Harmandar; “Üniversitemiz Temiz”

Bu haber 10 Ekim 2017 - 0:32 'de eklendi ve 1.637 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar geçen hafta Cuma günü üniversite yerleşkesindeki Türkevi’nde basınla kahvaltı buluşmasında sadece üniversite ile ilgili bilgilendirmede bulunmadı.

Dertleşti de…

FETÖ konusunda.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ndeki FETÖ yapılanması ile ilgili iddialara yanıt verirken de oldukça iddialıydı. “Üniversiteler içinde ilk tedbir alan bizdik. Soruşturmalar sonucu en temiz üniversitede biz çıktık” dedi.

Rektör Harmandar dertleşirken ise, “Biz demokratik bir üniversiteyiz. Herkes eleştiride bulunabilir. Eleştirilere açığız. İftiraya ise, sessiz kalamayız. Hukuk var. İftiralar ve yersiz şikayetler yüzünden Hukuk Danışmanlarımız bu sene çok yoruldular.” ifadesinde bulundu.

 

xx           xx           xx

Kanlı darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz’dan sonra yapılan operasyon ve soruşturmalar sonunda üniversiteler içinde en az FETÖ’cünün çıktığı üniversitelerden biri gerçekten bizim üniversitemiz oldu.

Bu durum bizleri hem sevindirmiş, hem şaşırtmıştı.

Bu nasıl olurdu?

Rektör Harmandar’a bu soruyu sormaya gerek kalmadı. Kendisi anlattı.

Rektörlük 17-25’den sonra emir, talimat, genelge olmadan kendiliğinden temizliğe başlamış. Üniversiteler içinde ilk tedbir alan, FETÖ ile mücadele başlatan ilk üniversite olduklarını belirten Harmandar, 17-25 Aralık sonrasında FETÖ ile ilgisi olduğunu sezdiklerini, bildiklerini üst yönetimlerden uzaklaştırdıklarını anlatırken şöyle devam etti:

Üniversitemizde 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi öncesinde de üniversiteye atanmak ya da naklen geçiş yapmak isteyen kişiler detaylı olarak incelendi, durumundan şüphe duyulan kişilerin kuruma girişine yasal zeminde izin verilmedi. Geçmiş yıllarda atanıp FETÖ/PDY hain terör örgütüyle bağı olduğu kanaatine varılan yönetici pozisyonundaki akademisyenler önce pasifize edildi ve ardından tekrar ataması yapılmadı. Bugüne kadar yürütülen soruşturmalarda FETÖ/PDY hain terör örgütüyle bağı olan personelin sayısının diğer üniversitelere göre az olmasının nedeni, hain darbe girişimi öncesinde aldığımız bu tedbirlerdir.

 

xx           xx           xx

Üniversitede FETÖ/PDY ile mücadele yapılırken, bu mücadele etkin bir şekilde sürdürülürken, OHAL dönemini fırsat bilen bazı kişilerin yersiz ve gerçek dışı ihbarlarda bulunduğunu söyledi. “Benimle ilgili torunlarının FETÖ okullarında okuduğu iddiaları ortaya atıldı.” dedi. Bunun söz konusu olmadığını belirten Rektör Harmandar şunları söyledi:

OHAL dönemini fırsat bilen o kişiler kurumumuzun işleyişini sekteye uğratmak ve terör ile gerçek bağı olanları tespit etmeyi zorlaştırmak pahasına asılsız iddialarda bulunmuştur. Eski valilerden Fatih Şahin ve eski İl Emniyet Müdürlerinden Kadir Ay ile fotoğraflarım varmış. Bugün suçlu olmuşlar. Herkes gibi resmen olmam gereken yerlerde oldum. Kovuşturmaya gerek duyulmadı. Temiz ve akız.

Rektör Harmandar, üniversitede ilk operasyonu da şöyle anlattı:

Bir sabah geldim bütün odalar boş. Ne genel sekreterimiz, ne sekreterim, kimse kalmamış. Ama ben çalıştığım arkadaşlarımdan eminim. İnsan kimlerle çalıştığını bilmez m? Hepsinin arkasında durdum. Mesai arkadaşlarıma sahip çıktığımda sen ne yapıyorsun diyenler oldu. Mesai arkadaşlarımın 19’u geri geldi. Olaya neden olan ise bayloktan içeride.

 

xx           xx           xx

Söz konusu iddialara ilişkin, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın (YÖK) talimatı üzerine, Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından da incelemeler yapılmış ve sonucunda iddiaların asılsız ve iftira olduğu ortaya çıkmış.

Rektör Harmandar, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin üniversiteler içinde en temiz olanlardan biri olduğuna dikkat çekerken şu ifadelerde bulundu;

Bilindiği gibi 15 Temmuz’dan sonra soruşturmalar başlarken, YÖK rektörleri topladı ve gerekenin yapılmasını istedi. Üniversitemiz çalışanlarının durumlarının ivedilikle değerlendirilmesi ve ilgililer hakkında işlem yapılarak sonucundan bilgi verilmesi Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 19/07/2016 tarihinde Rektörlüğümüzden talep edilmiştir. Söz konusu bildirime istinaden, Üniversitemizin tüm akademik ve idari birimlerine 20/07/2016 tarihinde yazı yazılarak, FETÖ/PDY ile mensubiyeti, irtibatı ya da iltisaklı olan birim personelinin Rektörlüğümüze bildirilmesi istenmiştir. Birimlerden gelen yazıları, ihbarları ve diğer kurum ve kuruluşlardan gelen yazıları değerlendirmek üzere Rektörlüğümüzce 21/07/2016 tarihinde 11 kişilik Değerlendirme Komisyonu oluşturulmuştur. Değerlendirme Komisyonu, FETÖ/PDY ile mensubiyeti, irtibatı ya da iltisaklı olduğu değerlendirilen kişiler hakkında soruşturma açılmasına ve görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen kişiler içinde, Değerlendirme Komisyonu’nca 26/07/2017 tarihinde belirlenen ve 3 profesörden oluşan soruşturma komisyonu tüm personelimiz hakkında soruşturmaları yürütmüşlerdir.

