Harikalar Vadisi: Damladere

Bu haber 19 Temmuz 2016 - 0:48 'de eklendi ve 894 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 Şu 15 Temmuz darbe terörü olmasaydı da, bu yazıyı daha keyifli yazsaydım ya!…

Neyse, darbe teröristlerini millî irade püskürttü de Türkiye rahata kavuştu… Yoksa Damladere yazısını yazamayabilirdik.

Canları pahasına darbecilere direnen ve hayatlarını kaybeden 208 şehide Allah’tan rahmet diliyorum.

Damladere konusuna gelelim…

Damladere’nin adını Muğla’ya geldiğim ilk senenin yaz aylarında duymuş ve derhal oraya gitmiştim.

Yerkesik’i geçince, Akbük yolu üzerinde küçük bir vadi idi Damladere. Asfalt  yoldan bir şey fark edilmiyordu ama toprak yoldan inince harika bir manzara ile karşılaşıyordunuz.

15-20 metrelik bir tünelimsi vadi…

Akan ufak bir dere…

Duvar-yamaçlardan damlayan şıpır şıpır sular…

Her tarafta eğrelti otu yeşilliği…

Ve teninizi, ruhunuzu okşayan bir serinlik…

100 metrelik bir uzunlukta dünyanız değişiyor.

Yıllarca gittik Damladere’ye… Her mevsim gittik… Kışın sarkıtlara dönüşen damlaların güzelliğini görmeye, diğer mevsimlerde su şıpırtıları ve serinlik için gittik. Her gidişimizde ne hayaller kurduk orada… Tabiatı bozmadan bir şeyler yapılmalı ve güzel hizmetler verilmeliydi Damladere’de. Nispeten çöplük havasından kurtulmalı ve ipsiz-sapsız kişilerin uğrak yeri olmamalıydı…

Geçen Cuma, Damladere’de her şeyin değiştiğini gördük.

Doktora tez izlemesi için gelen sevgili Cüneyt, Damladere’de değişikliklerin yapıldığını söyledi. Ben de bir şeyler duymuştum. “Hadi gidelim!…” dedik ve sevgili Fahri’yi de alıp gittik.

İyi ki gitmişiz…

Asfalt yoldan girişten itibaren her şey değişmiş… Tabiata uyumlu harika taş yapılar… genişletilmiş ve tahkim edilmiş yol… Derenin iki kenarına yerleştirilen masalar… Havuzlu dere… Havuzlarda oturma alanları… Damşayan sular… Akaç şelalecik… Eğrelti otu yeşilliği… Ve huzur…

Yiyecek ve içecek servisleriyle desteklenen güzelliği daha da arttırmak üzere, su desteği için vadinin üst tarafına artezyen vurulup su çıkarılmış.

Derenin girişinden itibaren, gelenlerin yüzünü kaplayan hayret ve mutluluk tebessümleri görülmeye değer.

Bütün bu güzellikleri, bizim hayallerimizden de ötesini kim yapmış? National Geographic çılgını sevgili Murat Çakır. Hayli sermaye ve mesai harcamış ama ortaya harika bir mekân çıkarmış.

İlk fırsatta Damladere’ye gitmenizi tavsiye ederim. Gidiniz ve dereye girer girmez yüzünüze yayılacak olan “Damladere tebessümü” ile mutlu anlar yaşayınız.

Bir tavsiye de sevgili Murat Çakır’a…

Derenin üst tarafındaki yürüyüş yolunun sağında ve solunda bulunan irili-ufaklı bitkilerin adları küçük birer levhaya yazılıp her birinin dibine konursa, insanlar içinde bulundukları güzellikleri daha bilinçli idrak ederler.

Teşekkürler sevgili Murat Çakır…

***

Herkes darbe teşebbüsünü yazdı ve yazacak ama Damladere’yi kimse yazmayacak. Ben darbe teşebbüsüne rağmen Damladere’yi yazdım Süheylâ!…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.