Hamursuz Baba’yı ve Tepeyi Çok İhmal Ettik « Hamle Gazetesi

Hamursuz Baba’yı ve Tepeyi Çok İhmal Ettik

Bu haber 30 Kasım 2015 - 23:36 'de eklendi ve 911 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

Muğla şehrinin hemen bitişiğinde, şehir ile Karabağlar yaylası arasında, tabii bir anıt gibi yükselen Hamursuz tepesi vardır. Tepenin Güneyi Karabağlar yaylasına, Doğusu Düğerek mahallesine, Kuzeyi Muğla şehrine ve Batısı da yaylanın devamına bakar. Tepenin 1937 yılında, Batı eteklerine şehir merkezindeki kabristan taşınmış. (Kurşunlu camiinde Hastaneye ve oradan da Aylin Karaca kavşağına kadar olan geniş kısım, 1937’ye kadar kabristanmış; o yıl şehir planlaması gereği bütün mezarlar Hamursuz eteğine nakledilmiş. Nakil yapılırken gerekli kayıtlar tutulmadığından ve son derece özensiz bir nakil işlemi gerçekleştirildiğinden, Muğla şehrinin hafızasının büyük bir kısmı, o nakilde kaybolmuştur. Ne acı!…)
Amacımız Muğla kabristanları değil… Hamursuz tepesinin kıymetini bilemediğimizden söz etmek istiyorum.
Birkaç sene önce temas etmiştim ama kimsenin kılı kıpırdamadı.
Hamursuz tepesi, sıradan bir tepe değildir. 2000 yılında bir defa, 2004’te de ikinci defa çıkmıştım Hamursuz tepesine. Orada bir kabir, bir kuru ağaç ve bir lamba vardı. Halktan dinlediğimize göre orada bir eren yatmaktaydı. (“Hamursuz” sıfatından dolayı Yahudilikle falan ilişkilendirmeye kalkanlar varsa da, bu yanlıştır.)
Halk arasında “Hamursuz Baba” diye bilinen şahsiyetle ilgili en derli toplu bilgi eski Muğla Müftüsü Ali Rıza Hakses’in Muğla-Menteşe Büyükleri 1940,1941 adlı eserinde yazılıdır. Buradaki bilgilere göre Hamursuz Baba’nın gerçek adı Mustafa veya Mehmet Said’dir. Mevlevihane, Kurbanzâde camiinin olduğu yerdeyken, dergâhın hamur işlerine baktığı ve hamurları, mayaya gerek duymadan yoğurma kerameti gösterdiği için bu lakabı almıştır. (Bir çalışmada, Hamursuz, Muğla beylerinden Süleyman’ın adamlarından biriyle karıştırılmış ve “saf ve daldın” biri olduğu yazılmıştır ki, son derce saçma bir tespittir. Bu bilgiyi veren, Hakses’in verdiği dipnotu karıştırmış ve anlamamıştır.)
Hamursuz Mustafa veya Mehmet Said, Mevlevihane müntesiplerinden bir Mevlevî dervişi olup Kanuni Sultan Süleyman çağında yaşamış; Rodos seferi esnasında Kanuni ile görüşmüş ve pişirdiği yemeğin orduya yetmesi kerametini göstermiş olduğuna inanılan biridir.
Hamursuz Baba ve tepesi şimdi daha mahzun… 21 yıldan beri Muğla’dayım; orada bir iyileştirmenin yapıldığını görmedim. Eskiden Hırıdellez’de oraya çıkılırmış… Başındaki gazlı fener veya lamba devamlı yanarmış. Herhalde başındaki ağaç da bir zamanlar yeşildi. Şimdi hiç biri yok…. Sadece mezar var. Belki onun taşları da dağılmıştır.
Ata kültü, dağ kültü, ağaç kültü ve ateş kültünün İslam tasavvufu ile imtizaç ettiği bir kültürel birikim, gözümüzün önünde yok olup gidiyor da, gıkımız çıkmıyor.
Hamursuz merkezli bir kültür ve tasavvuf zihniyeti ile tepe bir rekreasyon alanı olarak düzenlense, mezar elden geçirilse, mezarın başına bir kayın ağacı ve 3 kara servi dikilip, güneş panelli bir ışıklandırma yapılarak canlandırılsa ne güzel olurdu değil mi Süheylâ?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.