 

xx           xx           xx

Üniversitede FETÖ ile mücadele kapsamında bu güne kadar 183 personel hakkında soruşturma açıldığını, 50 personel hakkında aynı zamanda görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandığına işaret eden Rektör Harmandar, “Bu 183 kişi içinde bende vardım” dedi.

Üniversitelerinde İl Emniyet Müdürlüğü ile birlikte hareket edilerek kısa sürede sonuca ulaştıklarını ve hassasiyetlerinin halen devam ettiğini belirten Rektör Harmandar bu konuda da şu bilgileri verdi:

183 kişi hakkında açılan soruşturmalardan 169 kişinin soruşturması tamamlandı. Tamamlanan soruşturmalar sonrasında 39 personel kamu görevinden çıkarıldı, kamu görevinden çıkarılan 1 personelimiz 689 sayılı KHK ile görevine iade oldu. 131 personelimiz hakkında ise herhangi bir irtibat ya da iltisak tespit edilemedi. Soruşturmalar tamamlandı. 14 personel hakkında halen soruşturmalar devam ediyor, bu personelden 4’ü hakkında uzaklaştırma tedbiri devam ediyor. Üniversitemiz tüm çalışanları ve yönetimiyle başta FETÖ/PDY olmak üzere devletimizin bekasına kast eden tüm yapı ve örgütlerle mücadelesini sürdürmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Bu arada Rektör Harmandar, üniversite içinde yürütülen soruşturmalarda mağdur yaratılmaması için çok dikkatli davranıldığını belirterek, “Hakkaniyet elden bırakılmadı. Emniyet ile Savcılıkla eşgüdüm içinde çalıştık.” derken, YÖK talimatıyla oluşturulan Değerlendirme Komisyonu’nda yer alan öğretim üyelerinden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Akça, “Başka üniversitelerde komisyonların soruşturmalarında yöntemden kaynaklı sorunlar yaşanmış. Bizde sıkıntı olmadı. YÖK’ten övgü aldık ve uyguladığımız yöntek öteki üniversiteler için model oldu” diye eklemede bulundu.

 

xx           xx           xx  

Mart 2012’de üniversitenin Atatürk Kültür Merkezi salonunda anımsadığım kadarıyla Muğla‘da Kültür ve Sanat Topluluğu tarafından düzenlenen konferansta Nazlı IlıcakHer Taşın Altında ‘The Cemat’mi Var?” isimli kitabını anlatmıştı.

Bu etkinlikten o zaman Muğla’da belki herkesin haberi olmamıştı, ama iki yıldır neredeyse bilmeyen kalmamak üzere…

Konferansa Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Işıloğlu, Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Mustafa Volkan Coşkun, o zaman AK Parti İl Başkanı olan Milletvekili Nihat Öztürk ve vatandaşlar katılırken, konferans sonunda Nazlı Ilıcak’a Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işıloğlu ve dönemin AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Nurzile Çavuşoğlu tarafından plaket ve çiçek takdim edilmişti. Sonra da Ilıcak, şimdi ülke genelinde kapatılmış olan NT Muğla Şubesi’nde okurlarına imza dağıtıp, hatıra fotoğrafı çektirmişti.

 

xx           xx           xx

Kahvaltıdan sonra Rektör Harmandar’a bazı çevrelerde bu Nazlı Ilıcak olayının anlatılarak kendisinin darbeci FETÖ ile ilişkilendirenler olduğunu söyledim. Düşüncesini almak istedim. Güldü. “Bu hikaye zaman zaman önüme geliyor. Ben açıklama yapmaktan yoruldum. Birileri bu hikayeden beni FETÖ’cü olarak çıkarmaya çalışmaktan yorulmadılar.” dedi.

Rektör Harmandar’ın, 2012’de yaşanan bu olayla ilgili sözleri ise şöyle oldu:

2012’de, kimsenin FETÖ’cülükle suçlanmadığı dönemde olmuş bu. Olmuş diyorum, haberim yoktu. Üniversitemizin düzenlemesi değilmiş. Yapıldığında da Muğla’da değildim. Bu etkinlikten suçlamalarla, ilişkilendirmelerle haberim oldu. Mustafa Işıloğlu da bugün FETÖ’cü olarak aranıyor. O’nun o zaman rektör yardımcısı olması 5 yıl sonra bizi FETÖ’cü yapar mı? 5 yıl önce o konferansa katıldılar diye sayın Nihat Öztürk’e, Nurzile Çavuşoğlu hanıma FETÖ’cü diyebilir miyiz? Biz temiz ve akız. Bu kurgulamayı yapanları Allah bildiği gibi yapsın

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.