Hadi Neyse!.

Bu haber 09 Temmuz 2019 - 0:07 'de eklendi ve 1.025 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

“Sıcaktan terler sıvak sıvak olmaya başladı vücudumuzda. Bir ter üzerine attığımız terler üzerimize yapışıyor adeta. Arada bir de esmese. Estirmese deli rüzgar. Arada bir yürüdüğümüz çizginin dışına taşıvermesek olmaz. Bunun soğuğu, sıcağı yok ya; hadi neyse?.”

 Söylenecek o kadar şey var ki aslında? Hadi neyse!. Biz uzatmayalım. Sözü uzatmamakta fayda var. Ne de olsa her şeyin bir yakışığı var. Hani söyleyiverecek olsak alıp başını gidecek. Gidecek de nereye varır bilinmez. Yolun sonu görünmüyor. Tahammül mülkü de yıkılmış. İnsanlarda da sabır kalmamış. Sen söylesen kim dinleyecek ya da dinledi diyelim nereye kadar? Hadi neyse!.

Hadi neyse diye diye buralara kadar geldik. Geldik de ne oldu. İşte söze tırpan vuramıyorsun. Akacak kan damarda durmaz misali; söylenecek illa. Akıp gidecek ağızdan. Torba değil ki büzesin dediğin, başına neler getirecek daha kim bilir? Başımızın ağrısı da hiç geçmiyor ya; hadi neyse!.

Bunca hadi neyseler arasında bir de trafik sıkıştı. Laf kalabalığı gürültü sınırını aştı. Kimse kimseyi duymuyor artık. Herkes konuşuyor. Konuşmaktan öte bağırıyor, yırtınıyor. Çocuklar oynuyor ara yerde. Bir gürültü, bir gürültü. Bağırıyorlar birbirlerine sanki arenadalar. İzledikleri onca bilgisayar oyunundan sonra kulağa o musiki gibi gelen neşeli çocuk sesleri nerede şimdi? Kavga, gürültü. Ben, ben deyip atlarına binip şahlanıyorlar adeta. Bağırtı, çığırtıdan birbirlerini duymuyorlar.

Şöyle bir sakinleşeyim, akşamüstü serinliğinde yürüyeyim diyorum. Gençler karşımda. Anlamadığım bir lisanda konuşuyorlar. Yapışık, yılışık, kış kışlı cümleler ve gene benin girdabında kaybolmuş yüksek lisan. Buna bağırma, çağırma da denmez. Ne denir? Ya abi, ya abla diye başlayan hitaplar, manyak, ukala, salak ve çoğunluğu ağza alınmayacak sözler resmi geçidinde yüzüm kızarıyor. Gürültü kirliliğine bir de mana kirliliği ekleniyor. Arada bir ben gibi kalmış, siyah zemine beyaz nokta misali güzel sözler de kulağımıza gelmiyor değil ama?. Hadi neyse!..

Şehre doğru yürüyeyim diyorum. Tanıdık eş dost denk geliriz, selamlaşırız, hasbihal ederiz diyorum. Ediyoruz da. Ama figüran konumuna düşüyoruz. Trafiğin keşmekeşinde. Buna bir de korna sesleri ekleniyor. Ve birbirine saldırı konumuna geçmiş, hemen köşeyi dönünce “dikkat köpek var.” levhasını hatırlatırcasına diş bileyen halihazırda bir fırsat yakaladı mı hırlayan, azarlayan, haklı haksızı ayırmadan hep haklı olan benlik kirliliğine yakalanıyoruz.

Aylin Karaca Kavşağında bir olaya şahit oldum. Yuvarlağa girerken öncelik dönüş seyrinde olan arabadadır, diye biliyorum. Bunu bir trafik polisi öğrencime de sordum. Doğruladı Allah’tan. Hadi neyse! Lafı uzatmayalım. 70 model arabasıyla seyir halinde aheste aheste giden yaşlı bir amca Marmaris yolundan hızla gelen son model bir arabası olan cici bir bir kızımızın yoluna engel oldu. Dart dart korna sesleri arasında hanım kızımız bekleyemiyor. Yaşlı amca da arabayı durdurmasın mı? Bir telaş, bir heyecan. Hanım kızımız arabadan süratle indi. Yaşına, başına bakmadan yaşlı amcaya ağzına geleni söylüyor. Ve kendi sıfatını ilan edip duruyor. “Seni gerizekalı moruk.. biiip biiip” Neyse çevredekiler ortalığı yatıştırdılar. Yaşlı amca el ayak titreye titreye arabayı çalıştırdı. Yolu açılan ama bahtının ne olacağı belirsiz hanım kızımız bastı gaza son sürat gitti.

Şimdi hanım kızımızı karşımıza alalım, nasihat edelim; diyeceğim ama işe onu yetiştirenlerden başlamak gerek. Çorap söküğü gibi sözler sıra sıra dizilecek ama hadi neyse.

Yoldan çıkmadan eve gidelim kendi köşemizde sükun edelim. Huzur bulalım. Nereye? Sıcaktan terler sıvak sıvak olmaya başladı vücudumuzda. Bir ter üzerine attığımız terler üzerimize yapışıyor adeta. Arada bir de esmese. Estirmese deli rüzgar. Arada bir yürüdüğümüz çizginin dışına taşıvermesek olmaz? Bunun soğuğu, sıcağı yok ya; hadi neyse?..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nilgün Açık Önkaş 09 Temmuz 2019 / 07:36

Hoşgörü kültürümüz yok oldu gitti malesef İsmail Hocam. Bir ben bilirim, ben doğruyum, ben haklıyım tarzı bencil yaklaşımlar… Herkes kendine yakışanı yapar, yaşlı amcaya hakaret sözleri ile haykıran kendi sıfatını ilan eden o kişi nasıl yetişti… Her şeyin başı eğitim derken yine neyi ıskaladık, yaşlıya hürmet, küçüğüne şefkat kültürümüze ne oldu…Hep haklı olduğunu düşünen benlik kirliliği tespitiniz çok yerinde bir tespit, benlik kirliliğinde boğuluyoruz…. Benlik kirliliği başlı başına bir hastalik halini aldı, empati yapamayan bir toplum haline geldik, ne oldu duyarlılığımıza insanlık öldü mü, anlamadan dinlemeden yargısız infaz anlayışı hakim oldu söylenecek çok söz var ama hadi neyse…