Osman Gürün’le Kahvaltı “Güvenilir Bilgiye İhtiyacımız Var”

Bu haber 26 Temmuz 2017 - 0:46 'de eklendi ve 1.305 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür
Önceki gün Altınkalp Restoran’da Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün düzenlediği “Basın Kahvaltısı”na katıldık.

Aynı gün yayınlanan “Osman Gürün, Deprem, Basın…” başlıklı yazımın bir yerinde “..Bilemiyorum artık bugün o kahvaltıda ne konuşulur…Yerel Yönetimlerin sorunları mı, Muğla’nın sorunları mı, siyasetin sorunları mı, engellilerin sorunları mı, yoksa basının sorunları mı?” demiştim.

Daha çok basının sorunları konuşuldu.

İyi de oldu. Muğla Basını’nın buna ihtiyacı varmış…

Tabi nereden baktığınız önemli. Kimimize göre “gazetelerin okunur hale getirilip getirilememesi”, kimimize göre de “gazetecilerin belediye otobüsünden ücretsiz yararlanıp, yararlanamamaları” sorundu!

Bir ara gözlerim Ünal Türkeş’i aradı… Uzun konuşuyor diye sıkılır, kızardık ama…

İl genelinde üç cemiyet başkanının bulunduğu kahvaltıda, sanki cemiyet başkanı Osman Gürün’dü… O gün orada sorunlara çözüm arayan O’ydu…

xx           xx           xx

Kahvaltı “24 Temmuz basında sansürün kaldırılışının 109’ncu yıldönümü” vesilesiyle düzenlenmişti.

Aydın’daki meslektaşlarımız Atatürk Anıtı’na çelenk koymuşlar. Burada Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener, basının mecrası ne olursa olsun halkın gözü kulağı olduğunu belirterek şu ifadede bulunmuş:

İster gazete sayfaları, ister internet sayfaları ister radyo ve televizyon stüdyoları olsun, gazeteciler hizmetinde olduğu halkına karşı sorumludur. Çünkü gerçek patronları halktır. Gücünü Anayasa’dan alır. Basın yasasının kendisine verdiği sorumlulukla hareket eder. Yani kamu adına görev yapar. Görev tanımı budur. Kamu adına tüm kurumları denetleme yetkisi basındadır.

Şener’in gazeteciler için “Patronları halktır” ifadesi çok hoşuma gitti…

xx           xx           xx

Denizli Gazeteciler Cemiyeti de cemiyet merkezinde anma töreni yapmış.

Bizde bir değil iki cemiyet var. Fethiye’yi de eklersek üç… Bir araya gelip bir tören yapmaları zor tabi…!!!

Denizli beni şaşırttı.

Türkiye‘nin duayen siyasetçilerinden CHP’li Adnan Keskin, basında sansürün kaldırılışının 109. yıldönümü olan 24 Temmuz‘a dair Denizli basınına yaptığı açıklamada, “OHAL Türkiye’sinde haber yapmanın terör faaliyeti olarak görüldüğü bir dönemde, basın için bayramdan söz etmek imkansız” demiş. Keskin hukukçudur… Bizde aynı zamanda basınımızın duayeni de olan iki duayen siyasetçi var; Erman Şahin ve Tufan Doğu… Onlarında söyleyecek sözleri olmalıydı… Elbette “gazeteciler” de gidip görüşlerini alabilirlerdi…

Denizli’nin valisi, büyükşehir belediye başkanı, rektörü, ilçe belediye başkanları, il başkanları, milletvekilleri, başta Denizli Barosu, Ticaret Odası ve Borsa olmak üzere adeta meslek odaları ayağa kalkmış… 24 Temmuz üzerine mesaj vermişler…

xx           xx           xx

Bizde Vali Esengül Civelek, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, CHP ve MHP İl Başkanları, AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk ve Maden İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Osman İlhan’ın mesajları dışında bir mesaj göremedim…

O gün kahvaltıda cemiyet başkanları mesajlarını meslektaşları ile paylaştılar. Fethiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Mesut Bölük Başkan Gürün’e “Bizleri ekibinizin bir parçası gördüğünüzü düşünüyoruz.” derken, Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman AkbulutBasında sansür dolaylı veya dolaysız sürüyor. Bugünü basın bayramı değil, kaynaşma günü, birlik beraberlik günü olarak kabul etmeliyiz. Basının araç olarak kullanılması mesleğe ihanettir.” dedi.

Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan, sansürün 24 Temmuz 1908’de onurlu direniş sonunda kalktığını hatırlatarak, şu ifadelerde bulundu:

Özgür ve tarafsız basının demokrasimiz için taşıdığı büyük önem, geçtiğimiz yıl 15 Temmuzda yaşadığımız darbe girişiminde açıkça ortaya çıktı. Bu önemli sınavdan alnının akıyla çıkan medya mutlaka desteklenmeli ve sektörümüzde yaşanan sorunlar çözülerek daha özgür ortamda yayıncılık yapılması sağlanmalıdır. Günümüzde de maalesef ifade özgürlüğünü engelleyen yasal kısıtlamalar vardır. Gazeteciler yazdıkları yazılar, yorumlar ve haberler nedeniyle yargılanmakta, tutuklanmakta, mahkûm olmaktadır. Bu durumun sona erdirilmesi, gazetecilerin tutuksuz yargılanması ve ülkemizde basın özgürlüğünün gerçek anlamda sağlanması gerekmektedir.

xx           xx           xx

Kahvaltıya kızım Delfin ile gitmiştim. “Baba bugün aynı zamanda Lozan Barış Antlaşmasının imzalandığı gün. Neden Lozan’dan bahseden yok” diye sorarken, Mustafa İnci de “Abi 24 Temmuz’da sansürün kalkması için kim direniş yapmış?” diye soruyordu.

