Gürün’ün Serzenişleri

Bu haber 24 Aralık 2014 - 0:40 'de eklendi ve 757 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün, üstlendiği sorumluluğun gereği olarak Menteşe İlçesinde bilgilendirme toplantısı gerçekleştiriliyor.

Aynı birlikteliğe Muğla Valisi Amir Çiçek, Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu,

Jandarma Alay Komutan vekili Albay Nejat Koparal, Menteşe Kaymakamı Zeki Aslan, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk de katılıyor.

Yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları, Büyükşehir Belediyesi Danışmanları, Daire Başkanları, Kamu Kurum Müdürleri ve çok sayıda vatandaş da katılımcılar arasında yer alıyor.

Aslında bu toplantı, gelişmeler paralelinde bilgilendirme olduğu kadar bir takım serzenişler içeren ayrıntılardan ibaretti.

Buna neden, Muğla’nın büyükşehir kapsamına alınmasıyla birlikte imkânların sınırlı, hizmet alanının çok genişlemiş olması.

Hal böyle olunca Gürün, özellikle maddi bağlamda üstesinden gelmenin zorluğundan yakınıyorsa.

Üstüne üstlük muhalif bir belediye olunca!

Denebilir ki;

Bir ülkede, hükümet paralelinde olduğu kadar muhalif belediyelerde vardır.

Hükümetlerin görevi, hiçbir ayrım gözetmeksizin belediyelere yardımcı olmaktır.

Muhalif belediye diye özellikle maddi bağlamda ayrımcılık yapmak, demokrasiyle yönetilen bir ülkede kabul edilebilir bir yaklaşım olamaz.

Doğru.

Meseleyi mantık çerçevesinden bakan her kim olursa olsun, ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin ayrımcılık yapmaması gerektiğinde birleşir.

Ne var ki burası Türkiye!

Yıllar var ki, yönetimde bulunan hükümetler, kaynak aktarımı bağlamında belediyeler arasında ayrıcalık güttü.

Kendisine yakın belediyeleri yeterince nemalandırırken, muhalif kanatta bulunan belediyelere, yasanın öngördüğü kaynak dışında destek vermedi.

İstisnalar olsa da özde durum başkası değildir.

***

İşte bu noktadan hareket eden Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün, aynı birliktelikte bakınız neler söylüyor.

Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren büyükşehir yasasının beraberinde bir takım zorluklar içerdiği ortada.

Başlangıçta 16 büyükşehir belediyesi varken, bunlara 14 tane daha eklenerek bu sayı 30 oldu.

Bunlara büyükşehir demek doğru mu? diyerek sözlerini sürdüren Gürün;

Bütün şehir olarak yeni bir yerel yönetim idari şekline sahip olduk.

Köy tüzel kişiliklerinin kapatılarak mahalle haline getirilmesinin sakıncalı olabileceğini her vesileyle dile getirdik.

Dolayısıyla 396 köy 48 belde kapatılarak tüzel kişilikleri sonlandırıldı.

13 ilçe belediye başkanlığı ve büyükşehir belediye başkanlığı ile yeni bir idari yapı kuruldu.

Görünün o ki başkan Gürün, aynı yasanın yürürlüğe girdiği süreçte olduğu gibi bugünde bir takım sakıncalar içerdiğinde diretiyordu.

Ona göre söz konusu yasa, bazı iller için erkendi.

Şayet bu yerleşim birimlerinin tüm alt yapıları tamamlanmış, gelir ve gider dengeleri arasındaki fark bugün olduğu gibi dengesizlik içermeyecek hale getirilseydi, bu iller çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşurdu.

Ama olmadı.

Kim nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da sadece nüfusuna bakıp bir kentin büyükşehir kapsamına alınması, gözlendiği gibi beraberinde sorunlar getirirdi.

Getiriyor da!

Aksi olsaydı, Büyükşehir Belediye Başkanı Gürün, bu denli serzenişler içerisinde olmazdı.

***

Konuşmasını sürdüren Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün;

Nüfusumuzun % 93’ü belediyeden hizmet bekliyor.

Eski yıllara göre artık şehirlerde yaşayan, köylerde yaşayan hemşehrilerimizin talepleri sadece elzem olan altyapı ihtiyaçları değil.

Başka talepleri de arttı.

Artmaya devam ediyor.

Elbette bu gelişim çok önemli.

Ne var ki bunları karşılayabilmek finansman ile olur.

% 93’ü belediye sınırları içerisinde yaşayan bir Türkiye için belediyelerin almış olduğu ödenek gerçekten yetersiz.

Her vesileyle öykündüğümüz AB’ne baktığımızda, aradaki uçurum açıkça görülmektedir.

***

Şimdi…

Bilmem Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün’ün yakınmalarına karşı çıkan olur mu?

Kaldı ki, aynı yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, idari ve maddi bağlamda sıkıntı çekmeyen sadece büyükşehir belediyesi değil.

Diğer ilçe merkezleri de aynı serzenişler içerisinde.

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı.

Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar ve Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve diğerleri.

Peki ne olacak?

Değil mi ki yasa yürürlükte.

Geri dönüşü mümkün değil.

Çözüm?

Bu durumda tek bir çözüm var.

Muğla’nın sahip olduğu her türlü kaynaklardan ayrılan payın artırılması.

Yani davul sizin boynunuzda, tokmak hükümetin elinde olmamalı.

Ne zaman Muğla, devlete verdiğinin karşılığını yeterince alır.

Çözüm sağlanır.

Değilse, başkan Gürün’ün serzenişleri devam eder gider.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.