“Hastaneyi önce yağmur suyu, sonra vekil bastı!”

Bu haber 23 Temmuz 2019 - 1:47 'de eklendi ve 1.724 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün atamadığımız başlığı bugün attık. Evet aynen  vaki… Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘ni önce 17 Temmuz çarşamba günü sağanak yağış sonucu yağmur suyu bastı. 18 Temmuz Perşembe günü de “teşbihte hata olmaz” derler; CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban bastı…

Tabi siz yinede “bastı” sözünü ciddiye almayın. Fotoğraf makinelerini, kameraları, cep telefonlarını “silah” sayamayacağımıza göre, ortada silahlı bir baskın yoktu!

İzlediğim görüntülerde ben “baskına benzer fiilden” daha çok “Allah’ım bana harcayamayacağım para, taşıyamayacağım unvan verme” dedirten bir “seçim kazası milletvekili” gördüm…

Milletvekili de olsa istediği yerde basın açıklaması yapmasına izin verilmeyeceğini bile bile veya bilmeyerek “dokunulmazlık zırhı” içinde herşeyi yapabileceğini, sınırsız özgürlüğe sahip olduğunu sanan ve bu “sanı” içinde küçümseyen, tepeden bakan üslup ve pişkin davranışı ile Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekim Vekili Dr. Salih Akkuş‘u tahrik ve rencide etmeye çalışan, “izinsiz ziyaretini” politik şova dönüştürmek çabası içinde bir “milletvekili” izlenimi veren görüntü beni yadırgattı ve üzdü…

Birisi sayın milletvekiline “devlet temsilcisi” ile “millet temsilcisi” farkını ve sınırlarını anlatmalı… “Milletin sesi, millet meclisinde yükselir” demeli…

xx           xx           xx

Olayın ardından bazı arkadaşlarımız “CHP’li vekilin hastane önünde açıklama yapması engellendi” diye başlık attılar, ama Milletvekili Alban‘ın açıklama yapmak istediği yer “hastane önü” değil, hastane bahçesiydi…

Başhekim Vekili Dr. Akkuş‘un, “Beyefendi buranın sorumluluğu bana verilmiş. Sorumluluk alanımda size politik gösteri yaptırmam. Hastanenin önü kamu alanı. Burası bizim sahamız ve siz izin almadan geldiniz. Dışarıda merdivenlerin orada, yolda basın açıklamanızı, gösterinizi yapabilirsiniz.” sözleri karşısında, Alban yukarıdaki yorumumuza neden olan şu ifadelerde bulunuyordu:

Ben hastanede basın açıklaması yapacağım. Ben özgürüm. Beni kimse engelleyemez. Ben yapacağım, hadi sen engelle. Bende kamunun adamıyım. Devletin temsilcisiyim. Milletin sesiyim ben burada. Tamam geldik. İzin alıyoruz işte şimdi sizden.Tamam. Neresi kamunun malı. Ben neyim? Ben de kamunun adamıyım de mi? Devletin temsilcisiyim ben. Milletin sesiyim ben burada. Durum burada yaşanmış. Hastanenin bir sorunu var ve burada açıklama yapacağım.

Yarım saat süren ağız dalaşının ardından Alban gitti Dr. Akkuş‘un gösterdiği yerde açıklamasını yaptı… Ardından da sosyal medya hesabından “Sorunların üstünü örtmeye çalışanların, duyulmasını, konuşulmasını istemeyenlerin her türlü engelleme çalışmasına rağmen, basın açıklamamızı yaptık. Muğla halkının seçtiği bir milletvekili olarak her yerde açıklamamı yaparım. Kimse halkın sorunlarını dile getirmemizi engelleyemez.” diye paylaşımda bulundu.

Sırf bu sözleri söyleyip, paylaşabilmek için mi yaşandı o şov? Engelleme yok… Kimsenin “sorunların üstünü örtmeye çalıştığı” da yok… Tersine siz açıklama yaptığınız yerde, baştan açıklamanızı yapıp, o gereksiz tartışmaya yol açmadan, inatla polikliniklerin önünde “yapay bir tartışma” yaratmadan derdinizi anlatabilirdiniz…

Algı operasyonunda bulundunuz. Anlamlı tavrınızla su ve ulaşım zamlarının üstünü örttünüz. Muğla gündemini değiştirdiniz. Üstelik başarılı da oldunuz, tebrik ederim…

xx           xx           xx

Sosyal medyada görüntülerin tamamını dikkatli ve objektif izleyenler görmüştür. Adeta bir “kayıkçı kavgası” havasında, aynı sözlerin tekrarlandığı tartışmada, bir bakıma çıkmaz sokağa girildiği anda Dr. Akkuş, “Beyefendi ben hastanenin dipten her tarafını seni gezdiririm.” diye iyi niyet gösterisinde bulunurken “Ama burada açıklama yaptırmam” demekten de geri durmuyordu.. Mürsel Alban da “Ben size ne dedim? Öncelikle gezmek istiyorum dedim di mi?” diye karşılık veriyordu.

