Hatm-i Gülleri Görüyor Musunuz?

Bu haber 03 Temmuz 2018 - 2:40 'de eklendi ve 942 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Halk arasında “hatm-i gül, gül hatmi, Fatma ana, Hatma ana/Hatmana” adlarıyla bilinen çiçeği bilirsiniz. En çok yol kenarlarında, tarla-bahçe sınırlarında ve bazı uygun yamaçlarda tek kök halinde görürsünüz. Alttan yukarı servi gibi incelerek büyür. 2 metre kadar uzar. Yaprakları kabak yaprağına benzer ve biraz tozludur. İlim erbabı ebegümecigillerden olduğunu söyle ve adının da althaea/alcea rosea/officinalis olduğunu kaydederler. Bilim adamları konuya girince, dünyanın neresinden yayıldığını da söylerler. Merakta bırakmayalım ve Batı Asya kökenli bir bitki olduğunu hemen söyleyelim. Yani aynı coğrafyanın çocuklarıyız hatm-i güllerle…

Beyaz, pembe, koyu pembe, limon sarısı, kırmızı tonları, açık ve koyu bordo, ebruli hatm-i güller yol kenarlarında sıra sıra dizildiğinde, bilin ki Mayıs ayıdır.

Katmerli hatm-i güller, kat kat çiçekleriyle yaşama sevincinizi arttırır mı bilmiyorum ama benim arttırır. Arttırır da çocukluğuma da götürür. Mayıs başında açmaya başladığı andan itibaren çocukluk sevincimizin bir parçasıdır hatm-i gül ve tabii ki köydeki söylenişiyle “hatmana”. “Hatmi”den “hatma”ya geçişi izah edebilirsiniz kelimeden hareketle ama sadece kelimedeki seslere bakarak “ana” kısmını açıklayamazsınız. Çocukken ben de ne semantik biliyordum ver ne de fonetik…

HZ. FATMA’DAN “HATMANA”YA…

Hatmana”nın anlamını çözememiştik ama daha sonra halkımızın Arapça “Fâtıma” kelimesini “Fatma, Fadime ve Hatma” yaptığını görünce ve Peygamber efendinizim kızı ve Hz. Ali’nin eşi olan Hz. Fâtıma ile bu çiçeğin ilişkisini kurup onun muhteşem güzelliği ile Hz. Fatma anamızı özdeşleştirince tepeden tırnağa güzellik olan çiçeğin güzelliği daha da derin bir anlam kazandı. Büyük büyük bilgilerden uzak ama irfânî bilgilerle özdeşleşmiş halkımız, iki güzelliği birleştirirken o güzelliğe maneviyat da katmıştır. Sanki her köşede Hz. Fâtıma’yı görür gibi olan bu halka saygı duyulmaz da ne yapılır.

Ağaçlar kadar olmasa da diğer çiçeklerden daha uzun olduğu için hemen fark edilen hatm-i güller, arabanızla yol alırken yol kenarlarında dikkatinizi çeker… Beyazıyla, pembesiyle, limon sarısıyla, kırmızı ve bordu rengiyle muhayyilenizi bir renk cümbüşüyle zenginleştiren bu çiçek tabii formlarıyla daha çok bilinir. Az da olsa kültür formu da vardır ama bizim halkımız tabii formunu daha çok sever. Çünkü bunlar emek istemeyen güzelliklerdir. Güneşi severler ve fazla su da istemezler.

Çocuklar için hatm-i gül ayrı bir güzellik taşır. Yaprağın dibini ikiye ayırıp burnuna yapıştırarak oynayan çocukların neşesini görünce, güzelliklerin nasıl bir hayat kaynağı olduğunu görürsünüz.

AĞAÇ GÜLHATMİYİ BİLİR MİSİNİZ?

Bir de “ağaç gül hatmi” vardır. Latincesi “hibiscus syriacus” imiş. Ben ilk ağaç gül hatmi’yi 1970’te gördüm. Turgutlu’da Orta parkta ve civarında vardı. Onun daha çok mor ve beyaz renklisi vardı ve çiçekleri daha küçüktü. Bunun da katmerlisi ve tek katlısı vardı. Ama ben ağaç gülhatmiyi hiç bu isimle anmadım; rahmetli babam ona “Yörük güzeli” dedi ve ben hep onu “Yörük güzeli” adıyla andım.

Yaaa böyle işte Süheylâ!… herkes hâlâ seçim telaşındayken ben hat-i gül derdine düştüm. Seçimler gelir geçer, iktidarlar da… Ama kalıcı olan hatm-i güllerin güzellikleridir… Mayıs-Kasım arasında Muğla’dan Marmaris’e, Fethiye’ye, Milas ve Bodrum’a giderken yol kenarlarında insanı karşılayan hatm-i güllerin renklerini içine çeke çeke gidersen, günlük dertleri unutur, yolun külfetini fark etmezsin.

Haaa… Unutmadan söyleyeyim… Hatm-i gül’ün şifası üzerine söylenenler çok ama ben onu sadece rengiyle şifa veren bir güzellik olarak görüyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.