Hakikatli Adam Özdağ!

Bu haber 07 Mayıs 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.732 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Türkiye seçim havasına girdi mi bilmiyorum, Muğla’nın girdiğini söylemek zor. Bugün artık kamu kurumlarını ziyaret, billboardlarda ilan vermek “seçim çalışması” sayılıyor!

Dört gün (11 Mayıs Pazartesi) sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Muğla’da… Ardından 14 Mayıs Perşembe günü AK Parti Genel Başkanı Başbakan Ahmet Davutoğlu  geliyor. Şehirde tık yok… Belki de böylesi iyi… Gürültü, patırtı yok!

xx        xx        xx

Muğla’da hala seçim havasına girilememiş olması ile ilgili siyasi kulislerde kimsenin bir iddiasının olmaması ve herkesin “3-2-1” skorunu kabullenmiş olması gerekçe gösteriliyor.

Ancak partilerin kurmaylarına sorarsanız CHP 4, AK Parti 3, MHP 2 milletvekili çıkarıyor. Toplamda 9 milletvekili yapıyor! Hakikat” öyle değil tabi…

İşin hakikati, yani gerçeği CHP’lilerin dünün köylerinin, bu günün mahallelerinin altını üstüne getirdiği…  Çünkü CHP’lilerhakikaten” 4 milletvekili çıkarma mücadelesi veriyor.

AK Parti ve MHP’de ise ses var, görüntü yok! AK Parti’de liste başı aday Hasan Özyer’in, MHP’de ikinci sıra milletvekili adayı Prof. Dr. Peyami Cinaz’ın dışında “hakikaten” candan çalışan yok… Elbette herkes partisinin milletvekili adaylarını sever. Kimisi ise “candan” sever. Hakikaten sever!

xx        xx        xx

Önceki gün akşam çoğunluğu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan Muğla Menteşe Grubu’nun Muğla Otel’de düzenlediği yemekteydik. Yemeğin onur konukları AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ ile AK Parti Muğla Milletvekili Adayı Hasan Özyer idi… Nedense Özyer yemeğe katılmadı.

Başını Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Erdal Çil ve Av. Çağrı Alper gibi isimlerin çektiği Menteşe Grubu bu düzenlemeyi 4 yıl öncede aynı otelde yapmıştı. Hemen hemen aynı konuklar; Selçuk Özdağ sevenleri, dostları gelmişti.

Muğla’da BESYO (Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu) hocalığından ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şener Oktik’in rektörlüğünde atılmış ve kampusa sokulmamış olması ile tanınan Doç. Dr. Özdağ’ın AK Parti’den Manisa Milletvekili olması kutlanmıştı. Bu defa yine Manisa’dan ikinci kere adaylığı kutlandı.

Yemeğin 4 yılda bir tekrarlanması ve Selçuk hocanın 4 yıl sonra bakan olarak karşılanması dileği paylaşıldı…

xx        xx        xx

Selçuk hoca geçen dönem “Acılarımda sığındığım annem” diye tanımladığı Manisa’da AK Parti’nin 5. Milletvekili olmuştu. Bu sefer 3. sırada yer aldı. Demek ki Manisa’da hizmet üretmiş ve sevilmişti… Başarı öyle ya da böyle takdir görüyor.

Ki, Selçuk hoca mikrofonu eline alıp konuşurken, Manisa’da yaptıklarını ve o yaptıklarını yapabilmek için bakanları adeta nasıl taciz ettiğini anlatırken sadece ben değil, muhtemelen orada bulunan herkes Manisalıları kıskanmıştır!

Allah Muğla’ya Manisa’nın kaderinden vermemiş…

xx        xx        xx

Başarı elbette eninde sonunda ödüllendiriliyor. Yoksa ANAP Milletvekilliğinin ardından ilk seçiminde AK Parti’den Muğla Milletvekili olup, dostu Erkan Mumcu ile bir süre sonra ANAP’a döndüğü halde Hasan Özyer bugün bulunup getirilip Muğla’da AK Parti’den liste başı mı yapılırdı?

Bir örnekte CHP’den verilebilir. Bilindiği gibi CHP Muğla’da ikinci sırayı kapatıp ön seçim yaptı. CHP delegesi 3 milletvekilinden Prof. Dr. Nurettin Demir’i ödüllendirdi. Delege Tolga Çandar’ı liste dışı bıraktı. Ömer Süha Aldan’ı ne siz sorun ne ben söyleyeyim… (!)

xx        xx        xx

Doç. Dr. Selçuk Özdağ’ı 4 yıl önce Manisa’dan Milletvekili seçildiğinde kendisinin “hakikatliliğini” ve Muğla’nın kadersizliğini bildiğim için o günlerde yazdığım bir yazımda “Muğla’nın 7. Milletvekili” ilan etmiştim. Gariptir, kimse de o zaman “Olur mu öyle şey” dememişti!

Muğla’nın artık 7 değil, 8 milletvekili olacak. Muğla eski Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın da memleketi Antalya’da seçilebilir bir yerde AK Parti’den milletvekili adayı. Daha önce bu köşede paylaşmıştım, adaylığı kesinleştiği gün beni arayıp, “Muğla’nın artık 7 değil, 8 milletvekili var” demişti.

