Güney Ege Kalkınma Ajansı (2)

Bu haber 13 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.077 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Kalkınma Ajansları veya Muğla, Aydın ve Denizli illerini kapsayan “Güney Ege Kalkınma Ajansı” ne işe yarayacak?
Bana göre bu, “federasyonlaşmanın” ve dolayısıyla Türkiye’nin parçalanıp, bölünmesine değil, “yerelleşmenin” önünün açılmasına yarayacaktır.
 
xx           xx           xx
Yılardır hep “bölgesel planlamadan”,  “makro planlamadan” söz ederiz.
En son Muğla’da yaşanan su krizi bu anlamda iyi bir örnek.
Anımsanacağı gibi, Muğla’nın su sorununun çözümü için Yatağan sınırlarında su kuyusu açma girişimlerinde bulunan Muğla Belediyesi ile Yatağan’ın Bozüyük Belediyesi karşı karşıya geldi.
Üstelik bu iki belediye aynı partili; CHP’li Belediye…
Eğer Muğla’nın su konusunda makro planı olsaydı, iki belediye karşı karşıya gelir miydi? En çok yağış alan illerden biri olan Muğla, su diye kıvranır mıydı?
 
xx           xx           xx
Görünen o ki, Muğla turizmde, Aydın tarımda, Denizli tekstil de “bölgesel kalkınmanın lokomotifi” olacak.
Bunun kimseye zararı olmaz.
Kim nerede, neyi nasıl yapabileceğini bilmeye başlar…
Çünkü “Güney Ege Kalkınma Ajansı”nın 100 kişiden oluşan “Kalkınma Kurulu” bu yönde kararlar üretecek.
Aydın, Denizli, Muğla birlikte ve adil kalkınacaklar.
 
xx           xx           xx
Nitekim Denizli Valisi Yavuz Erkmen, hafta başında ajansın ilk toplantısında üç ilin birbiriyle aynı değerde olduğunu belirterek, şöyle diyor:
“Yönetim Kurulu Üyeleri olarak hepimizin görevi de bu üç ilin sorunlarını beraberce ele alıp, sorunların çözümü konusunda gerek kamu, gerek özel sektör, gerekse diğer kesimlerin herkesin gücünü birleştirmek suretiyle, projeleri uygulamak ve dolayısıyla bölgemizin kalkınmasına yardımcı olmaktır. Biz bütün vatandaşlarımızın ajansımıza birlik bütünlük içinde bakmasını, bizimde kendilerine bu birlik beraberlik içinde hizmet üreteceğimizden ve yanlarında olacağımızdan endişe etmemelerini, bize verilmiş olan kaynakların bu üç il için de en iyi şekilde kullandıracağımızdan, projeleri hazırlayıp hayata geçirme konusunda aynı şevkle çalışacağımızdan herkesin emin olmasını istiyoruz”
 
xx           xx           xx
Aslına bakarsanız, üç il arasında bu yönde dirsek temasları zaten vardı.
Buna örnek olarak Güllük’te yapılan yeni limanı gösterebiliriz. Güllük Limanı sadece Muğla için yapılmış olsaydı, oradaki yüklenici bu gün çoktan batmış olurdu. Oysa bu gün Muğla ile birlikte Denizli ve Aydın’ın ihracatçılarının birlikte kullandıkları Güllük Limanı kısa zamanda “yetersiz” olmaya başladı.
Limanın yenisi gündemde…
Önemli bir liman hizmeti geliri kaybına uğrayan İzmir Güllük’te kapasitenin arttırılmasına karşı çıkıyor. Belki oluşturacakları lobilerle kapasite artırımını engelleyeceklerdi.
Şimdi bu zor!
Çünkü “ortak haklarını” savunacak bir “Güney Ege Kalkınma Ajansı” var…
 
xx           xx           xx
Bir başka örnek de, Denizli’den yola çıkıp, Aydın ve Yatağan üzerinden Güllük Limanı’na ulaşan Türkiye’nin ilk “özel demiryolu” projesi var. Denizli eski Milletvekillerinden Aycan Çakıroğulları’nın öncülük ettiği proje, gerek Çakıroğulları’nın beklenmedik bir şekilde sağlığının bozulması ve gerekse, özel demiryolu için TBMM’nde yapılması gereken yasal düzenlemenin yapılamaması bu projenin askıya alınmasına neden oldu.
Şimdi üç ilin gücü o yasanın çıkarılmasını sağlayıp, Türkiye’nin ilk özel demiryolunun faaliyete geçmesini sağlayacaktır.
 
xx           xx           xx
Kalkınma Ajansları öyle yada böyle tartışılacaktır.
Tartışılmalı da.
Ancak olaya önyargısız, iyi niyetli yaklaşmakta yarar var.
Denizli, Muğla, Aydın bu “birliktelikle” sadece deneyimlerini paylaşsa, fikir alışverişinde bulunsa ve bir “Güney Ege Lobisi” yaratsa bu bile büyük bir kazançtır.
İnanıyorum ki, Muğla, Aydın ve Denizli “Güney Ege Kalkınma Ajansı”nın  yaratabileceği sinerji ve ‘ortak akıl’ ile alanlarında Türkiye’nin lokomotifi olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.