Hamburger gerçeği

Bu haber 08 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.639 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Okuduğum, makalede “fast food restoranları”na çok sık giden çocuklarda saldırganlık, korkulu rüya görme ve uykusuzluk saptandığını belirtiyor ve bu durumun bu tür diyette yer almayan B1 vitamini eksikliğinden kaynaklandığını açıklamaktaydı..
Toplumsal duyarlılık geliştirmek ve sağlıklı beslenme davranışlarını topluma kazandırmak, sağlık hizmeti sunucularının olduğu kadar, diğer sektörlere de önemli görevler düşmektedir… Bizler hep birlikte daha anlamlı işler yapabiliriz…  Sağlıklı beslenme davranışlarının topluma kazandırılmasında etkin rol oynayabiliriz.
Fast foot gerçeğini anlatırsak…
“Fast Food” yani, ayakta atıştırarak beslenilen, işletmelerin amaçları;
*  İnsanların sağlıklı beslenmesi değil, şirket kârlarını ve pazar paylarını daha çok arttırmaktır, karı maksimize etmektir…
* Bu amaç doğrultusunda, armağan ve oyuncaklarla özellikle çocuklara yönelik olarak yaptıkları olağandışı satış arttırma (pazarlama taktiği) çabaları, insan sağlığını bozucu boyuttadır.
Küresel ölçekte bir endüstrinin egemen olduğu bu alanda, ayakta beslenmenin temel  öğesi olan “hamburger”in zararları, çok geniş bir yelpazeye de sahip.                                           Hamburger gerçeğinde neler var, neler…
Dünya ülkeleri;
* Hamburger üretimi için yetiştirilen sığırlara otlak açmak ve ambalaj malzemelerine hammadde sağlamak için ünlü şirketlerce, başta yağmur ormanları olmak üzere dünyanın birçok yerinde ormanlar yok ediliyor. Bu da sadece ayakta (Fast food )  beslenenleri değil, aynı zamanda dünya üzerindeki tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Küresel dengenin bozulmasında etken..
* Milyonlarca insanın yiyecek tahıl bile bulamadığı için açlıktan öldüğü günümüz dünyasında, yılda 145 milyon ton tahıl bu endüstrinin gereksindiği etin elde edildiği sığırlara yem olarak kullanılmakta…
* Böylelikle elde edilen 21 milyon ton sığır eti ve yan ürün; sadece gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanların beslenmesi için hamburger sektörüne yönlendiriliyor. Pazar payına istedikleri gibi ulaşabilecekleri ülkelerde…
* Neredeyse dünyanın tüm ülkelerinde kendisine yer ve müşteri bulan hızlı beslenme endüstrisinde çalışanlar, sosyal güvencesiz olarak ağır iş koşulları ve düşük ücretle çalıştırılıyorlar.
* Fast-food şirketinin, çocuklara hediye olarak dağıttığı oyuncakların üretiminde de Güneydoğu Asya’lı çocuklar çalıştırılıyor. Çocuk haklarının çok boyutlu baltalandığı bir şekilde.. 
* Daha verimli et elde edebilmek için hayvanlara bol miktarda  hormon veriliyor. O hayvanların etleriyle beslenen kişilerde, zamanla hormonal sorunlar yaşanabiliyor.                             * Hamburger yapımında kullanılan kızartma teknikleri ve ambalaj malzemeleri tehlike saçmaktadır….
* Hamburger köftelerini dayanıklı hale getiren ışınlama tekniği nedeniyle protein, yağ ve karbonhidratlarda oluşan yeni kimyasal bileşimler insan bedenine değişik zararlar verebiliyor.
* Standart ölçülerin ve tadın tutturulması, hizmet süresinin kısaltılması, dayanıklılığın sağlanması için ekmekten köfteye, patates kızartmasından salataya tüm yiyeceklerin hazırlanmasında ve pişirilmesinde  kimyasal katkı maddesi kullanılıyor. Bu katkı maddeleri, sağlık sorunlarına yol açmakta…
* Dondurularak korunan hamburger köfteleri, donduruculardaki kurallara tam uyulmadığı zaman da bozulabiliyor ve insan sağlığına zararlar veriyor.
* Dünyada oransal olarak hızla artan kalp ve damar hastalıklarının hazırlayıcı etkenleri arasında bu tür beslenme de bulunuyor. Hamburger etlerinde ve kızartma yağlarında bulunan doymuş yağlar ve kolesterol, özellikle bu besinlerin en büyük tüketicisi olan çocuk ve gençlerde erken yaşlardan itibaren damar iç duvarlarında yağ birikmesine yol açabiliyor. Kısaca hastalıkları davet etmektedir…
* Gündelik yaşamı kolaylaştırdığı gibi bir görüntü vermesine karşın, gerçekte sağlıklı yaşamayı ortadan kaldırmaktadır…
* Büyük bir hamburger menü yaklaşık 1200-1500 kalori içeriyor. Bunun da günlük enerji gereksinimin çoğunu karşılamaya yettiği, televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen hareketsiz saatlerin de eklenmesiyle günümüzde özellikle çocuklar başta olmak üzere insanların en önemli sorunlarından biri olan “şişmanlık” hastalığına adeta çağrı yapıldığı belirtiliyor.
* Yaklaşık yüzde 40 – 50’si yağdan gelen kalori içeren “fast food menüleri” lifsiz içerikli beyazlatılmış undan yapılmış ekmekleri ve bol karbonhidratlı içecekleri ile ayrıca şeker hastalığına da zemin hazırlıyor. (Metabolik sendrom)
* Bu tür beslenmede hamburger yanında içilen ve “Fast Food”un ayrılmaz parçası olan karbonatlı içecekler de insan bedenindeki kalsiyum dengesini olumsuz etkileyerek, özellikle çocukların kemik yapısına zarar veriyor. Sağlıklı gelişim göstermelerini engellemektedir…
Sonuç: Fast food beslenme,insanın sağlıklı,doğru ve dengeli beslenmesine aykırıdır ve özellikle çocukların korunması gerekir. Bu anlamda, toplumdaki tüm erişkin bireylere önemli görevler düşmektedir… Özgün yemek kültürümüzü yaşatalım ve çocuklarımızda sevdirelim..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.