HANGİ VİCDAN?

Bu haber 30 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.263 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir gün içerisinde özellikle Ege Bölgesi ağırlıklı “Orman Yangınları” üzerine vatandaşımız serzenişte bulunuyor.
Eğer, bir günde en azından 8-10 yerde birden yangın çıkıyorsa, bunda mutlak surette bir kasıt vardır.
Aksi halde aynı anda 3 kentin ormanları bu denli yangına maruz kalmazdı.
Akabinde, asıl vurgulamak istediği ayrıntının üzerine basıyor.
Bunlarda hiç vicdan yok mu?
Bir fidanın yetişmesi için yıllar gerektiriyor.
Buna karşın onca ormanlık alanlar yanıp kül oldu.
Oysa, ormanlar milli bir servettir.
Senin, benim ve hepimizin istifadesine sunulan en önemli varlıklarımız arasındadır.
***
Her halde bu durumda her kim olursa olsun, yangınlarda sabotaj olduğunu itiraz edemez.
Edemez.
Aksi olsaydı, vatandaşın belirttiği gibi bir günde 4-5 yerleşim biriminde bu sayıda yangın çıkmazdı.
Evet kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da son yangınlarda bir kasıt unsuru olduğu kaçınılmazdır.
Bu kanaati doğrulayan en önemli ayrıntı, aynı gün esen şiddetli rüzgar.
Gözü dönmüşler biliyor ki, bu şiddette esen rüzgar karşısında yangınla mücadele etmek zordur.
Sizin elinizde yangın söndürmede kullanılan istenilen düzeyde arazöz, helikopter ve yangın işçisi olsa da, şiddetli esen rüzgar karşısında yinede çaresiz kalırsınız.
Kısaca bu denli etkili rüzgar karşısında eliniz, kolunuz bağlı demektir.
Nitekim öyle de oldu.
Yaşadığımız kent Muğla’nın Bodrum, Milas ve Datça, Aydın’ın Söke, Kuşadası ve Selçuk ilçelerinde aynı anda çıkan yangına müdahalede yetersiz kalındı.
Yetersiz derken alınan tedbirler bağlamında değil.
Bir taraftan şiddetli esen rüzgar, diğer yandan aynı anda 7-8 noktada çıkan yangın.
Dolayısıyla aynı anda hangi birine müdahale edeceksiniz?
Bir noktada yangına müdahale ederken, anında bir başka noktada yangın başlıyor.
Şiddetli rüzgar nedeniyle yangının önünü alamadığınız gibi tüfek mermisi gibi etrafa saçılan kozalaklar, bir başka noktada yangının çıkmasına neden olur.
Velhasıl, geçtiğimiz hafta sonunda aynı gün başlayan yangın üzerine, sabotajdan başka akıllara bir şey gelmiyor.
Evet, sıcaklık değerlerinin çok yüksek olması, bir handikap.
Tamam da geçtiğimiz günlerde de daha yüksek sıcaklıklar vardı.
O günlerde gözle görülür bir orman yangını çıkmadığına göre akıllara kasıttan başka bir bulgu gelmiyor.
Gözü dönmüşler biliyor ki orman yangınlarını körükleyen en büyük etken, şiddetli esen rüzgarlardır.
Aynı günde, saatteki hızı normalin çok üzerinde seyretmesi bir yana anında yön değiştiren rüzgarların olması, yangının çıkması için birebir idi.
İşte, “kurt dumanlı havayı sever” misali fırsat kollayanlar, aradıkları olumsuz hava koşullarını geçen hafta sonunda buldular.
Ve de Ege Bölgesinin birçok noktasında aynı anda çıngın çıkartmakta tereddüt etmediler.
Dolayısıyla binlerce hektarlık alanın yanıp kül olmasına sebep oldular.
Oysa ormanlar hepimizin geleceği idi.
***
Biran için düşünüyorsunuz.
Ormanları yakıp kül etmenin kime ne faydası var?
Üstelik, aynı ormanlık alanın oluşması için aradan en azından yarım asırlık bir süre geçmesine karşın.
Ama niyet kötü ve bunların gözü dönmüş ise olacağı budur.
Zira onlar için devlet bir yana halkın çıkarları söz konusu değildir.
Ülkeye ne denli zarar verirlerse, sözüm ona kâr sayarlar.
Oysa bilmezler ki bu ülke hepimizindir.
Gün gelir, nimetlerinden her birimiz istifade eder.
Dedim ya onlar satılmış, kandırılmış ve yürekleri kararmış ise bunu göremezler.
Nitekim göremedikleri, bir yerde vicdanları karardığı için ormanları yakıp kül etmekte zerrece tereddüt etmediler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.