HAFTA İÇİNDE NELERLE UĞRAŞILDI « Hamle Gazetesi

HAFTA İÇİNDE NELERLE UĞRAŞILDI

Bu haber 23 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 915 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hafta içi bize yabancı olmayan, birilerini devamlı huzursuz eden Ergenekon davasında üçüncü iddianame hazırlayan savcılar ve mahkeme üyelerini dağıtma teşebbüsü ortaya çıktı. Bu savcıları ve hakimleri neden dağıtacaklar? Bunları dağıtmak isteyen Hakimler ve Savcılar da Ergenekon sanıklarının yan kolları mı?
Aynı gün bir başka olay; Ergenekon sanıkları ile bir masada çekilmiş fotoğrafın yayınlanması kamu oyunda tartışılırken, bu olayı şiddetle savunan bir hukuk adamının bu olayı savunması daha da üzücü olmuştur. Bu vesile ile Adli Tıp ve bazı ünlü hastanelerde dönen dolaplar açıklandı. Bir yandan danıştay başkanımızın basına açıklamasına gösterilen tepki üzerine, Hasan Gerçekler ile Cumhurbaşkanımız arasında bir görüşme gerçekleşti. Konu, büyük suç işleyen askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması hakkındaki kanun CHP tarafından Anayasa Mahkemesine itiraz edildiği halde, konu hakkında sorulan sorulara cevap vermesi olmuştur.
Cevap aslında kanunun iptali şeklinde yönlendirme, yani Anayasa Mahkemesine destek olduklarının işaretini veriyordu. Bu insanlar milletin okullarında okumuş, en yüksek makamlara layık oldukları için oradalardır. Savundukları bir ihtilal hazırlığı teşebbüsüdür. Ergenekon mahkemesi sanıkları içinde paşalar, Profösörler, gazeteciler, siyasi partiler, hastane sahibi olan doktorlar, televizyon sahibi olmuş ünlü kişiler var. Bunların dokunulmazlığı var. Kendilerinde Atatürk zırhı var olduğunu inanan dernek başkan ve üyeleri, İnsan Hakları sözde dernekleri de var.
Bütün bunları biz veya halkımız nereden öğrendi?  Neden 27 Mayıs olayının iç yüzünü ancak bir yıl sonra öğrenebildi.?  Neden 12 Mart olayının iç yüzünü olaydan sonra öğrenebildi?. Neden 28 Şubat olayının iç yüzünü  Demirel solcu olduktan sonra öğrenebildi.? Bunlardan  yalnız 12 Eylül 1980 olayı geliyorum demek zorunda kalmıştır. Neden?
Çünkü  halkımız, 27 Mayıs olayından sonra getirilen rejimden nefret ediyordu. Yollara kızıl boyayanlara Devlet bütçesinden tahsisat ayrıldığı yıllarda bir çok madde için yokluk kuyrukları vardı. En yüksek işçi ücreti ile ihya olan sendika ağaları vardı, ama çalışan işçi yoktu. 27 Mayıs’ı alkışlayan her kim varsa iş veriliyordu. 1970’li yılların sonlarına doğru sol denilenler sokağa döküldü. İlk önceleri masum vatandaşların iş yerlerini silahla tarayan bu azgınların  içinde, Apo’nun ekibi de vardı. Nitekim, Disk Genel sekreteri olan Fehmi Işıkların CHP’den milletvekili oluşunu, onunla birlikte Leyla Zana’yı tanıdık.  Ayni yıllarda 1 Mayıs olayını yaşadık. 1 Mayıs’ı işçi bayramı etmek zorunda kalan bu hükümetin hiç eski defter karıştırmamasını fırsat biliyorlar. Her zaman olduğu gibi, gene yanılıyorlar. Ergenekon olayı bunların yıllardan beri oynadıkları yutturmaca oyununun bir sonu olacaktır. Daha esas varılması gereken yerlere varılmış değil.
Mesela; Mecliste red edilen bir tezkere konusu vardır. Bu tezkere için aynen bu günkü gibi bir çok kuruluş yeni kurulmuş hükümeti yıkmak için birleştiler. İlk olarak, Milli Güvenlik Kurulu ülkenin çok önemli meselesi olan tezkereyi gündeme bile almadı. Günün Genel Kurmay Başkanı açıkça şöyle bir yorum yaptı. Biz hükümeti zayıflatmak için tezkereye sahip çıkmadık. Umarım ülke bu yüzden ileride sıkıntı çekmez. Bu Paşamız bu gün en namuslusu görünümündedir. Onun döneminde, ihtilal hazırlığı içinde olanlara engel olduğu anlaşılıyor. Bu mahkeme olmasaydı bu paşamızın da yalnız iktidara karşı olduğunu sanacaktık. Oysa, ülkeyi yıllarca bir afetten korumuş olduğu ortaya çıktı. Ne var bunda? Adam hain değilse, ne diye millet bunu bilmesin? Kimin işine gelmiyor dürüst olmak? Buna benzer yüzlerce suale cevap veren bir mahkemenin Hakimini ve savcısını dağıtarak  tıpkı Van Rektörünü akladıkları gibi mi istiyorlar?  Sanırım artık, ordumuz bu oyunlara gelmeyecektir. Bu güne kadar yapılanların hesabını her gelen savcı ve  hakim sormak zorundadır. Hile yapanı gene kendi meslektaşları bulacaktır. Demokrasi denilen yönetim budur. İnşallah bize de gelecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.