Gününde Yazamadığım Yazılar…

Bu haber 26 Ekim 2018 - 1:36 'de eklendi ve 2.082 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

29 Ekim eşim İlnur‘un doğduğu gün ve aydır… Kaç yaşında sormayın!

İyi ki dünyaya gelmiş, benim eşim, kızımızın annesi olmuş….

Ekim mutluluk duyduğumuz ay…

Sadece eşimin değil, Cumhuriyet‘imizin de doğduğu ay, Ekim ayı… Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti‘ni, 95’nci yılında eşimin doğumunu kutladığım yürekle kutlarım…

Ekim aynı zamanda yitirdiklerimizle hüzünlendiğimiz aydır.

Oktay Ekinci, Nail Çakıhan ve Sıtkı Koçman… Memleketlerine iz bırakmış insanlar.

Oktay Ekinci Kars kökenli ve Balıkesir doğumlu… Sıtkı Koçman da İstanbul’lu…

İşte bazı kafalara bir türlü sokamadığımız budur… Her Muğla‘da doğan Muğla’lı ve Muğla‘ya layık olamadığı gibi, Oktay Ekinciler ve Sıtkı Koçmanlar, Nail Çakırhan‘lar ile birlikte Muğlalı olabiliyorlar… Biz onlara layık olabiliyor muyuz?

xx           xx           xx

Gazeteci dostum Nazım Alpman, Oktay Ekinci‘yi yitirdiğimiz yıl 19 Ekim 2013‘te internet medyasında çıkan yazısında şöyle demişti:

Oktay Ekinci’nin adının önüne ne yazarsanız yazın onun değerini açıklayamazsınız. Yüksek Mimar, Yazar, Gazeteci, Karikatürist, Mimar Odası Başkanı, Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı… Hepsi Oktay Ekinci adının arkasında kalırlar!

İlhan Selçuk’un Ali Sirmen’e söylediği sözler tam da Oktay Ekinci’ye uyuyor. İlhan Ağabey ‘Bak Aliciğim’ diyor:

-Yaşarken her insan kendi heykelini yontar!

Öyle… Geçenlerde bazı hemşerilerimiz Sıtkı Davut Koçman‘ın şehir merkezinde bir heykelinin, yani yontusunun dikilmesini önerdiler… Hani “Heykeli dikilecek adam” derler ya öyle…

Sıtkı Koçman, daha yaşarken hem de “Koçman Ailesi” olarak Kötekli‘de “Üniversite yerleşkesi yontusunu” dikmedi mi? Nail Çakırhan‘ın yontusu da şiirlerinde ve koskoca “Akyaka Köyü” yontusu olarak orada duruyor… Oktay Ekinci‘nin yontusu Nazım Alpman‘ın söz ettiği gibi yerlerde…

xx           xx           xx

Ülkemizin, MuğlamızınAğahan Mimarlık Ödülü” sahibi, diplomasız mimar, şair Nail Çakıhan bir Nazım Hikmet ile bir de “Kadın Telakkisi” şiirinde “.. O benim; / Kollarım, bacaklarım, dudaklarım, / Ve başımdır.. / Yavrum, anam, öz kardeşim, karım, / Hayat arkadaşımdır.” dediği, kimilerinin de altına “yoldaşımdır” sözcüğünü kondurduğu Halet Çambel ile anılır.

Halet Çambel, Atatürk‘ün arkadaşının kızı olan Halet Çambel, Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kuran, o müze kurulurken Nail Çakırhan‘ı yanında olan, Türkiye‘nin Olimpiyata giden ilk kadın sporcusudur… O‘nun için “arkeolog, korumacı, çevreci, eğitmen, dilbilimci, mimar, planlamacı, etnograf, düşünür gibi farklı bilimsel kimlikler ile tanınır.” diyen öğrencilerinden Yazar Mehmet Özdoğan hocası Halet Çambel‘i şöyle anlatır:

