Hastane’nin Patronu Kim? « Hamle Gazetesi

Hastane’nin Patronu Kim?

Bu haber 21 Ocak 2016 - 23:46 'de eklendi ve 1.391 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

İnternetteki yerel haber sitelerinden “Muğla’dan haber” de 18 Ocak’ta gördüğüm haber başlığına çok şaşırdım. “Muğla Tıp Fakültesi’nde skandal” diye başlık atılmıştı.

Merak ettim…

Toplu kopya mı çekilmişti?

Hocalardan biri başkasının yayınının altına imzasını mı atmıştı?

Öğrencisi ile hocası arasında ilişki mi yaşanmıştı?

Ünlü bildiriye üniversiteden imza atan hocaların hepsi Tıp’tan mıymış?

Tıp Fakültesi inşaatında bir usulsüzlük mü olmuş?

Soruları çoğalttım, hiç biri değildi!

O zaman o “Muğla Tıp Fakültesi’nde skandal” başlığı neden atılmıştı?

 

xx           xx           xx

Merakla haberi okudum. “Skandal” olarak nitelendirilen olay haberin girişinde şöyle özetlenmiş:

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölümünde üç doktorun 2012 yılından buyana girmedikleri ameliyatlara girdi gibi gösterip haksız kazanç elde ettiği ortaya çıktı. Üç doktordan ikisi hakkında ‘zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik’ yaptığı gerekçesiyle Muğla Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

Oldukça şaşırtıcı. İnsan yapmadığı ameliyatı nasıl sahiplenir? Olay haberde “haksız kazanç” olarak nitelendirilmiş. “Emeğin gaspı” olarak ta nitelendirilebilirdi…

Benim anlayamadığım, olayın Tıp Fakültesi ile ilgisi…

 

xx           xx           xx

Bizim meslekte de çok olur bu…

Bir haber üretirsiniz, bir gün sonra başka gazetelerde görürsünüz.

Sizin haberin altına imzasını atanlar bile çıkar!

Olur mu öyle şey?

Olur… Bir Tıp Doktoru bir başka meslektaşının yaptığı ameliyatı kendisi yapmış gibi gösterebiliyor ve böylelikle performans puanını yükseltip, bundan maddi çıkar sağlayabiliyorsa, gazetecide meslektaşının ürettiği haberin üzerinden kazanç elde edebilir… (!)

Ne oluyor bize?

Gazeteci, Tıp Doktoru böyle yaparsa kim ne yapmaz!

 

xx           xx           xx

Şaşırtıcı olayı doğrulayan Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Rıza Murat Himoğlu haberde şöyle demiş:

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nde görevli 3 doktor arkadaş ile Klinik İdare ve Eğitim Başkanı Prof. Dr. Savaş Demirbilek arasında sorunlar yaşandı. Karşılıklı yapılan şikayetler sonrasında 2012-2014 yılları arasında doktorların girmedikleri ameliyatlara kendilerini girmiş gibi gösterdiği ortaya çıktı. Olay savcılığa yansıdı. İdari yönden de soruşturma devam ediyor

Çok ayıp…

Bari hiç değilse yaptığı ameliyatlar gasp edilen doktor emeğine yargı yoluyla sahip çıkabiliyor. En azından sahip çıkma yoluna gidiyor. Bizim meslekte öyle mi? Haberiniz yürüten gazetecinin yanına kar kalıyor!

Asıl “skandal” bu olmalı… (1)

 

xx           xx           xx

Klinik İdare ve Eğitim Başkanı Prof. Dr. Savaş Demirbilek ismi bana yabancı gelmedi…

Hamle’nin Yazı İşleri Müdürü gazeteci arkadaşım Kadir Tamer’in yeğeni Ali Said Tuzcu’nun da doktoruydu Prof. Dr. Savaş Demirbilek idi. Kendisi 14 yaşındaki Tuzcu’ya ameliyat yapmıştı.

Acaba iki meslektaşı bu ameliyatın üzerine de oturmuşlar mıydı?

