HAKAN ŞÜKÜR SIKINTISI

Bu haber 17 Mart 2012 - 0:00 'de eklendi ve 640 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Sanırım Türk Futbol Tarihinde Hakan Şükür kadar gündemde kalan futbolcu çok azdır.
Elbet ismini altın harflerle yazdıran birçok futbolcumuz var.
Şöyle yarım asra yakın süreçte istim üstünde olan futbolcuları baktığımızda niceleri hala belleklerimizde saklıdır.
Her halde bunların başında gelenler, futbolun ordunaryosu olarak kabul edilen, kısa bir süre önce kaybettiğimiz Letfer Küçükandonyanis.
Onunla birlikte aynı dönemin gözde futbolcuları, taçsız kral olarak yer edinen rahmetli Metin Oktay, Berlin Panteri lakabı takılan Turgay Şeren başı çekenlerdir.
Bir dönem sonra Türk Futbolunda ön plana çıkanlar Cemil Turan, Gökmen ve Yasin Özdenak kardeşler, rahmetli Yusuf Tunaoğlu, Ziya Şengül, Şenol ve Birol ve Can Bartu.
Günümüze doğru gelindiğinde bu defa başka isimlerin gözde futbolcular olarak kendini gösterdiğini görürüz.
Kısa bir süre öncesinde futbolu bırakmak zorunda kalan Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak.
Tabi bu arada UEFA kupasını kazanan tek Türk takımı Galatasaray’ın o dönem futbolcularının tamamı, övgüye layık bulunanlardır.
Türk futbolunda iz bırakan daha niceleri olsa da zihinlerimize daha bir kazınanlar bunlardır.
***
Bu futbolcular arasında biri var ki, her halde üzerinde en fazla yorum ve de spekülasyon yapılan olduğunda en küçük şüphe yok.
Her halde bu futbolcunun Hakan Şükür olduğunda kimsenin şüphesi yoktur.
Olamaz.
Hem futbolculuğu hem de şu sıra üstlendiği konum itibariyle tartışmaların odağındaki isim Hakan Şükür.
Kimi zaman oldu haklı olarak göklere çıkarıldı.
Özellikle gol kralı olduğu yıllar ve de milli takımın elde ettiği başarılarda önemli pay sahibiydi.
Hele Galatasaray’ın UEFA Şampiyonluğunu kazandığı yıl sergilediği futbol, aradan bunca zaman geçmesine karşın hala sitayişle bahsedilmektedir.
Onu farklı kılan bir başka özelliği, hem futbolda hem de aile hayatındaki düzgün yaşamıydı.
***
Böylesine renkli bir futbol yaşantısına sahip olan Hakan Şükür, 2 sene öncesinde noktayı koyduğunda, en doğru kararı verdi diyenler olduğu gibi düzenli yaşantıya sahip olduğu için en az 2 sene daha futbol oynayabileceğini öne sürenler vardı.
Ama o, hiçte istemediği halde bir şekilde futbol hayatını noktaladı.
Çoğu kimse, her halde bundan sonra onunla ilgili spekülasyonlar yapılmaz derken, bu defa farklı bir konumla yine eleştirilerin odağındaki isim olmaktan kurtulamıyor.
Önce 2011 seçimlerinde AK Partiden İstanbul Milletvekili olarak TBMM’ne girmesi,
Ardından bir spor kanalında yorumculuk yapması, yine onu manşetlere taşıdığı.
Hem de ne taşıma.
Bir milletvekilinin görevi futbol yorumculuğu yapmak değildir diyen CHP kanadının tepkisi, mecliste yoğun tartışmalara neden oldu.
***
Peki nedendi?
Neden Hakan Şükür tartışmaların odağındaki isim olmaktan kurtulamıyor?
Bir kere kabul edelim ki, bu sorunun cevabı çok güzel bir özdeyişimizde saklıdır.
Meyveli ağaç taşlanır.
Siz futbolculuk yaşamınızda en gözde futbolculardan olursanız elbette ki, bir şekilde gündeme getirilirsiniz.
Ne var ki, futbol yorumculuğu yapması üzerine yapılan eleştirilere katılmak olası değil.
Bu arada, TBMM’deki görevini aksatıyorsa, diyebileceğimiz bir şey yok.
Ancak, futbolun içinden gelen, dolayısıyla yaptığı objektif yorumlarla muhalif muktedir herkesin beğenisini kazanıyorsa, ki açıklamalar bu doğrultuda. Şahsen bu konudaki eleştirilere katılmam mümkün değil.
Bırakın, bilinçli bilinçsiz yorumlar yerine, mantıklı açıklamalar yapan birisi futbolumuz üzerine konuşsun.
Dolayısıyla Hakan Şükür sıkıntısı artık ortadan kalksın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.