Hamle’nin 43. Yılı

Bu haber 21 Şubat 2019 - 1:42 'de eklendi ve 2.367 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

Hamle Gazetemiz son yıllarda her kesime hitap etmeye çalışmıştır. Bunu yaparken kuruluş gayesinden ödün mü veriliyor gibi yorumlar duymaktayım. Bu görüşlerin cevabını doğru bir şekilde verebilmek için, ülkemizin geçirdiği ve hala da geçirmekte olduğu evreleri iyi tahlil etmek gerekiyor.

Hamle Gazetesini çıkaranlar, 27 Mayıs 1960 ihtilalini yaşayan insanlardı. Her birinin adeta soyadı kuyruk veya düşük olmuştu. Bu acılı günler devam ederken 12 Mart 1971 darbesi oldu. Bu darbeyi de yapanlar aynı kafa yapısında olanlardı. Yani, bizlerin Demokrat Parti’nin devamı olmamız, halen suçlu olmamıza sebep sayılıyordu. 12 Mart olayını yapanların da aklı fikri sağ oyları bölmek için çareler bulmak olmuştur. 1973 seçimleri öncesi bir Kara oğlan efsanesi slogan olmuş yollara, yol kenarı kayalara “Karaoğlan’la ak günlere” yazılmış sandıklara çift oyların dolmasına kasatura göstererek çalışılmıştır. Bir yandan ’AP’nin oylarını bölmek için kullanılan MSP, seçim neticesinde anahtar parti durumuna gelmiştir. Lider Erbakan Hoca, bu vesile le irtica denilen hummak veya balonu rafa kaldırtmaya mecbur etmiştir. Bu suretle Sol ile ortak hükümet kurmuştur. Kıbrıs çıkartması 1974’de bu hükümet zamanında olmuşsa da ekonomi çıkmaza girmiştir. Yokluklar, kuyruklar yetmemiş gibi, sokak kavgaları özellikle genç dimaları Devletin kasasından ödenekle Halk evlerinde terörist ‘yetiştirenler terörü himaye ediyordu. Daha önceleri, Deniz Gezmiş ve arkadaşları Ortadoğu teknik üniversite. Kampüsünde aylarca korunduğunu gizlemediler. Onlara verilen idam cezasının: kaldırılması için mücadele verenler CHP ile Temelli senatörlerdi. Öte yanda halk mahkemeleri kuranlar vardı. Günde 25 genç çocuklarımızın ölmekte olduğu yaygın halde idi. Hükümet başkanı milletimize, halklar diye hitap ediyordu. Toprak kullananın demek suretiyle Tapu olayını yok sayıyordu. İhtilal kıvamına gelmişti ama iktidarda-sol olduğu için gecikiyordu. 1979’da yapılan ara seçimi sonucunda, sol cenah tek milletvekili çıkaramazken AP tümünü birden kazandı. Netice de Merhum Ecevit o akşam istifa etti. Yeni Hükümeti Adalet partisi azınlık olarak kurmuştu, MSP bu defa dışardan destek olacaktı.

Çok geçmeden Merhum Erbakan hocanın meşhur kadehin altı üstü gibi esprileri sıkıntı vermekte iken, ekonomi 24 Ocak kararları denilen devalüasyon kararı ile düzelmeye geçince pat diye ihtilal oldu. Bilmeyen öğrensin bunu, Terör olayı aynı gece bitti. 1987’lere kadar adeta sokak hareketi yok gibiydi. İhtilalciler, Adalet partisinden ekonomiyi düzelten ekibi Turgut Özal başkanlığında görev başında bıraktı. Askerler, kısa süre sonra yeni partiler kurulmasına izin verince, Turgut Özal Anavatan partisini kurmuştu. Zaten hükümet üyesi olduğu için, çabuk toparlandı. Sağda başka da parti yok iken tek başına iktidar oldu.

Hamle Gazetesi 1977’de yayın hayatına geçtiği sıralarda sokaklar kaynıyordu. Muğla’da tek Sağ görüşlü Gazetenin yaşaması pek kolay değildi. Ama bizler zoru yaşatarak geliyoruz. İçimizden geçirdiğimiz acılar, dostlarımızdan gördüğümüz iftiralar, görevden alınma ve SEKA nezdinde yapılan tetkikler, bin bir müşkülatla Şirkete alınalı arabanın ilan suretiyle satılması bizi yıldırmadı. Çok acı çektik. Açıkça kavga varken, iç bünyeden gelen ve atılan gül bile olsa bize düşmanın güllesi gibi gelmişti.

43 yıldan beri hiç görüşlerimiz değişmedi. Birileri Islah da olmadı. Şu var ki, her zaman başımız dik olarak doğru bildiğimizi hiç olmazsa hala bazılarımız yazıyor. Bugünün güzellikleri, okullarda terör yok. Hocaların birçoğu illede ihtilal ve baskı döneminin özlemi içinde olsa dahi, olay çıkartmıyor. İrtica yalanına kendilerini kaptıran mahalli devlet memurları artık yanlışlardan kaçınıyorlar. Bugün Hamlenin yaptığı; doğru bilip savunduğu her fikri kendi bünyesindeki kadrolarla yorum yolu ile olgunlaştırıyor. Bu suretle geçmiş yıllarda siyahla beyaz gibi zıtlıkları dörpüleme yolu benimsenmiştir. Karşı taraf devamlı yanıldığını anladığı gün, bu güzel Ülke Füze gibi kalkınacaktır.

Şirketimiz Hamle’yi iki oğluma devretmemi en çok merhum oğlum istemişti.

Zamanı geldi, Hayati’yi belediye başkanlığına aday olmaya zorlamıştır. Ölümü öncesi demişti ki; baba ‘Benim saatim sıkıntılıdır. Şayet Hak ayrılık yazarsa, gazete muhakkak Hayati’de kalmalı’ demişti…

Zaten biz de, aynısını düşünüyorduk. Çocuklarına gelir getiren yerler verildi. İşte bu yüzden Hamle hiç teklemedi. Muğla’da Ticaret Borsasını kurdu, Akyaka’ya otel inşaa etti. Hamle’yi üçe katladı, aynı zamanda ofset ile beraber matbaamız en büyük ihalelere girme hakkına da sahiptir. Allah oğlum Hayati’den razı olsun. Hamle’nin 43. Yılını kutlarım.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 21 Şubat 2019 / 14:57

Hacı Ağabeyim Hürmet ederim. Canlı tarih gibisiniz . Allah oğlum Hayati’den razı olsun. Hamle’nin 43. Yılını kutlarım.
*Bir Babadan Kamu üyu önünde Oğlum senden allah razı olsun. biçiminde yazı ve sözü çok az baba söyler oğluna. Bizde Hayati Ağabeyime teşekkür ediyoruz. Allah Ondan da O’nu yetiştiren ANA VE BABA’dan da Razı olsun. Daha nice 43 ncü Yıllara. Tebrik ediyor. sağlık afiyet ve uzun ömürler temenni ediyorum.

Şeref ŞEN 21 Şubat 2019 / 23:47

78-79 larda ortaokula gider gelirken her gün Hamleyi asıldığı camdan okurduk. Bu gün aradan 40 yıl geçmiş internette takibe,Muğla haberlerini ilk elden öğrenmeye devam ediyorum. Ayrıca 80 li yıllarda lise öğrencisiyken ilk şiir denemelerimin Hamlede yayımlanması benim için çok önemliydi. Hamlemizin yolu açık olsun.