Kalkıp her iki konuda söz edebilirdim. Benim yüzümden bir gerilim yaşansın istemedim!

Önceki gün aynı zamanda Türkiye‘nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanınmasını sağlayan Lozan Antlaşmasının 94. yıl dönümü idi. Son zamanlarda bir yerlerden “Lozan antlaşmasının 2023’te sona ereceği” iddiaları fısıldanıyor.

Sanki 2023’te “Sevr” gelecek! Kimse merak etmesin, Lozan’ın bitiş tarihi yok…

Sansür meselesine gelince, 24 Temmuz 1908’e kadar 32 yıl süren bir sansür söz konusu. İlk günlerde “yayınlanmasın” denilen yazıların yeri boş bırakılıp, nedeni yazılmış. Ancak bu 32 yıl süren bir direniş değil…

Tam anlamıyla hür olmasalar da yasanın kalkması ile daha özgür yayım yapan gazetelere halkın ilgisi büyük olmuş. Gazete satışları 2 katına çıkmış. Bu, özgür basına duyulan özlemin göstergesi… 24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin patlama yaptığı gündü…

Bugünde basın özgürleştikçe, patronu “halk” oldukça satışları artacaktır… İşte o zaman özlemini duyduğumuz cemiyete de kavuşuruz…

xx           xx           xx

Kahvaltıda Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanları ile birlikte Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş de vardı. Başkan Gümüş, basının sıkıntılarının farkında olduklarını belirtirken, “Basının özgür ve tarafsız olması çok önemlidir. Gazeteci yaptığı işten dolayı yargılanmamalı. Bu konuda Türkiye maalesef daha geri gidiyor. Gazetecilerin istediklerini yazdığı yarınlarda her şey daha güzel olacaktır” diye konuştu.

Kahvaltıda yaptığı uzun ve verimli konuşmada Başkan Gürün de “Yönetici ve halkın Türkiye’de en çok, güvenilir bilgiye ihtiyacı var.”, “Gazetecilik seviye kaybediyor” gibi saptamalarda bulunan Başkan Gürün, Muğla’nın bir “yerel televizyona” ve ilin tamamını ilin tamamından “yorum yapmadan” haberdar eden bir yayın organına ihtiyacı olduğunun altını çizdi.

Başkan Gürün’ün bu saptamaları ve önerileri oldukça değerli… Kahvaltının bu yanını ayrıca ele alalım…

xx           xx           xx

Başkan Gürün oldukça uzun, verimli ve yararlı konuşmasında yönetici ve halkın Türkiye’de en çok, güvenilir bilgiye ihtiyacı olduğunu, sansür, baskı, kişi ve kurumların tetikçiliğini yapan basın kuruluşlarının yaygınlaşmasının medyanın saygınlığını yitirmesine sebep olduğunu belirtirken, şu ifadelerde bulundu:

Toplumun doğru karar verebilmesi, seçilmişlerin denetlenebilmesi için gazetecilik çok önemli.

Muğla’nın haber verme mekanizmalarını her yere ulaşır hale getirmeliyiz. Bizim öncelikle kendimize ‘Gazeteciliğin tarifinde yer alan bilgilerle gazeteciler işlerini yapabiliyorlar mı?’ diye sormalıyız. Bu aşamada gazeteciliğin özgürlüğünü her zeminde dile getirmeliyiz. Çünkü gazetecilik toplumun geleceğe doğru evrilmesi ve seçilmişlerin denetlenebilmesi için önemli. Bu nedenle gazeteciliği bağımsız bir sektör haline getirmeye çalışmak hepimizin görevi olmalı. Türkiye ve Muğla’da gazetecilik GDO’lu haberlerle seviye kaybediyor. Haber tüketimi çok hızlandı. Bir çok insan haberlerin sadece başlığını okuyor. Bu nedenle gazeteciler başlık atarken biraz abartıya kaçabiliyor. Fakat yansımaların ne olacağını bilmeden yapılan haberler her şeyi etkiler. Örnek olarak geçtiğimiz günlerde çok etkili bir deprem yaşadık. Depremi çok iyi atlattık. Fakat bu haberlerin ardından turist sayısı düşüyor. Haber yaparken özellikle sonucunda yaşanacak etkilerini de düşünmeliyiz

Başkan Gürün haklı… Halen artçı haber yapan arkadaşlarımız var. Ellerine ne geçiyorsa…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
mhilmi kuran 28 Temmuz 2017 / 12:19

başkan Gürün her zaman her yerde daima bağımsız davranır