GÖZLER KÖR, KULAKLAR SAĞIR

Bu haber 05 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 750 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye genelinde konuşlanan kentler, dolayısıyla belediyelerle ilgili bir değerlendirme yapılıyor.
-Devletten yatırım bazında ödenek alanlar,
-Kaynakları en iyi şekilde değerlendirenler,
-Devlete vergi borcu olanlar,
-Çalışanlar sayısı,
-Nüfus artış oranı.
-Dışarıdan göç alıp almadığı.
Daha bir takım ayrıntılara yer verilse de, ana kriterler bağlamanda öncelik alan bu sorular.
                                                            ***
Her bir belediye ile ilgili istatistik rakamlarını baktığımızda, karşımıza çok çarpıcı bir tablo çıkıyor.
Bir kere değişmeyen realite, yerel yönetimlerin tamamına yakınının borçlu olduğu.
Özellikle devlete vergi borcu açısından.
Neredeyse ülke genelinde konuşlanan yerel yönetimlerden % 95’i, tabir yerindeyse borç batağında.
Anlaşılan, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere metropol kentler, devletin sırtında koca bir kambur.
Bu demektir ki bir kısım belediye başkanı sırtını hükümete dayamış.
Nasıl olsa hükümet yanlısı belediyeler ya.
Diledikleri kadar borçlanabilirlerdi.
Doğruydu yanlıştı bir yana, ülkemizde iktidar yanlısı belediyelerin aslan payını aldığı bir gerçek.
Siz hükümet olarak ne denli savunmaya geçseniz de rakamlar ortada.
Rakamlar yanıltmayacağına göre, iktidara yakın belediyeler, mutat ödeneklerin dışında belirli bir avantajın sahibi.
Aksi olsaydı, Türkiye genelinde yer alan belediyelerden, iktidar yanlısı olanlara aktarılar ödeneklerle diğerleri arasında bu denli uçurum olmazdı.
Onun için bal tutan parmağını yalar vecizesi, bu bağlamda karşılık bulan bir deyim.
                                                                      ***
Manzara bu olunca ister istemez kendi kentimiz Muğla’ya bakıyorum.
Acaba, öne sürülen istatistik bilgiler doğrultusunda görünen tablo ne?
Bunu görünce, çok hassas olduğum bir konu yeniden depreşiyor.
Özellikle, kentlerin devlete olan yükümlülüğü bağlamında.
Nasıl isyan etmezsiniz!
Yandaşlarına ayrıcalık tanımayı olağan karşılayan niceleri, yetmezmiş gibi, devletin sağladığı imkanları har vurup harman savuruyor.
Farklı ödenek almalarına karşın yine de borç yükü altında.
Birde Muğla’ya bakalım.
İl genelinde konuşlanan belediye sayısı 61.
Bunlardan 59 tanesinin devlete bir kuruş vergi borcu yok.
2 tanesi borçlu olarak görülse de alacakları fazlasıyla karşılayacak.
Şimdi, eğri oturup doğru konuşalım ve bir gerçeği hilafsız kabul edelim.
Türkiye çapında yer alan belediyeler sayısı 3225.
Şayet TBMM’ne sunulan tasarı kabul edilirse aynı belediyeler sayısı 2101’e düşürülecek.
Bunca yerleşim merkezleri içerisinde, devlete vergi olmayan belediye sayısı bir elin parmaklarını geçmez iken, Muğla’da 61 belediyeden 59’nun borçsuz olmasının bir anlamı yok mu?
Devlete olan sorumluluğun bilincindeki bir kent değil mi?
Öyleyse, yıllardır başta alt yapı hizmetleri olmak üzere ç ekilen bu sıkıntılar neden?
Sahip olduğumuz yer altı ve yer üstü kaynakların yeterince değerlendirilmediği gerçeği bir yana, ki bundan daha fazla zarar gören bizatihi devlet, bir önemli konuda neden olumsuz karar verilir, anlamak istiyoruz?
Hava kirliliğinin zaman zaman normalin üstüne çıktığı, dolayısıyla insan sağlığını tehdit eden boyuta ulaşıldığı Muğla merkez ve Yatağan ilçesinde, termik santral bacalarından çıkan su buharıyla ısınmaya DTP’nin karşı çıkması, Muğla gerçeğinin göz ardı edilmesinden başkası olamaz.
Vatandaş daha ucuza ısınabileceği gibi kirli hava ile karşı karşıya gelmeyecek olmasının engellenmesi, devlete bu denli katkı sağlayan bir il için reva değildir.
Acaba diyorum, bu konuda birilerin gözü kör kulağı sağır mı?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.