Çambel .. Türk akademik ortamında uluslararası açılımların simgesi olarak ünlenmiştir. Başka bir açıdan bakıldığında ise Çambel sporcu, köycülük önderi, köy öğretmenidir. Karatepe Dağları’nın ‘Halet Bacısı’ sıdır. .. Bu nedenle Halet Çambel’i Karatepe Aslantaş’ın hafiri, bir arkeolog olarak tanımlamak, O’nun bu uzun ve renkli yaşantısını sığlaştırmak olacaktır. Çambel her şeyin ötesinde Cumhuriyet’in ilkelerine, çağdaşlaşmaya yürekten inanmış bir aydındı, tüm yaşamını da bu ilkelere göre düzenlemişti. İş’i görev olarak bilmiş, bu nedenle yaptıkları ve başardıkları ile hiçbir zaman övünmemişti.

İşte bu Halet Çambel şimdi Muğla‘da 4 yıldır Nail Çakırhan‘ı ile birlikte anılıyor…

xx           xx           xx

Hamdi Yücel Gürsoy olmasaydı bu anmalar olur muydu bilmiyorum. Oysa gerek Muğla Büyükşehir Belediyesi‘nin, gerekse Ula Belediyesi‘nin onlarla ilgili yapabilecekleri o kadar çok şey var ki…

Herkes Akyaka (Köyü) girişinde Nail Çakırhan ve Halet Çambel‘in birlikte bir yontunun yapılmasını beklerken Muğla Büyükşehir Belediyemiz oraya bir “ucube gibi” havuzda kayt sörf yapan kadın yontusu kondurdu!

1916 yılında Berlin‘de doğan Halet Çambel‘i 12 Ocak 2014 tarihinde 98 yaşında kaybettik.

Nail Çakırhan, 14 Temmuz 1910 tarihinde Ula ilçesinde doğmuştur. Tam adı Nail Vahdeti Çakırhan‘dır. 10 Ekim 2008‘de kaybettik… 10 sene olmuş… Oktay Ekinci‘yi kaybedeli 5 yıl oldu…

Çambel ile Çakırhan, Akyaka Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenen programla ödüllü evinde anıldı… Kabir ziyareti ile başlayan program sanatçıların gözünden Çakırhan Evleri resim sergisi ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nce hazırlanan “Doğumunun 100. Yılında Geleneksel Mimarinin Şairi Nail V. Çakırhan” ve “Halet Çambel” fotoğraf sergisi ile devam etmiş.

Muğla’nın halk müziği ve folkloru üzerine araştırmalar gerçekleştiren, Aşık Veysel, Ruhi Su ve Ali İzzet gibi ozanlardan etkilenerek ulusal şairlerden seçtiği şiirlerden beste çalışmaları yapan Muğlalı sanatçı Hüsnü Özbilgi‘nin dinletisi ile noktalanan anma etkinliğinde, başta Hamdi Yücel Gürsoy olmak üzere dostları ve sevenleri anılarını anlatmış…

xx           xx           xx

Oktay Ekici‘yi 15 Ekim‘de anmayı unuttuk mu ne? Yoksa bir etkinlik yapıldı da ben mi göremedim… Dün gibi… O’nu sonsuzluğa uğurladığımızda, 5 yıl önce ne konuşmalar yapılmıştı… O‘nu yaşatmaktan söz edilmişti… Neyse merak etmeyin, yerel yönetimlerimiz O‘nun adını bir caddeye, bir mekana yakıştıramamış olsalar da, Mimarlarımız O‘nun adını yaşatacak etkinlik yapamamış olsalar bile o kendi beyninden, yüreğinden, ellerinden yontularında yaşamaya devam ediyor.