Bana göre, Alban o an “kurnazlık” yapıp, kameralar önünde tartışmayı hastane koridorlarına taşımak istedi, ama Dr. Akkuş‘da mesleği gereği en az Op. Dr. Osman Gürün kadar “insan sarrafı” olmalı, ki “Tamam beraber gezeriz” deyip, “Ekipsiz gezeriz” diye de ekledi. Alban ise fırsatı kaçırmamak için “Hayır ben onlarla değil, biz beraber gezelim, bana bir gösterin nereler su aldı?” diye atıldı. Dr. Akkuş ise niyeti okumuş olmalı ki Alban ile birlikte gazetecilere de seslenerek, “Ben basın istemiyorum. Basın sonra gelip benimle konuşabilir. Her zaman size kapımız açık…” diye devam etti.

Tam “Şükür anlaşıyorlar” diyorsunuz, ama anlaşamıyorlar… Ne olduysa, gazeteciler içeri alınmadığından da olabilir, “tamam” dediği halde Alban geri dönüp, gösteriye kaldığı yerden devam ediyordu…

xx           xx           xx

İkilinin ağız dalaşında galip gelen ise; bana göre vekilin alaycı, üstten bakan tavrı ve basit üslubu karşısında bir doktor ve başhekim olarak gösterdiği “sabır” ve “direnç” ile birlikte vekilin istediği yerde basın açıklaması yapmasını engelleyebilmiş olmasıyla Dr. Akkuş oldu… “Haklı olmak değil, haklı kalabilmek önemlidir” sözünde olduğu gibi, Mürsel Alban sorunun bir milletvekili tarafından da ortaya konulması bakımından “haklıydı”, ama tavrı nedeniyle “haklı kalamadı”… Dr. Akkuş haklı” oldu…

AK Parti yöneticilerinin de dediği gibi yaşananlar “komikti”… Karşılıklı ağız dalaşının bir yerinde Mürsel Alban, Dr. Akkuş‘un “Beyefendi hastane burası kamu malı.” sözü karşısında “Tamam. Neresi kamunun malı. Ben neyim? Ben de kamunun adamıyım de mi? Devletin temsilcisiyim ben. Milletin sesiyim ben burada.” deyince koptum… Nedense aklıma Kemal Sunal geldi, krize girdim… Allah seçilmişimizi de güldürsün…

Demek ki hem devleti, hem milleti temsil etmeye kalkışan “sorgulama, denetleme” hak ve görevini “Devlet’in müfettişi” gibi yapma tavrı sergiliye biliyormuş. Bir adım ötesi “Ben devletim”… Böyle bir kişinin “iktidar milletvekili” olduğunu düşünebiliyor musunuz? Tabi müfettişler de bu üslupta değil, tıpkı Dr. Akkuş‘un sergilediği “devlet ağırlığı” dedirten tavır içinde olurlar…

xx           xx           xx

Görüntüleri izlerken gerilip, öfkelendiğiniz anlar da oluyor, “Bu arkadaş Muğla’yı mı temsil ediyor?” diyorsunuz. Ama öyle anlar oluyor, katıla katıla da gülüyorsunuz. Alban, insanı şaşkına çeviren diyaloglardan birinde “Şimdi şöyle edelim, ben şurda açıklamamı yapacağım” derken, Dr. Akkuş Dışarda yapın hocam.” diyor ve şöyle devam ediyorlar: Alban Ben yapacam, siz her türlü engellemenizi yapabilirsiniz.”.. Dr. Akkuş Yapamazsınız. Açıklamayı ben yapacağım burada.”.. Alban Siz nasıl bir açıklama yapacaksınız?”.. Dr. Akkuş Her türlü. Gazeteciler ne bilgi istiyorsa veririm.”..

Tartışmanın bir yerinde de Dr. Akkuş Sizde inşaat mühendisisiniz. Hangi inşaatınız aktı, hangi inşaatınız koktu olabilir bunlar. Bu da normal bir işlemdir. Hiç bir şey yoktur bunda.”.. derken gerçekten koptum… Diyalog şöyle devam ediyordu:

Dr. Akkuş Siz yıllarca Muğla’ya il başkanlığı yaptınız.”.. AlbanEvet, evet, tamam…”.. Dr. AkkuşSonra milletvekili oldunuz..”.. AlbanTamam bak ne güzel.”.. Dr. AkkuşÖnce gelir bizlerle tanışırsınız. Hastanede ne var ne yok sorarsınız. Yardımcı olabilir miyim dersiniz. Biz size gereken her şeyi, yardımı yaparız.”.. Burada AlbanPeki biz şimdi şu..” derken, Dr. Akkuş sözü kesip, Milletvekili Süleyman Girgin‘i kastederek “Süleyman bey buraya her zaman gelir gider…” diyor.. AlbanTamam ne güzel.”.. Dr. AkkuşAma ben sizi hiçbir zaman görmedim…”.. AlbanTamam şimdi gördünüz işte..”.. Dr. Akkuş İl Başkanı iken de görmedim, şimdi de görmedim…”.. Alban gülerek “İyi ne güzel, tamam..”..

