‘Güllük Dalyanı’nda doğal yaşam bitiyor

Bu haber 10 Ağustos 2015 - 19:16 'de eklendi ve 881 kez görüntülendi.

gullukdalyani561165156Muğla’nın ihracat limanı Güllük Limanı’nın genişletilmesi için uygulamaya konulan proje ile 50 dönümlük deniz yüzeyinin doldurulmasına tepki gösterildi. Eksik ve yanıltıcı ÇED Raporu ile halkın kandırıldığını öne süren CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ doğa katliamının durdurulması için önerge verdi. Güllük Dalyanı’nda doğal yaşamın sona ereceğine dikkat çeken Üstündağ, genişletme alanının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından “Önemli Doğa Alanı” olarak gösterilmiş olduğunu anımsatarak, “Önemli Doğa Alanını unuttunuz mu?” diye sordu.

Özcan Özgür

Muğla’nın ihracat limanı Güllük Limanı’nın genişletilmesi için uygulamaya konulan proje ile 50 dönümlük deniz yüzeyinin doldurulmasına tepki gösterildi. Eksik ve yanıltıcı ÇED Raporu ile halkın kandırıldığını öne süren CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ doğa katliamının durdurulması için önerge verdi. Güllük Dalyanı’nda doğal yaşamın sona ereceğine dikkat çeken Üstündağ, genişletme alanının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından “Önemli Doğa Alanı” olarak gösterilmiş olduğunu anımsatarak, “Önemli Doğa Alanını unuttunuz mu?” diye sordu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yanıtlanmak üzere verdiği TBMM Başkanlığı’na yazı soru önergesi veren CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ, genişletme projesi ile ilgili ÇED dosyasının 30. sayfasında, “Ülkemiz mevzuatı uyarınca korunması gerekli alanların” sayıldığını ve projenin bu alanlar içinde olmadığının belirtildiğine dikkat çekerken, “Raporda proje alanının ‘Milli Parklar’, ‘Tabiat Parkları’, ‘Tabiat Anıtları’ ve ‘Tabiat Koruma Alanları’ içinde kalmadığı söylenmiştir. Oysa burası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından, korunması gereken ‘Önemli Doğa Alanı’ statüsünde olup projenin uygulanacağı yer de bu bölge içindedir.” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Av. Akın Üstündağ Güllük Limanı’nın Genişletilmesi Projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Güllük Liman projesi ile Güllük Dalyanı ve sulak alanların zarar göreceğini, Güllük Dalyanında yakın gelecekte balık ve kuş türlerinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını iddia eden Milletvekili Üstündağ önergesinde; ÇED Başvuru Dosyasında, özellikle muğlak bırakılmış mülkiyet sorunları bulunduğuna işaret ederek, ÇED Dosyası içinde yer alan bu sözleşmenin, yeni proje ile hiç bir ilgisi bulunmadığını öne sürdü.

Muğla Milletvekili Üstündağ, kapalı bir körfez olan Güllük’te balık üreme alanı olan Dalyan’ın bu projeden etkilenme olasılığının yüksek olduğunu ve akıntıların da engellenmesinin ihtimal dahilinde bulunduğunu belirtirken, projenin denizin eko sisteminde önemli değişiklikler yapma olasılığının kuvvetli olduğunu, Semiramis Plajının yer aldığı koy ve iki ayrı bölgede daha deniz yüzeyinin doldurulacağını ve engellenmemesi halinde 50 dönümlük bir deniz yüzeyinin doldurulmuş olacağını, mevcut iskelenin ise 100 metre daha uzatılacağını kaydetti.

