“Halisdemir’in yaptığını bende yapardım”

Bu haber 02 Mart 2017 - 23:51 'de eklendi ve 564 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik görülen suikast girişimi davasının 7. gününde ilk ifadeyi veren Özel Kuvvetlerde görevli Yüzbaşı Ergün Şahin, 15 Temmuz kahramanlarından merhum Ömer Halisdemir’i rahmetle yad Ettiğini söylerek, “Nasıl bir telefon emri ile Ömer Halisdemir bir generali vurup milletin gönlünde taht kurdu ise ben de güvendiğim bir komutanımın emri ile göreve gittim. Ömer Halisdemir ile aynı tezgâhın ürünüyüz” dedi.

Kadir Tamer
15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine yönelik suikast girişimi davasının duruşmasına Muğla 2’inci Ağır Ceza Mahkemesine dönüştürülen Muğla Sanayi ve Ticaret Odası Salonu’nda yoğun güvenlik önlemleri altında devam edildi. Duruşmada 15 Temmuz öncesi Özel Kuvvetlerde Karargah Subayı olan eski Yüzbaşı Ergün Şahin dinlendi. Görevlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı almak olduğunu bildiğini söyleyen Ergün Şahin, “Şükrü Binbaşımın talimatıyla helikopterle İzmir’e gittik. Çiğli’de bizi Gökhan Paşam karşıladı. Gökhan Paşam ‘TSK yönetime el koydu. Sıkıyönetim ilan edildi. Emirleri Genelkurmay Başkanı’ndan alıyoruz’ dedi. Görevimizin Marmaris’e gidip Cumhurbaşkanını almak olduğunu biliyorduk” diye konuştu.
Helikopter kumsala inince bir grup sivilin helikoptere doğru geldiğini söyleyen Ergün Şahin, “Helikopterden inerken bir grup sivil bizim yanımıza doğru geldi. Onların dağılması için havaya ateş açtım. Siviller korkarak kaçtı. Otele doğru giderken polisler bizlere ateş açtı. Daha sonra biz diğer binaya doğru gittik. Evlerin birisinden birisi çıktı ve koruma polisi olduğunu söyledi. Burnu kanıyordu. İçeride yaralı var diye bağırdı. Kendisini yere yatırdım. Ellerini kelepçeledim. Silahını ve mermilerini aldım. Üzerini aradım cebinden para çıktı. Sonra parayı cebine koydum. Biz hırsız değiliz” dedi.
“Durum değerlendirmesi yaptık, teslim olduk”
O gece amaçlarının kesinlikle suikast olmadığını, çatışmaya girmediklerini belirten Ergün Şahin, “Ormanlık alan içerisine girdiğimizde durum değerlendirmesi yaptık. Teslim olmayı düşündük. Polisler bizi gördüğü her yerde ateş ediyordu. Polisin bizi sağ ele geçirmek istemediğini düşündük ve kaçmaya devam ettik” dedi.
“6 bin yıl da yargılansam bildiğim sırları söylemem”
İfadesinde dönemin Genelkurmay Başkanının referansı ile özel kuvvetlere seçildiğini kaydeden Ergün Şahin, “Devlet sırrı niteliğinde çok sayıda iç ve dış göreve gittim. 6 bin defa müebbetle yargılasanız da bu sıraları söylemem. Devlet terbiyem buna müsaade etmez. Zaten ben mesleğime geri döneceğim. Buna inanıyorum” sözlerine yer verdi.
“Siyah kıyafetli askerler suikastçıydı”
İfadesinde 6 bin 500 sayfalık delilleri incelediğini de belirten Ergün Şahin, “O gece orada gerçekten bir suikast yaşandı ise bunun sorumluları biz değiliz. Siyah kıyafetli askerlerden söz ediliyor. Bunları araştırın. Bu çekilen filmin figüranlığı bizlere verilmek isteniyor. Biz oraya gittiğimizde film zaten bitmişti” dedi.
“Ömer Halisdemir’in yaptığını ben de yapardım”
İfadesine “15 Temmuz akşamı şehit olan Ömer Halisdemir ile aynı tezgahın ürünüyüz” diye sürdüren Gökhan Şahin, “O gün gece bir generalin telefonuyla bir başka generali öldüren Halisdemir ile aynı tezgahın ürünüyüz. Ben de Halisdemir gibi komutanlarımın emrine itaat ettim. Amacımız Cumhurbaşkanına suikast olsaydı o kadar insana gerek yoktu. Helikopterden gece paraşütle otelin olduğu yere inerdik. İçeriye sızardık. Kimsenin ruhu duymazdı. Görevi yapar giderdik” dedi.

 

 

 

Suikast zanlıları minarelerden anons ve salalar yükselince umutlarını yitirmiş
Marmaris’te 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanına yönelik suikast girişimiyle ilgili davada 7. gününde ifade veren sanıklar ilginç bir detayı ortaya çıkardı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar umutlarını yitirmeyen sanıklar sabaha karşı minarelerden anonslarla birlikte salalar yükselince tüm umutlarını yitirdiklerini ve teslim olma kararı aldıklarını belirttiler.

