Görüntü kirliliği ne olacak?

Bu haber 15 Haziran 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.117 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Eskiden ne zaman bir yerde trafik kontrolleri yapılsa, hemen “Hükümet bütçeyi denkleştirmek için trafiği harekete geçirdi.” denirdi. Trafik kontrollerinin olma da orada kesilen para cezalarının zaten bütçe gelirleri içinde yer aldığı kanaatine sahiptik.

Bu günlerde benzer yorumlar eskisi kadar yapılmıyor.

Trafik kontrolü olmasa ne olur?

Anarşisi olur.

xx        xx        xx

İçkiye getirilen yeni düzenleme “yaşama müdahale” olarak algılandı. Bence düzenlemeyi yapanlar ne yaptıklarını da anlatamadılar!

Taksim olaylarının nedeni elbette içkiye getirilen yeni düzenleme değildi. Elbette sadece Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmek istenmesi de değildi… Ama “Yaşamıma müdahale etme” haykırışlarının nedenlerinden birinin de içki düzenlemesi olduğu aşikar…

Keşke alkollü içki şurada içilir, şu saate kadar satılır türünden kısıtlamalar getirileceğine “Yaralamalı, ölümlü sonuçlanan trafik kazalarında sürücü alkollü ise şu kadar hapis cezası uygulanır”, “Trafik kontrollerinde alkollü çıkan sürücünün ehliyeti iptal edilir. Tekrarı halinde sürekli iptal edilir.” türünden bir düzenleme getirilse kim ne derdi?

xx        xx        xx

Ben Devletin trafik cezalarından “para kazanmak” gibi bir anlayışa sahip olduğunu sanmıyorum.

Aynı devletin “gürültüden para kazanma” çabasında olduğunu da sanmıyorum. Ama geçen sene Muğla’da gürültüden gece 23:59 sonrası canlı müzik yayını yapan eğlence yerlerinden toplanan cezalarla toplam 420 bin TL para elde edilmiş.

Az bile… Biraz daha çalışılsa 1 milyon TL toplanabilirdi!

Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü açıklamalarına bakılırsa bu sene bu para kazanılabilir.

xx        xx        xx

Ama ben Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün, dolayısıyla Bakanlığı’nın para kazanmak gibi bir derdi olduğunu sanmıyorum. Olmaz da…

Bakanlık “gürültüyü engellemek” derdinde…

Bu sene Canlı müzik izni almayan işletmelere 10 bin 154 TL idari para cezası uygulanırken, belirlenmiş desibel üzerine çıkan canlı müzik yayınlarına da 2013 yılı için 20 bin 317 TL idari para cezası uygulanacak.

Bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak idari para cezası uygulanıyor. 3. tekrarından sonra işletmelere kapatma cezası uygulanıyor.

Gayet güzel…

xx        xx        xx

Maksat yerli ve yabancı turistin rahatsız edilmemesi, onların huzur içinde tatillerini geçirebilmeleri ise hiçbir mesele yok.

Ama uygulamada ifrata kaçılmasının ve haksız uygulamaların önlenmesinin önlemi ne?

Uygulama yetkisi Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde. Bir de müdürlüğün yetki devri yaptığı belediyeler var.

Yetki devri yapılan belediyelerin (Ölüdeniz, Fethiye, Ortaca, Marmaris, Armutalan, Muğla, Bodrum, Bitez, Yalıkavak” çoğu CHP’li. CHP’li belediye CHP’li işletmeyi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Adalet ve Kalkınma Partili işletmeyi görmezden gelip, idare ederse ne olacak?

Bir örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz günlerde Fethiye’nin birinci derece de Doğal SİT Alanı olan Kelebek Vadisi’nde bir konser organizasyonuna izin verilmedi.

Anlayamadım…

Orada konserden rahatsız olacak turist, turistlerin kaldığı bir tesis de yok! Organizasyon neden engellendi. Kelebekler rahatsız olmasın diye mi?

xx        xx        xx

Çevre ve Şehircilik Muğla İl Müdürü İlker Uğur tarafından yapılan açıklamada, Yönetmeliğe göre, çok hassas kullanım alanlarındaki açık ve yarı açık eğlence yerlerinde canlı müzik yayını yapılmasının yasak olduğunu belirten Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İlker Uğur, “Bu alanlarda, açık ve yarı açık eğlence yerlerinin kurulmasına izin verilmez. Bu alanlardaki mevcut açık ve yarı açık eğlence yerleri mekanlarını kapalı hale getirmek zorundadırlar.” diyor.

Kelebek Vadisi bir “çok hassas kullanım alanı”… Burada kapalı alan yaratılsaydı konsere izin verilir miydi? Ayrıca Doğal SİT Alanı’nda kapalı alana izin de verilmez!

Muğla’da Bodrum Tiyatrosu her sene önemli konserlere sahne olur. O tiyatro da bir Arkeolojik SİT… Yani bir “hassas kullanım alanı”…

O zaman orada o konserlere neden izin veriliyor?

xx        xx        xx

Benim yapılan açıklamadan anlayamadım bir nokta da şu:

Çevre ve Şehircilik Muğla İl Müdürlüğü Ölüdeniz, Fethiye, Ortaca, Marmaris, Armutalan, Muğla, Bodrum, Bitez, Yalıkavak Belediyelerine yetki devri yapmış durumda.

Dalyan, Göcek, Datça, Akyaka, Ören, Göltürkbükü, Köyceğiz, İçmeler Belediyelerine neden yetki devri yapılmadı. Bu belediyeler “güvenilir” değil mi?

Dalyan, Göcek, Datça, Akyaka, Ören, Göltürkbükü, Köyceğiz, İçmeler’de belediye yetkili olmadığına göre, Çevre ve Şehircilik Muğla İl Müdürlüğü yetkili…

Neden?

Neyse, umarız turisti kaçırmayacak gürültüsüz, patırtısız bir sezon geçirilir.

Ha sahi “görüntü kirliliği” ne oluyor?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.