Ki anılmaksa, ustası Nail Çakıhan’la, Halet ablası ile O da anılıyor…

Geçtiğimiz günlerde aynı çağın insanlarından Özer Olgun‘u da yitirdik. Fethiye‘de 1977- 1980 ve 1989- 1994 yıllarında belediye başkanlığı yapan Olgun‘u da yitirdik. Demek ki her Ekim‘de O‘nu da anacağız.. “Kayaköy Barış ve Dostluk KöyüOlgun ve Ekinci‘nin ortak düşleri, hayalleriydi…

Bakalım gerçekleştirmek kime, kimlere, hangi yürekli ve güzel insana, insanlara nasip olur…

Bir de Muğlalı Mimarlar, Muğla‘dan mimarlık okumaya giden çocuklarımız için “Oktay Ekinci Mimarlık Bursu” verseler nasıl olur?

xx           xx           xx

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bugün birlikte kurulduğu üniversiteler içinde “fiziki” bakımdan en güzeli ve yerleşkesi ile en kıskandırıcısı ise bu rahmetli Sıtkı Davut Koçman sayesinde olmuştur…

Yüksek öğrenim için Muğla‘yı tercih eden gençlerimiz Koçman Ailesi sayesinde çok güzel bir yerleşkede öğrenim görebiliyorlar…

Sıtkı Koçman, vefatının 13. yılında “Koçman ailesi yontusu” olarak ardında bıraktığı yerleşkenin AKM Salonunda Muğla Vali Vekili Fethi Özdemir, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, Sıtkı Koçman Vakfı Başkanı Naci Parmaksız, rahmetlinin kızı Okşan Koçman, torunu Alan Perese, öğretim üyeleri ve öğrencilerle anıldı.

Ülkemize Muğla Emniyet Müdürü ve Adana Valisi olrak da hizmet ethmiş olan Vakıf Başkanı Parmaksız, “Üniversitemize yaptığı bağışların vergisini vererek bu alanda örnek olmuş bir isimdi. Ayrıca bugün rahmetli Koçman adına kurulmuş olan Vakıf kanalıyla da çok sayıda üniversite öğrencimize burs imkânı sağlamaya devam ediyoruz.” derken, Koçman‘ın bir çınar ağacı gibi yaşadığına dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek de şunları söyledi:

Aslında Merhum Koçman, eğitim alanına yaptığı yatırımlar ile bizlere çok önemli bir mesaj bırakmıştır. Bizler biliyoruz ki bir ülkenin kalkınmasındaki en önemli dinamik, nitelikli insan kaynağıdır. Bu bağlamda Ülkemizin ve bölgemizin ihtiyacı olan araştırmacı, üretken ve üstün nitelikli bireyler yetiştirme görevini en iyi şekilde yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti İstiklal Madalyası ve Devlet Üstün Hizmet Ödülü sahibi büyük insan Üniversitemizin Hamisi Sıtkı Davut Koçman’ın aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyorum

xx           xx           xx

Umarım Koçman gelecek yıllarda üniversite ortamında çok daha anlamlı, daha kalıcı ve kapsamlı etkinliklerle üniversitesinin öğrencilerine “rol model” olarak anılır… Yontuya gelince, bu memleketin mermercileri de Koçman gibi birer “madenci”dir. Yerleşkedeki yontusu bir şeye benzemiyor, yerleşke ve yaşamı ile orantılı bir mermer yontusunu yaptırmak da Muğla Mermerciler Derneğine yakışır.

Ruhları şad olsun…

—————————————-                                                                                               —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Hayat ancak geriye doğru baktığında anlaşılabilir, ama hep ileriye doğru yaşanır.

ÇİVİ

Dün Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile 4 Encümen Üyesi ve 6 bürokratı dün Asliye Ceza Mahkemesi’nde duruşmaya çıktılar. Gazeteciler “Neden?” diye bana soruyorlar.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

——————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
ali kökcü 26 Ekim 2018 / 10:04

DUYARLILIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER RAHMETLİ OKTAY BEY KOMŞUM’DU NURLAR İÇİNDE UYUSUN BANA GÖRE AİLESİYLE ÇOK SEVDİĞİM SAYGIDEĞER BİR İNSANDI;DUYARSIZLARA NE DİYELİM!!!

muhlis karakaya 26 Ekim 2018 / 10:33

Aman sayın özgür ”merhum sıtkı koçman’ın yerleşkedeki yontusu hiç birşeye benzemiyor” demeyin. Boyut olarak diyorsanız ayrı ama anlam olarak hatıra olarak geçmişi anlamak ve anlatmak olarak çok şey ifade ediyor.