Oturmamışlardır. Ali Said Tuzcu’nun ameliyatı öyle sahip çıkılabilecek türden bir operasyon değil…

Tabi hepimiz insanız. Ben Prof. Dr. Demirbilek’in bir fıtık ameliyatı sonucu Ali Said’in başına gelenlerden büyük üzüntü duyduğunu düşünüyorum. Kim öyle bir şey yaşamak, yaşatmak ister değil mi? Kendisinin de dediği gibi komplikasyon olmalı… Prof. Dr. Demirbilek, sorunlar yaşanmaya başladığında Hamle’ye gelmiş, görüşmüştük. Hastanede cihazların yetersizliğinden, eksikliğinden yakınmıştı. Madem öyle, keşke Ali Said baştan hastaneye kabul edilmeyip İzmir’e sevk edilseymiş…

 

xx           xx           xx

Ali Said Tuzcu’nun başına gelenlerin sonucu geçtiğimiz günlerde Hamle’nin manşetinde şöyle özetlenmişti:

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nde 13 ay önce gerçekleşen apandisit ameliyatında kasık ana damarının hasar gördüğü 15 saat sonra tespit edilen, iki kez kalbi duran, iç organlarının tamamı hasar gören, böbrekleri iflas eden, solunum cihazına bağlanan ve en sonunda sol ayağı sakat kalan Ali Said Tuzcu’nun başına gelenler hekim hatası olarak değil, komplikasyon olarak değerlendirildi. Başlatılan soruşturma kapsamında ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Savaş Demirbilek’in bu komplikasyonu başarılı bir şekilde yürüttüğü kararı çıkarken, doktorun yargılanıp yargılanmayacağı konusunda son kararı Danıştay verecek.

Meslektaşlarının emeğini gasp eden doktorlarla ilgili kararı Muğla Ağır Ceza Mahkemesi, Ali Said Tuzcu’nun başına gelen talihsizlikle ilgili kararı Danıştay verecek…

Adalet herkese lazım!

 

xx           xx           xx

Önceki gün ben bu yazımı hastane yatağında kaleme alırken TV açık, kulağıma “Muğla’da domuz gribi…” sözleri çalınınca dikkat kesildim. Haber şöyle:

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ameliyat servisinde temizlik elemanı olarak çalışan evli ve iki çocuk babası KOAH hastası Yaşar K., gribal enfeksiyona bağlı yüksek ateş şikayetiyle dün hastaneye başvurdu. Zatürreye yakalandığı orta çıkan Köse’nin sağlık durumunun ağırlaşması üzerine yoğun bakım servisine kaldırıldı. Burada yapılan bütün müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

Şoke oldum… Hastanedeyim, domuz gribinden bir hastane çalışanı ölüyor haberimiz olmuyor! İşte asıl skandal bu… Benim haberim olmadığı için değil. Hem de ameliyathane servisi temizliğinden sorumlu Hastane görevlisi hastanede domuz gribi tedavisi görüyor, bırakın Muğlalıları hastane çalışanlarından bile saklanıyor. Hasta ölmese kimsenin haberi olmayacak! Skandal olan bu…

Hastane çalışanlarının haberdar olmaları ve önlem almaları hakkı yok mu?

İşte buna skandal denir de, Tıp Fakültesi ile ilgisi olmaz!

 

xx           xx           xx

Hastanede yakın zamanda mobbing olayı yaşanmıştı. Bu yüzden bir doktor istifa etmişti. Mobbing bir çeşit taciz ve suç… Hastanede işlenen bu suç, yoksa işleyenin yanına mı kaldı?

Hastaneye yattığım günlerde yemek sorunu yaşanmıştı. Geçenlerde yaşadığımız yoğun yağışta hastanenin damı aktı, rüzgarla pencereler açıldı, yerler su oldu…

Gazeteci bunlara “skandal” diyebilir. “Tıp Fakültesi’nde skandal” diyebilir mi?

Doğrusu biz gazetecilerin devirdiği çamı kaldırmak zor oluyor. “Tıp Fakültesi” başka “Tıp Fakültesi Hastanesi” başka bir şey… Aslında Tıp Fakültesi Hastanesi de yok!

Hastanemiz Muğla Valiliği ile Üniversite Rektörlüğü arasında yapılan protokolle faaliyet gösteren bir hastane. Bu yüzden patronu çok; Vali, Rektör, Dekan, Başhekim ve Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği…

Umarız hastane yeni binasında bir düzene girer, “sorumlu patron” belli olur.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.