Halk Devrimlerden Nasiplenirken « Hamle Gazetesi

Halk Devrimlerden Nasiplenirken

Bu haber 17 Haziran 2016 - 0:31 'de eklendi ve 810 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Anımsıyorum. Bir dönem tüm köylüler  tereyağını bırakmış ve sarı tenekede Vita yazan  margarinleri baş köşe yapmış, bodoslama margarin tüketir olmuşlardı.

Tereyağı öcü, yumurta zehirdi.

Bangır bangır tüketim davranışlarını doğal gıdadan uzaklaştırılıp, margarinleri prens ve prenses yaptılar.

Halka, kola içme davranışı pompalandı. Köylüler bile  marketlerden  poşetlerle kola götürüyorlar. Su gibi kola içiyorlar.

Her yerde rant var. Gıda da var. Sağlıkta da var.

Monopolcü piyasalar. Tekelci piyasalar. Piyasa mekanizmaları ellerinde olan gruplar var.

Canan Karatay Hoca geldi ve sessiz bir devrim yarattı. Sistemde rant yaratmış ilaç sektörü kadar gıda sektörünün de beline hançeri sapladı.

Gıda sektörü öylesine şamarlandı ki anlatamam. Bu sektörün  karşısında kısmi de olsa Canan Karatay tarafından  bilgilenmiş ve bilinçlenmiş bir halk var. Tüketici hiç olmadığı kadar eğitildi ve öğretildi. Daha sağlıklı ve zinde yaşamak istiyor. Daha seçici. Daha bir bilinçli..

Halk, Canan Karatay’ın devrimlerinde nasiplenirken, hekimlerde gelişmeye başladı. İlaç sektörüne karşı, hastaların olduğu kadar hekimlerinde bakış açısı değişmeye başladı. Kolestrol ilaçları peynir ekmek gibi hastaya reçete edilmiyor artık. Çok hekim tanıyorum, Canan Hoca’nın sağlıklı beslenme önerilerine uygulayıp da  sağlığına kavuşan. Bu beslenme önerilerini de hastalarına anlatıp onlarında yaşam şeklinin değişimini sağlayan.

Günümüz de tüketici kadar  üreticide bilinçli olmalıdır. Yoksa sağlığını korumak isteyen halk kitlesi karşısında duramaz. Gıdada, güvenli gıda erişim ve üretim eşdeğerdir.

Canan Karatay paketlenmiş hiçbir gıdayı yemeyiniz diyor.

Şekerin  en tatlı zehir olduğunu, şeker ve unlu gıdalar yenilince anında insülin hormonu salgılattığını ve İnsülinin de vücudun yağlanmasına neden olduğunu belirtmekte.  Kalp krizinin nedenini de  şeker ve  unlu gıdalardan sonra salgılanan insülin hormonu olduğunu belirtiyor. Kolestrol insan için en önemli anti oksidandır diyor. Burada çokta masum olmayan ilaç sektörünün kalbine hançeri sokuyor.

Beslenme ve yaşam tarzındaki yanlışlık çocukları da vurdu.

Çocuklar otistik. Çağımızda o kadar arttı ki anlatamam. Canan Karatay; işlenmiş gıdaların, asitli içeceklerin ve trans yağların çocukları otistik yaptığını söylemekte. Gerçekten de asittik beslenme bizleri paslandırmakta. Yani hızlı oksitlenme yaratmakta. Demirin pas tutması gibi bizi paslandırıyor. Bizler asittik olmayan yani alkali beslenmeliyiz.

Hastalıklar çıktıktan sonra tamir etmek aslında  zor bir durum. Kolay olan çıkmadan önlemek. Halkı bilinçlendirmek önemli. Halka sağlıklı yaşam şeklini öğretmek ve sağlıklı beslenmesini sağlamak sağlığın temelidir aslında.

Güvenli gıdaya erişim çok önemli. Çocuklarında bu acımasız sektörün mağduru olmasını önemliyiz. İşlenmiş gıdalar çocuklarda davranış bozukluğu yapıyorsa da çocuklarımız da bunları tüketmeyecek.

Sesli olarak düşünüyorum. Milli Eğitim Bakanlığı okul kantinlerinde bir standart uygulama getirtebilir. Paketli gıda satışlarına izin vermeyerek okul çocuklarının sağlıklı beslenmesini sağlayabilir. Hem de sağlık bakanlığı ile koordineli sağlıklı beslenme davranışlarını öğrencilerimize öğretebilirler.

Çok çalışmak lazım çok…

Gerçi okulların kapandığı haftada çok fonksiyonel bir yazı olmadı ama. Okullar açılınca yine  konuyu gündeme getirebiliriz.

Unutmamalıyız ki. Sağlığın temelindeki faktörlerden bir tanesi de sağlıklı beslenmektir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.