xx           xx           xx

Aslında diyalogsuzluk diyaloğunun bam teli burası… Sen Muğla’nın Milletvekili olacaksın, arkadaşın Süleyman Girgin gibi seçilince üniversiteyi ve kamu kurumlarını ziyaret etmeyeceksin, sonra da açıldığından beri 2 yıl uğramadığın hastaneye gelip hesap soracaksın…

Biz 2 yıldır bu köşede hastanenin sorunlarını yazıyoruz. Tabi sayın seçilmiş bu köşeye perhizli olduğu için görmemiş olabilir. Acaba öteki gazetelerde de mi görmedi? Hastanenin sorunlarının üstü 2 yıldır açık… Üstelik siz “inşaatçısınız”… Tamda sizin uzmanlık alanınız. Şimdi size “Maşallah her konuda önerge veriyorsunuz, en çok bildiğiniz konuyu 2 yıl neden görmezden geldiniz?” diye sorulmaz mı?

Bravo, suya, ulaşıma yapılan zammı unutturdunuz ya, helal olsun… Ama biz hatırlatırız…

Tartışma izleyebildiğim videolarda şu diyalogla noktalanıyordu:

Alban Siz burda hastaların sorunlarının açığa çıkmasını istemiyorsunuz.”.. Dr. Akkuş Beyefendi ben Muğlalıyım, siz sonradan Muğla’ya geldiniz. Burada herkes Dr. Salih Akkuş’u bilir. Muğla’nın son 25 yılının yüzde 40’ını ben doğurttum.”.. Alban Kutluyorum sizi, şu an Muğla’nın sorunlarını dillendirmemizi engelliyorsunuz.”.. Dr. Akkuş Sorun yokki burada. Beyefendi şimdi gördüğünüz bir arıza var mı?”.. Alban Var.”.. Dr. Akkuş Nerde var?”.. Alban Sizin davranışınızda.

xx           xx           xx

Çünkü olay yeri” diye hastane içinde basın açıklaması yapmak için ortalığı ayağa kaldıran Milletvekili Mürsel Alban‘ı nedense özellikle çevrecilerin büyük tepkisini çeken “Okluk Koyu yapılaşması” için de “olay yeri” deyip koyun önünde basın açıklaması girişiminde göremedik… Hazır Cumhurbaşkanı Erdoğan‘da bir kaç gündür orada dinleniyor… Haydi buyrun…

Ahh Op. Dr. Osman Gürün ahh, şimdi ben ne diyeyim…

———————————–                                                            ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Haklı bir siyasi davaya en büyük zararı, muhalefetin acımasızca saldırması değil yandaşlarının aptalca savunması verir. Alexander (Hamilton)

ÇİVİ

Salda Gölü’ne, Keçiborlu Kuyucak Lavanta Bahçelerine fotoğraf çektirmeye gitmek moda oldu. Arkadaşım, “Bizim Bafa Gölü’ne, Büyükşehir Belediyesi’nin lavanta bahçesine neden gelmiyorlar?” dedi

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 23 Temmuz 2019 / 09:45

Birisi sayın milletvekiline “devlet temsilcisi” ile “millet temsilcisi” farkını ve sınırlarını anlatmalı… “Milletin sesi, millet meclisinde yükselir” demeli…
Gocuman; yazınızı okudum. Sizi bir kez daha tebrik ediyorum.Bu yazıyı bu şekilde “objektif” biçimde kimse kaleme alamazdı. sevgi ve saygı.

gerçek CHP'li 23 Temmuz 2019 / 16:58

Başhekim Vekili Dr. Salih Akkuş çok anlamlı cevap vermiş. “Dr. Akkuş “Beyefendi ben Muğlalıyım, siz sonradan Muğla’ya geldiniz. Burada herkes Dr. Salih Akkuş’u bilir.” Sayın Başhekimi kutlamak gerekir. Sayın Mürsel Alban hastanede akan yağmur suyu ile uğraşacağına Büyükşehir Belediyesinde Osman Gürün ve ekibi tarafından oradan oraya sürülen CHP’lilere sahip çıksın. CHP’li Belediyeler su ve ulaşım ücretlerini indirdiği halde Muğla Büyükşehir Belediyesinin ulaşıma ve suya yaptığı zamları Genel Merkeze bildirip iptal ettirsin. En son İl disiplin kurulu kararıyla başta Köyceğiz eski Belediye Başkanı Salih Erbay olmak üzere 6 CHP’linin partiden ihraç edilmesinin hesabını versin. CHP Muğla’da uçuruma gidiyor. Biatçı ekip CHP’ye daha fazla zarar vermeden en kısa zamanda istifa etsin.

Serhat Güngören 23 Temmuz 2019 / 21:08

Osman sayesinde CHP Muğla’da işi zor. Yatağan küçük örneğinde olduğu gibi. Muğla elden gidiyor.