Hangi dem de kitap okunur?

Bu haber 19 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 854 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Adeta
hepimiz bir ezberi bellemişiz.. ‘ Kitap- okumaya –zaman- bulamıyorum ’ klasiği,
ağzımızda bir sakız..Sakız deyince İzmir Çeşme’nin  damla sakızı meşhurdur.. Ölümsüzdür..Eski
Yunan ve Anadolu medeniyetlerinde de Dilek ağacıdır..Ve kitap gibi, en müşfik
dosttur.Nasıl ki kitap biz de biz kitapta hayat bulduğumuz gibi sakız ağaçları
da bizde, biz de onlarda hayat buluruz… Reçeline kadar
yaparlar..Gittiğinizde  mutlaka damla
sakızlı ürünlerini tadarsınız ve tadı damağınızda kalır…. Dondurmalarını ise
bir harikadır….. İlginç ve birde o kadar enteresan reçelini almadan
dönmezsiniz  oralardan..Bizim oralardan
dönerken de turunç ve bergamut reçeli almadan dönmediğiniz gibi..ve aklınıza
gelir keşke Orman Müdürlüğümüz 
ilimizde   bir yerde, sakız
ağaçlarından bir alan, bir orman yaratsa da ölümsüzlük ağaçları nefes alsa
derim..Günlük ağacı gibi hoşluk olurdur aslında..  Hani bir başladınız mı okumaya aynı reçel
tadında hazlar alırsınız okumaktan.. Bizim ağzımızda klasikleşmiş  olan OKUYAMIYORUMM  her geçen gün 
ağdalı bir hal alır….Evirip çevirip söyledikçe uzar..Uzadıkça
kıvamlanır..

Hani
kendimize bir kalıp biçtik ya,bu kalıbın dışını hayal
edemiyoruz..Sığındığımız  ‘ Kitap okumaya
zaman bulamıyorum ’ klasiği, bizim için bir barınaktır artık..Beynimizin de bu
kalıplaşmış  barınak içinde sıkışıp
kaldığı gibi… Hiç bilemeyiz ki biz kadınlar, kuaför salonlarında beklerken
,saçlarımızı boyatırken , manikür pedikür yaptırırken,yanımızda
taşıdığımız  en müşfik dostun kapağını
açıp ta,  beynimizde büyüttüğümüz
zamansızlık kalıplarını yıkmayı..,

Varsa
yoksa zaman yokluğundan şikayetçiyiz..Gerekçelerimiz hep aynı…Bazen bir gelin
gibi allayıp pulluyoruz bu gerekçeleri..Okuyamıyoruz nedeni farklı olarak
sunulsa da temel taşları hep aynı, sadece makyajlar  farklı..

Vakit
yok temasını söylemek, en bariz   gırtlak
sesimiz olmuş artık.. ..Acaba hangi dem de ? Hangi anda? Hangi haz da? Hangi
hazan da? okunur sorusunu akla getiriyor..

Niçin
kitaplarla aramızda mesafeler vardır? Hani okurken uyku demlerine mahkum
olduğumuz anda en yakınımızda kucağımızdadır kitap..Aramızdaki mesafelerin,
sınırların  sıfırlaması olmaz mı o an ?

Kitaplar
ellenmez karıştırılmaz varlıklar mı dır? Değildirler..En hasret oldukları şey
bizim dokunmamızdır onlara..Çantada,elde 
taşınan ,her daim baş ucumuzda olan ,uyku demlerindeyken yere koyduğumuz
,okurken satırlarını haşince çizdiğimiz ve bizlerden iz bıraktığımız en yakın
dosttur, kişisel alanımızdaki..Kitap denen varlığa erişim için özel bir zaman
ve mekana ihtiyaç yoktur aslında..Her daim yanımızda olan kitapları seyahat
ederken/ bankada sıra beklerken/trafikte şile çekerken(eğer ki araç
kullanmıyorsanız)/kuaförde güzelleşirken/bir arkadaşınızı beklerken/bir yerde
çayınızı höpürdetirken çıkartıp okursunuz..

Okumak
için de  saraylar ,deri koltuklar
gerekmiyor..Her daim nerede olursanız olunuz, bazen beş dkk/ bazen on dkk/
bazen yirmi dkk /bazen bir akşam üstü, bazen yatmadan önce derken hep
kesintilidir okumak..Sonrasında bakarsınız ki ne çokta yol almışsınızdır
ve  bitmiştir kitap..

Sizce
okumanın eşref saati olur mu ? Olmaz !! Eğer ki iyi bir okursanız hep aklınızda
kitap ile buluşma ve örtüşme anı vardır ..Okuma anı, zamanı diye bir an
yaratmaya çalışırsanız beyhude bir bekleyiş olur…Kimsenin böylesi bir anı
yoktur aslında..Kısa anlar vardır kitapla örtüşmek için..Kesintili de olsa
dalıp çıkmalar  ve haz almalar
vardır….Aslında bu kısa ve kesintili girişlerde olsa ,bilirsiniz ki zaman
beyhude akmamıştır….Olsa olsa o 
anlarda, özümüze sağlam, bir kürek daha harç atmışızdır..

Hele
bir de okuma sanatını almış isek içimize, okumayı yüzeysel olmaktan çıkarıp
özünü özümüze sindirirsek, değme keyfimizedir..

Ve
her demde de kitap okunur…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.