Hasta Hakkı’nı savunmak suç mu oldu?!!

Bu haber 09 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 763 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

 
Hastalar, gelişen tıp bilimi ve karmaşıklaşan sağlık sistemi ve ticari bir nitelik kazanmaya başlayan sağlık kurumları karşısında, kendilerini güçsüz ve korunmaya muhtaç hissetmektedir.
İşte bu noktada, insanın onurunun ve bütünlüğünün korunmasını ve hastaya birey olarak gösterilen saygının artırılmasını amaçlayan çabalara ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. Bu çabaların ürünü olan ‘hasta hakları’ kavramını ortaya çıkarmıştır..
Hasta hakları, sağlık hizmetinin satın alınması ve tüketilmesi sürecinde, insan haklarının ve değerlerinin sağlık hizmetlerine uygulanmasını içerir. Dayanağını da insan haklarıyla ilgili  temel belgelerden almaktadır. Bir başka deyişle insan olarak saygı görme, kendi yaşamını belirleme, güvenli bir yaşam sürdürme, özel yaşama saygı gösterme gibi ilkeler ile birlikte; yeterli sağlık bakımı ile sağlığın korunması ve mümkün olan en yüksek sağlık düzeyine ulaşmak, hasta haklarının temelini oluşturmaktadır.
Sağlıklı olma ve sağlıklı bir çevre içinde yaşama hakkı, temel insan haklarının başında gelmektedir…
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 10 aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yayınlanmıştır. Bu beyanname ile yaşama hakkı, insan haklarının içerdiği en temel haklardan biri olarak alınmıştır. Çünkü bireyin diğer hak ve özgürlüklerini yaşama haklarıyla erişebilir. Birey yaşamını devam ettirebilmek için sağlık bakımına ihtiyaç duyar. İşte bu durumda hasta hakları ortaya çıkar.
 
Gelişen tıp teknolojisi, giderek karmaşıklaşan sağlık sistemi ve tıptaki yüksek uzmanlaşmanın sonucundaki asimetrik bilginin sonucu, hekimlik karşısında kendilerini güçsüz ve korunmaya muhtaç hissetmektedir.
İnsan onurunu ve bütünlüğünün korunmasını ve hastaya kişi olarak gösterilen saygının artırılmasını amaçlayan çabaların bir ürünü olan hasta hakları son yıllarda sağlık hizmeti tartışmalarında önemli bir yer tutmaktadır.
Herhangi bir hizmeti satın alırken sahip olduğumuz tüketici haklarının sağlık sektöründeki karşılığı hasta haklarıdır…
Herkesin yeterli sağlık bakımı ile sağlığının korunması ve mümkün olan en yüksek sağlık düzeyine ulaşması, temel insan haklarının amacını oluşturmaktadır.
Türkiye’de  ‘sağlık hakkı’ ilk  kez 1961 Anayasası’nda yer almıştır ve 1982 Anayasası’nda da devam etmiştir. 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın başlangıç bölümünde; her Türk vatandaşının bu anayasadaki temel hak ve hürriyetlerinden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak, milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme, maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğunu belirtmektedir.
Ülkemizde hasta hakları konusunda Anayasa’dan başka yer alan yasal düzenlemeler oldu. En son olarak, Hasta  Hakları Yönetmenliği (01.08.1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi gazetede yayınlanmıştır.)
Bu yönetmenlikte;
Adalet ve hakkaniyete uygun olarak sağlık hizmetlerinden faydalanma; Sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda bilgi isteme; Sağlık kuruluşu seçme ve değiştirme; Personeli tanıma ve  seçme  değiştirme; Öncelik sırasının belirlenmesini isteme; Tıbbi gereklere uygun teşhis, tedavi ve bakım; Tıbbi gereklilikler dışında müdahale yasağı; Tıbbi özen gösterilmesi: Rıza olmaksızın tıbbi ameliyeye tabi tutulmama; Bilgilerin gizli tutulması  ve mahremiyete saygı gibi konularda düzenlemeler getirilmiş…
Kısaca hasta hakları sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin sırf insan olmaları sebebiyle sahip oldukları ve T. C. Anayasası, Milletler Arası Antlaşmalar, Kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan hakları ifade eder.
Tüm toplumu ve sağlık çalışanlarını hasta hakları konusunda bilgilendirmek bilinçlendirmek ve eğitmek, hasta hakları uygulamalarını tüm ülkede yaygınlaştırmak, Sağlık Bakanlığının bir politikasıdır diye düşünüyorum…
Sağlık hizmetlerinin verimli ve etkin yürümesinde hizmetin kalitesini arttıracaktır. Tüm hastalara haklarını anlatmamız ve onlara sağlanan bu haklardan aktif bir sistem içinde faydalanmalarını sağlamalıyız.
Hastaların hakları varda çalışanların yok mu?.. Var.. Bu bağlamda her iki taraf da haklarını bilmeli ve haklarını kullanmalıdır.
Ama bazen de hasta haklarının temel maddelerini uygulamaya kalktığınızda sistemde hasta haklarını kesintisiz uygulayanlar cezalandırılabiliyor!
 
Muğla Tabip Odası’nın sayın başkanı meslektaşım Dr. Naki Bulut’un geçenlerde başına gelen ve ulusal basına kadar yansıyan cezalandırma olayı,  hasta haklarını kesintisiz  uygulamasından dolayı ortaya çıkmıştır..
Acaba biz sağlık çalışanları hasta haklarını kesintisiz uygulayacak mıyız? 
Yoksa uygulamayacak mıyız?
Bir de ettiğimiz Hipokrat andı var. O ne olacak?
 
Benim için doğrular, etik değerler ve haklar esnemez… Hiç ödün vermeden işletirim.. Başkaları korkar mı bilemem… Ama ben korkmam.. Çok sevdiğim bir şiir de, şair diyor ki;
Ben yanmasam,
sen yanmasan,
biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…
Evet birileri çile çekecek ki, karanlıklar bu sayede aydınlığa ulaşacak…
İnsan en değerli varlık.. İnsan onurunun ve bütünlüğünün korunmasını, hastaya birey olarak gösterilen saygının artırılmasını amaçlayan hasta haklarının  kesintisiz işlemesinin sağlanması gereklidir.. Hasta haklarının savunucu ve uygulayıcısı olarak cezalandırılanlarda karanlıkları aydınlatan bir meşale, bir ışık görevi görecektir..
Her kim ki bu topluma ışık ise, iyi ki varsınız ve sizi destekliyoruz demek,  sanırım en onurlu eylem olurdu…
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.