İnşallah…

xx        xx        xx

Türkiye’de bugünlerde yeni yeni gazeteler çıkıyor. En son çıkan “Vahdet” oldu. Yaklaşık 40 bin tirajlı gazetenin yazarlarından ikisi Muğla’dan. Birisi Hamle’nin de yazarı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Namık Açıkgöz ve Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan

Yakın zamanda onlara Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’da eklendi. Yani “Vahdet”in Muğla’dan üç kalemi var…

Bizim sofrada Selçuk Özdağ ile Hayati Nizamoğlu, Ali Osman Gündoğan, Muğla eski Müftüsü İlhan Armutçuoğlu, Yelda Gökcan, Yücelen Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Erdinç Gürsoy ve Başhekimi Dr. Sumru Gazezoğlu birlikte oturduk.

Bir ara konu Özdağ ve Açıkgöz’ün Vahdet’teki yazılarına geldi. Selçuk hoca, “Ali Osman hocanın yazılarını solcularda okuyor” dedi. Güldüm, “Benim yazıları sağcılar da okuyor” dedim.

Ben Selçuk hocayaAli Osman hocam bir kesimin sözcülüğünü yapmadığı için okunuyor olabilir mi?” diye sordum. Yanıtı, “Olabilir değil, öyle. Kendisi hak ve hakikatin sözcülüğünü yapıyor.” oldu.

xx        xx        xx

Bugünlerde pek duymuyordum. Çocukluğumda bazı insanlar için “Hakikatli adamdır.”, “Hakikatli kadındır”, “Çok hakikatli çıktı” denildiğini duyardık. Unutmuşum. “Hak ve hakikat” tanımlaması ile aklıma geldi.

Arapça kökenli bir sözcük… Daha çok “gerçek” anlamında kullanıldığını görürüz. Bazı türkülerimizde de geçer; “Çay Benim Çeşme Benim, / Aman Derdimi Deşme Benim. / Hakikatli Yar İsen, / Aman Önümden Geçme Benim. / …” gibi… Veya “Sıra Sıra Siniler” de olduğu gibi:

Karanfilim budama / Safa geldin odama / Hakikatli yâr İsen / Dünür gönder babama… / ..

Hakikatli” sözcüğü genel olarak şu anlamda geliyor:

Sadık, vefalı, bağlı, doğru, dürüst, içten, güven veren, imanlı, mümin” anlamlarına geldiği gibi “Sevgisi geçici olmayan, vefalı.

xx        xx        xx

Selçuk hocanın yemekte konuşurken, elini omuzuma koyup benden “Muğla’ya geldiğimde hep aleyhimde yazılar yazmıştır. İyi komünisttir. Şimdi benim aziz dostlarımdan biri.” diye bahsetmesi beni çok onurlandırdı. Hakikatli adammış…

Hayati Nizamoğlu da konuştu. “Bana mikrofon hangi sıfatla verildi?” diye sorulduğunda  “Kanaat önderi” yanıtı aldı. Hak edilmiş bir sıfat. Yelda Gökcan da konuştu. “Mücadeleye devam. Bu defa aday sıfatını aldım. 6. Sıradayım. Canla başla çalışıyorum. İnşallah bir gün milletvekili sıfatını da alacağım.” diyordu. Azmine hayranım…

xx        xx        xx

Otelin bahçesi bir anda sivrisinek ve ot sineği baskınına uğramıştı. Namık Açıkgöz mikrofonu bana da uzattı. “Yazıları en çok tık alan yazar” diye takdim edince söze “Bir şehrin yarısı akılı olunca yarısı da delidir. Böyle bir yerde tıklanmam gayet normal.” dedik. Sivrisineklerle ilgili “Bir şehrin belediyesi büyük olunca sivrisineği de büyük oluyor” demekten de kendimi alamadım.

Yemek duasını İlhan Armutçuoğlu yaptı. Duanın içinde Selçuk hocayabakanlık nasip olması” da var mıydı bilmiyorum. AK Parti çevrelerinde Hasan Özyer’in bakan olması umudu var, olur mu onu da bilmiyorum.

Ancak Selçuk hoca bakan olursa, Muğla’nın bir de bakanı olmuş olacaktır…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 07 Mayıs 2015 / 08:36

Giocuman; oldukça keyifli yazınızı okudum. Muğla da menteşe grubu oluştuğunda bazı kesimler yadırgamış idi. Oluşumun ne kadar doğru olduğu zaman içinde görüldü. Seçuk Hocam; zaman zaman Ula’ya gelir Uhlamur Ağacının altında sohbet ederdik. Kadirbilir ve kadirşinast ve oldukça da vefalı bir dost idi. Allah yolunu açık eylesin. Seçim çalışmaları gürültüsüz ve patırtısız biçimde gidiyor. kimsenin yoğurdu ekşi değil. iki seçenek var gibi sanki; Marjınal ve İdeolojik biçimde Rey kullankak mı? yoksa Hizmete ve İktidar ile buluşmakiçin Rey kullanmak mı? Ha ne dersin Gocuman. sevgi ve saygı.