Duruşmanın 7. Gününde ikinci kişi olarak ifade veren Özel Kuvvetlerde Görevli Yüzbaşı Muammer Gözübüyük, “Olaydan sonra tepeye çıktık. Araziye çıktığım ilk gün helikopterlerin bizi gelip alacağını düşünüyordum. Minarelerden anons ile birlikte sala sesleri yükselinceye kadar ümidimi hiç yitirmedim. Ancak minarelerden anons ve sala sesleri yükselince ümidim tükendi” dedi.
Hakim karşısına çıkan sanıklardan o dönem Özel Kuvvetlerde görevli Yüzbaşı Muammer Gözübüyük, “Bize verilen görev Cumhurbaşkanı ve ailesini sağ salim almaktı. Burkay Karatepe’nin haber vermesi ile karargahta buluştuk. Daha sonra bize Cumhurbaşkanı’nın emniyetli bir şekilde alınması emri verildi” diye konuştu.
“Astsubay Rütbeli Zekariya Kuzu’yu başta görünce şaşırdım”
Duruşmada MAK timinin başında görev alan Astsubay rütbeli Çiğli Üst İmamı Zekeriya Kuzu’nun o gece suikast girişimi timinde görev alanları da şaşırttığı ortaya çıktı. Yüzbaşı Gözübüyük ifadesinde “Operasyonda Özel kuvvetleirn başında Şükrü Binbaşı vardı. Ancak MAK Timinin başında astsubay rütbeli Zekeriya Kuzu’yu görünce şaşırdım. Demek ki çok bilgisi ve tecrübesi var diye düşündüm. Ama yine de alt rütbede birinin komuta etmesi ilginç geldi” diye konuştu.
“Cumhurbaşkanının Koruma Müdürü de dinlensin”
İfadesinde olayların daha net ortaya çıkması için Cumhurbaşkanının koruma müdürünün de dinlenmesini isteyen Gözübüyük, “O gece Cumhurbaşkanının Koruma Müdürü polislere ‘Buraya askerler gelecek. Gelmezse sağı solu tarayın çatışma çıkmış görüntüsü verin’ diye konuşmuş. Cumhurbaşkanının Koruma Müdürü de gelip ifade vermesini istiyorum” dedi.
“Karatepe’nin ‘kaçalım’ çağrısına uymadım”
Gözübüyük 15 Temmuz’da darbe ve suikast girişimcilerinin umutlarının kırılma noktası olan minarelerden yükselen ses ile ilgili olarak da “Araziye çıktığım ilk gün helikopterlerin geri gelip bizi alacağını düşünüyordum. Burkay Karatepe kaçmayı teklif etti. Kabul etmedim. Minarelerden anonslar edilip sala sesleri gelince ümidim tükendi” dedi.

 

 

 
“Şehitler ‘Dost atışı’ sonucu hayatını kaybetmedi”
Marmaris ilçesinde 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanına yönelik suikast girişimiyle ilgili duruşmada Cumhuriyet Savcısı Ali Cenk Düzgün, sanıkların iddiaları üzerine olay gecesi Marmaris’te şehit olan Nedip Cengiz Eker ve Mehmet Çetin’in vurulması ve şehit olma saatine ilişkin açıklama yaptı. Cumhuriyet Savcısı Düzgün, “Her iki şehit de dost ateşi ile değil uzaktan açılan ateş sonucu şehit olmuştur. Hastaneye giriş saati de 00:43’te değil 04:43’tedir” dedi.
Bilindiği gibi; Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından duruşma salonuna çevrilen Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Salonu’nda görülen davada ifade veren sanıklar, kişilere ateş etmediklerini olay gecesi şehit olan her iki polisin de polislerin dost ateşi sonucu şehit olabileceklerini ileri sürmüşlerdi. Öte yandan sanıklar iddianamede yer alan saatin 00:43 olduğunu o saatte orada olmadıklarını söylemişlerdi.
Bunun üzerine dosya ve deliler üzerinde inceleme yapan mahkeme heyeti adına açıklama yapan Cumhuriyet Savcısı Ali cenk Düzgün, “Deliller incelendi. Kamera kayıtları incelendi. Bunun yanında hastane protokol defteri ve bilgisayar kayıtları da incelendiğinde şehidimizin hastaneye getirilişi 04:43’tür. Öte yandan şehitlerin yapılan otopsi incelemesinde Nedip Cengiz Eker’in vücudunda 1, Mehmet Çetin’in vücudunda da 4 kuruşun bulundu. Mermilerin hangi silahlardan çıktığı da tespit edildi. Ancak silahları kimin kullandığı belli değil. Yaraları oluşturan mermi çekirdekleridir. Bu mermiler de iddia edildiği gibi yakından sıkılmış mermiler değil. Yani ‘dost atışı’ değil. Her iki polis de uzak mesafeden atılan ateş sonucu şehit olmuş” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.