Hakkari’de Devlet Var mı?

Bu haber 16 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 737 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce



Pazar günü yapılan Anayasa değişikliği referandumuna BDP’nin boykotu başarılı oldu; Kürtler, özerklik talepleri ile ayrılıkçı iradelerini ortaya koydular mı?
BDP’nin güçlü olduğu illerde katılımın en düşük olduğu il, yüzde 7.12 oranla Hakkari oldu.
Peki Hakkarililer sandığa gitmediler mi? Gidemediler mi?..
Parti disiplinine uyup gitmeyenler olduğu gibi, “korkup” gidemeyenler de olmuş olmalı!
Hakkari’de ve BDP’nin güçlü olduğu öteki illerde korkup sandığa gidemeyenler oldu ise orada “Devletin varlığından” söz edemezsiniz…
Bu durumda İçişleri Bakanı’nın derhal istifa etmesi gerekir…
 
xx     xx     xx
BDP’lilerin “boykot kararı” bir anlamda bu Anayasa değişikliğine “Hayır” anlamına geliyor. O zaman neden sandığa gidip “Hayır” demediler? Deselerdi bu gün sandıktan “Evet” değil, “Hayır” çıkmış olabilirdi.
Bu noktadan AKP’nin çıkaracağı dersler olmalı.
Sandıktan çıkan yüzde 58 AKP’nin oyu olmadığı gibi; ki içinde özellikle MHP’nin ve Ülkücüler ile Solcuların da oyları bulunmakta…
Ayrıca o yüzde 58, kullanılan oyların yüzde 58’dir… Referanduma katılma oranı ise yüzde 77… 711 bin 486 da geçersiz oy var…
Yüzde 58’in ne kadarının AKP’li olduğunu bilmediğimiz gibi, referanduma katılmayan yüzde 23 seçmenin ne kadarının BDP’li, ne kadarının AKP’li ve ne kadarının da herhangi bir partinin üyesi, taraftarı olduğu halde “ihmalkâr” veya “mazeretli” olduğunu bilmiyoruz.
Bildiğimiz bir şey varsa o da o yüzde 28’in tamamının da BDP’li olmadığı!
Evet, o yüzde 58 AKP’nin oyu olmadığı gibi, sandığa gitmeyen yüzde 28’de BDP’li değil… Bu durumda BDP “Boykot” değil de “Hayır” demiş olsaydı, “Hayır” oyları “Evet” oylarını geçebilirdi diye düşünmek de mümkün.
 
xx     xx     xx
BDP’liler neden boykot etti?
“Hayır” kampanyası yürütselerdi, “güçlerini” ortaya koyamayabilirlerdi. Boykot ederek güçlerini ortaya koymak istemiş de olabilirler…. Oysa sandığa gidip, “boş oy” kullanarak güçlerini ortaya daha sağlıklı koyabilirlerdi de…
Ancak o zaman Hakkari’de yakaladıkları yüzde 7.12’lik katılım düşüklüğünü sergileyerek gerçekleştirdikleri “güç gösterisi” yapamayacakları gibi, özgürce sandığa giden Kürtlerin nasıl oy verecekleri de belli olmazdı!
Ayrıca yüzde 7.12’lik katılım düşüklüğü sadece oradaki Kürtlerin BDP’ye inanmışlığının değil, korkunun da bir sonucu olduğu düşünülebilir.
Yani, bu referandumla BDP’nin, PKK’nin bütün Kürtlerin temsilcisi olmadığı ortaya çıkmıştır.
Katılım oranının Diyarbakır’da yüzde 35, Batman’da yüzde 39 olduğunu görüyoruz. Öteki illerde ise yüzde 40’ın üzerinde. 
Yani bu referandum bize, bir anlamda Kürtlerin tamamının “ayrılıkçı” olmadığını ortaya koymuştur.
 
xx     xx     xx
“Yüzde 58 ‘Evet’ ile onaylanan bu Anayasa, Türkiye’nin Anayasası mı?”
Boykotçu Kürtleri de hesaba katarsak, yüzde 58’lik “Evet” e rağmen bu değişikliğe uğramış Anayasa’nın Türkiye’nin Anayasası olduğunu söylemek zor.
Bunun dünyada bir örneği yok.
Anayasalar “ayrışma” değil, “uzlaşma” metinleridir.
Pazar günü yapılan referandumda, kim ne derse desin Türkiye coğrafyası defakto olarak üçe bölünmüştür… Evetçiler, Hayırcılar, Boykotçular…
Bu referandum ile toplumsal “uzlaşma” değil, “ayrışma” yaşandığı ortada…
Bu günlerde “Hayırcılar”ın arasında yapılan en yaygın espri, “Kürtler boykot yaparak özerklik istediler. Biz de ‘hayırcı’ olarak özerklik isteyelim. Artvin ve Tunceli bize coğrafi olarak uzak. Onlar da otonom olsunlar. Geri kalan coğrafya da AKP yüzde 100’lük oy ile rahatça hükümranlığını yaşasın. Biz de burada rahatça yaşayalım.” şeklinde.
Bu espri bir düşünce ürünü… Bırakın düşüncesini esprisi bile dehşet verici ve yanlış…
 
xx     xx     xx
Dünkü ve önceki günkü yazımda da vurguladığım gibi AKP bu gün ağır bir yük, yükümlülük ve sorumluk altındadır.
Vakit geçirmeden toplumsal uzlaşmayı sağlayıcı; demokratik, reformist ve yüzde 58’in kapsama alanı dışındakilerin kuşku ve endişelerini giderici; “Evet” diyenleri haklı çıkarıcı  adımlar atılmalıdır.
MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “Türkiye bu gün karanlık bir döneme adım atmıştır.” söylemi boşa çıkarılmalıdır…
O nedenle, AKP’nin bu yönde girişimleri, çabaları olursa; gerçekten demokratikleşme ve “ileri demokrasi” için adımlar atılırsa, referandumda ortaya çıkan sonuca saygı duyup, MHP’liler de dahil hep birlikte AKP’ye destek vermeliyiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.