Söz konusu projenin ÇED dosyasında doldurmak suretiyle kazanılacak alanın belirtilmemiş olmasının dikkat çekici olduğunu ve yöre halkının kandırılmak istendiğini belirten Milletvekili Üstündağ, soru önergesinde şu görüşlere yer verdi:

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından, korunması gereken ‘Önemli Doğa Alanı’ statüsünde değerlendirilen bölgenin ÇED Başvuru dosyasında ‘Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne girmediği belirtilmekte. Buna karşılık raporda, akıntıların dolgu nedeniyle denizin doğal çevrimini engelleyebileceği, yaratacağı kirlilik vb. ile de Güllük Dalyanı’nı yok edebileceği görmezden gelindiği gibi, ilgili bilimsel kurumlar olan Oşinografi Dairesi, Üniversiteler vb. gibi kurumların hiç bir raporuna ve incelemesine yer verilmemesi dikkat çekicidir. Güllük Limanı’nın Genişletilmesi Projesi ile ilgili olarak Bakanlığınız tarafından incelemenin sürdüğünü, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ‘bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz’ şeklindeki görüşü yazılı ve görsel basında yer almıştır.”

CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ’ın Gülülk Limanı’nın genişletilmesinin sakıncaları ile ilgili verdiği soru önergesinde şu sorulara yer verildi:

“Vakıflar Genel Müdürlüğü ile şu anki limanı işleten Güllük Mandalya Turizm ve Liman Hizmetleri A.Ş. arasında, 24.01.2015 tarihinden itibaren 23 yıllık kira sözleşmesi imzalanmış ve bu belgenin ÇED Dosyası içinde var olduğu ancak bu sözleşmenin, 6.995,32 m² iskele ve 7.587,26 m²’lik dolgu alanı olmak üzere, toplamda 14.582,58 m²’lik mevcut iskele ve geri hizmet sahasını kapsadığı ancak yeni projenin, artı olarak, 49.500 m² deniz üstü dolgu alanı ile 43.000 m²’lik geri saha alanından oluştuğu görülmektedir. Yani, dosya içinde yer alan bu sözleşmenin, yeni proje ile hiç bir ilgisi bulunmadığı belirtilmektedir. Bu doğru mudur? Bu alanın, ÇED Başvuru Dosyası’nda belirtilmemesine karşın, yine mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait tepenin kazılarak denizin doldurulması ve düzlenmesi ile oluşturulacağı, burasının söz konusu şirkete kiralanması henüz gerçekleşmediği gibi, doldurulacak deniz yüzeyi devlete ait olduğundan Milli Emlak’tan da henüz izin, kiralama vb. türünden bir işlem söz konusu olamayacağı beyan edilmektedir. Bakanlığınızın bu konudaki kanaati nedir? Doldurmak suretiyle kazanılacak alanın ÇED dosyasında belirtilmediği halde proje kapsamına alınması 3621 sayılı Kıyı Kanununun 6 ıncı ve 7 inci Maddelerine aykırılık teşkil etmez mi? Özellikle özel mülkiyet oluşumu sağlaması bakımından 7 inci Maddenin 2 inci fıkrasına aykırılık oluşturmaz mı? Dosyanın 15. sayfasında deniz yapılarının kriterleri sıralanırken, “kentsel yaşam merkezlerinden uzak olması” kriterinden bahsedilmekte olup, planlanan genişleme ile, yazlık ikinci konutlara sadece birkaç-yüz metre mesafede olmasından hiç bahsedilmemektedir. Bunun yaratacağı toz, gürültü, deniz kirliliği, vb. türünden doğabilecek sıkıntılar ve çözüm önerilerine hiç değinilmemektedir. Başlı başına bu bile, bu projenin olumsuz çevresel etki değerlendirilmesinin nedeni olarak mütalaa edilemez mi? Flora-fauna konusunda yeni liman projesiyle ilgili çalışmanın henüz yapılmadığı, ancak yapılacağı belirtilmektedir. Oysa ÇED çalışmasının açıklık getirmesi gereken konuların başında gelmesi gerekirken bu konu bu çalışmada yer almamaktadır. Bu konu ile ilgili firmadan bir çalışma yapması talep edilecek midir?”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.