşilyurt’a “Dokumacılık”, Kafaca’ya “Bağcılık” üzerine birer söyleşi yakışırdı. Rahvan At Yarışı Yeşilyurt’ta yapılırken, Bayır, Kafaca, Yerkesik’te başka etkinlikler yapılabilirdi. Havi fişek gösterisine ise hiç gerek yoktu! Onca paraya ve Muğlalıların kulaklarınızı çınlatmasına ve de kuşların ölümüne yazık…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Ayşe Candan 30 Eylül 2014 / 07:58

Özcan Bey, Günaydın
Çok önemli bir konuyu akıcı, bilge kaleminizle çok güzel dile getirmişsiniz. CHP öncesi SHP bu güne kadar kendi dünya görüşüne uygun ( neyi savundukları da belli değil. İdeolojik bunalım yaşıyorlar) bir festival yapamamışlardır. Havai fişek atılması hem çevreye, hem halkın kesesine hem de kuşlara,O cesaretli dediğimiz köpekler bile korkudan kaçacak delik arıyor. Kumrusundan serçesine kadar ölen kuşların haddi hesabı yok. Işığını görmediğiniz zaman Suriye’de, Irak’ta atılan bombalardan ses olarak bir farkı var mı? O havai fişekler bedava mı alınıyor. Ülkemizin Güneydoğu Bölgesinde o havai fişekleri polisimizin, askerimizin üzerine atılırken demi keyif alıyorsunuz? Arada fark yok biri dikeye biride yataya atılıyor. Çevreciler nerede? Bu havai fişek bir ara yasaklanmıştı. Başta turistik bölgeler olmak üzere Türkiye rahat etmişti. Dünyada hangi sosyal demokrat partiler gecenin bir vakitsiz saatinde havai fişek atıyor. Bunları meşhur sadece onların değil ülkemizin dünyaca ünlü sanatçısı Sayın Fazıl Say’ı getirin denildiğinde “şenlikte o, olmaz diyorlar. İnsanlar uyur diyorlar”
Eskide SHP zamanında SHP li belediyeler her yerde sünnet çocuklarının pipilerinin festivallerini yaparlardı. Çok şükür yeni Büyük Şehirlerle birlikte belde belediyeleri kapandı da bunlardan kurtulduk. CHP nerede ne yapacağını merkezi olarak planlaması ve merkezlerinden onay alması gerekir. O zaman parti bu tür sorunlar yaşamaz. Her önüne gelen partinin dünya görüşüyle çelişen eylemlerde bulunmaz. Neyse havai fişek tekrar yasaklanmalıdır. Yasak savunucusu değiliz. Ama insanları gecenin bir vaktinde rahatsız eden bomba tesiri yapan bu havai fişek gösterisi tekrar yasaklanmalıdır. Atıldığı ortamda bulunanlar belki keyif alabilir ama o ortamda bulunmayanlar isyan ediyorlar. Hastalara, çocuklara,kuşlara, diğer canlılara yazık. Halkın parasına yazık. Ciddi can alıcı toplumu ilgilendiren konulara parmak basıyorsunuz. Sizi ve gazeteniz Hamle’yi kutluyoruz.

reşat öztepe 30 Eylül 2014 / 21:01

Gocaman; Artık yazılarınıza dair yorumlarımda muhteşem yada harika ifadeleri ile tebrik kelimelerini kullanmak istemiyorum. Sadece iyi ki varsın,hayattasın ve yazıyorsun diyeceğim. 1 nci Menteşe şnliklerini muğla merkez de yaşamamama rağmen asla ve kat a yakıştıramadım. 23 ncü olması şart idi. Ad değiştirmekle,unvan değiştirmekle beleidye olunmaz. Kurşunlu Camiinin önündeki rögarın yanında 5 dakika durunuz mis gibi B ….k kokusunu duyarsınız.Sanayinin girişindeki rögarın yanında durunuz (ama dayanabilirseniz) mis gibi taze taze b…..k kokusunu duyarsınız. Hafai fişek neyinize.para yakıyorsunuz para.Özcan Ağam tek başına da olsak doğru har zaman doğrudur.sevgi ve saygı.