Güle Güle Sevgili Müftüm

Bu haber 27 Kasım 2018 - 1:10 'de eklendi ve 1.104 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Bazen bir dokunuş bir şehrin kaderini değiştirir. Veya bir kişi çıkar şehrin kaderini değiştirecek kıvılcımı çakar. Bazen bir büyüdür şehrin değişiminin sırrı… İnsanî bir büyü… Normal… Sıradan ve alabildiğine gündelik…

Çoğu zaman da birikimseldir şehirlerin değişimini etkileyen faktörler. Zaman üst üste biriktirir olguları ve bir gün bir yerde bir dokunuş büyü olur ve şehrin geleceği değişir.

Muğla değişim konusunda 1992’de üniversite ile bir değişim çizgisi yakaladı. Bu çizgi hâlâ en etkili değişim gücü.

Üniversite geldi… Akademisyen, öğrenciler, memurlar geldi…

Başlarda çok az olan (1.500 falandı galiba) öğrenci sayısı 45 binlere ulaştı; 10-15 akademisyenden 1600 akademisyene geldik. Buna 850 kadar idari personel ve hizmetliyi de ekleyin… Bu potansiyel bir şehrin değişim dinamiğini çok güçlü bir şekilde etkilemeliydi ama maalesef etkilemedi!…

Niye etkilemedi?

Birçok sebebi var ama be birkaç tanesini söyleyeyim:

Üniversitedeki bazı akademisyenler kampüs kuşu olmaktan öte hiçbir şekilde sosyal dokuya etki etme endişesi gütmediler. Bazıları “deniz-kum-güneş” büyüsü dışına çıkamadılar. Bazıları da dünyayı sadece derslik ve laboratuvardan ibaret gördüler. Şehirle irtibata geçme ve sosyal dokuya dokunma endişesi olan çok az akademisyen vardı. (Hâlâ böyle ne yazık ki.)

Şehrin sosyal dokusunun bir parçası olan akademisyenlere üniversitenin sağladığı zemin yetmiyordu. Onlar da değişik platformlarla şehre ulaşmaya çalıştılar. Çeşitli sivil toplum platformları ile gerçekleştirilen faaliyetlerle şehre bir şeyler söylemeye çalışanlar oldu.

2014 yılına kadar kendi mecralarında faaliyet gösteren akademisyenler, o yıl Saadet Hanım Konağı imkânına kavuştu.

Muğla Müftülüğü’ne o yıl atanan Abdurrahman Koçak hocamız, ilk iş olarak Saadet Hanım Konağını Diyanet Vakfına kiralattı ve orada pek çok faaliyete imkân sağladı. Biz akademisyenler 2014 Aralık ayından itibaren eğitim öğretim dönemlerinde her Çarşamba akşamı orada nitelikli sohbetler yaptık. Tarık Buğra’nın Oğlumuz hikâyesini de konuştuk; Fuzûlî’nin Su Kasidesi’ni konuştuk; Farabî’yi, Cezerî’yi de Küçük Prens’i de, şehir ve medeniyet konularını da Suriye’yi de… Ekim-Aralık, Şubat-Mayıs arası Saadet Hanım Konağının tiryakisi olmuştuk.

O günlerde sevgili müftü hocamız, Yeniköy’deki yurdu kiralayıp kız öğrencilere tahsis ettirdi. Yaklaşık 450 kızımız için bir zorluk aşılmıştı. Barınmanın problem olduğu Muğla’da 450 kişinin barınacak yer bulması, büyük bir nimetti.

Sonra Diyanet Kitap Satış Bürosunu açtı müftü hocam. Ana cadde üzerinde ve Muğla için bir prestij mekânı olarak açıldı kitap satış bürosu. 45 bin üniversite öğrencisinin olduğu şehirde bir Diyanet Kitap Satış Bürosunun olmaması, başlı başına bir eksiklikti; müftü hocamız bu eksikliği giderdi.

Müftü hocamızın Muğla’ya son hizmeti, Şâhidî Evi oldu. Sayın valimiz Amir Çiçek, canla başla o evi restore ettirdi ve sevgili müftümüz de eve sahip çıktı. Şimdi orada mahalle halkına bilgiler verilmekle beraber, 15 günde bir Mesnevi sohbeti yapıyoruz. Hem de Şâhidî’nin Gülşen-i Tevhid şerhi üzerinden bir sohbet gerçekleştiriyoruz. Yani 450 yıl sonra Şâhidî Mesnevi şerhi ile tekrar aramızda.

Abdurrahman hocamız, bu faaliyetlerden başka çok güzel faaliyetler de yaptı. Onların çoğu diyanet camiası içinde kaldı. Son projesi kampüste “Ali Rıza Hakses Kültür ve Sanat Evi” projesi idi. İnşallah gerçekleşir.

Muğla’da güzel şeyler yaptınız ve 15 Kasım günü ayrıldınız değerli hocam… Gönlünüz rahat olsun; gözünüz arkada kalmasın. İnşallah yeni gelen müftümüz Sayın İbrahim Öcüt, bayrağı bıraktığınız yerden devam ettirecektir. Bizler ve Muğla halkı size müteşekkiriz sevgili Müftüm.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nilgün Açık Önkaş 27 Kasım 2018 / 16:01

Müftümüzü tanıma şerefine eriştim, çok iyi bir insandı. Bilimsel, sosyal, insani konulara çok duyarlı idi ve Muğla için elinden geleni yaptı. Gittiğini hocanın yazısı ile öğrendim güle güle gitsin, kendisini unutmayacağız.