GÖRKEMLİ MEZUNİYET TÖRENİNDE MESAJLAR

Bu haber 11 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.057 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hafta başında Muğla Üniversitesinin mezuniyet töreni vardı.
Sanıyorum Atatürk Stadyumu, bugüne değin böylesine muhteşem bir kalabalığa sahne olmadı.
Elbette milli bayramlarımız ve Muğlaspor’un geçmişte yaptığı birçok kritik müsabakalarda, benzer kalabalık vardı.
Ne var ki bu defa başka.
Bunda heyecan var, coşku var, umut vardı.
Üstelik sadece diploma almaya hak kazanan öğrenciler değil.
Bir çoğunun anne babası, akrabaları ve de evli olanların kucağında çocuğuyla eşleri.
Bu seremoni diğerlerinden farklı derken, vurgulamak istediğim temel noktalardan biri bu idi.
Yanı sıra, Üniversite Rektörü Prof.Dr. Şener Oktik’ten, bir yerlere mesaj içeren sözleri, üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken kelamlar.
***
Düşünün ki bizatihi rektör Oktik’in ifadesine göre 2008-2009 eğitim ve öğretim yılında mezun olanlar sayısı 3634.
Bu kalkınmakta olan bir ülke için sıradan rakam değil.
Çeşitli branşlarda üniversite eğitimi almış, tabir yerindeyse hazır asker.
Keşke ülkenin ekonomik bazda koşulları elvermiş olsa da hemen her hangi bir iş kolunda çalışmaya başlasalar.
Ama değil.
Zaten sıkıntı vardı.
Tüm dünyayı etkileyen global ekonomik krizle birlikte, daha bir zorluk çekileceği kesin.
Onun için bu sayıda üniversite mezunun vermenin mutluluğunu, aileleri ve de bu ülkenin fertleri olarak bizler doya doya yaşayamıyoruz.
Özellikle elinde diplomasıyla hayata tez elden atılmak isteyenler.
Karşılaşılan güçlükleri göz önüne alan Oktik, bu sayıda öğrenciyi mezun olmanın mutluluğu içerisinde, biraz da sitem içeren konuşmasında bakınız neler söylüyor.
Muğla üniversitesi olarak bu öğretim yılında 4634 öğrenciyi mezun etmenin sonsuz kıvancı içerisindeyiz.
23.343 mevcudu olan üniversitemiz için bu sayı asla küçümsenecek rakam değildir.
Ümit ediyorum ki önümüzdeki yıllarda artan öğrenci kontenjanı sayesinde daha fazla öğrenci mezun edeceğiz.
Her halde bir üniversitenin rektörü için daha mutlu veren olay olamazdı. Zira bu sayıda öğrenciyi hayata hazırlamak, sıradan bir çabanın sonucu değildi.
Ama diyor Oktik.
Bu sayının yeterli olduğu sanılmasın. Keşke devletin imkanları elverse de, fiziki mekanların tamamlanması yanında değişik alanlarda yapılması gereken araştırmalar için daha fazla ödenek ayrılsaydı.
O zaman Muğla Üniversitesi olarak uluslar arası düzeyde daha bir başarının sahibi öğretim kurumu olurduk.
Ama değil.
Gerek AB, gerekse OECD ülkeleri arasında araştırmaya yönelik ayrılan ödenek tutarı, oldukça gerilerde.
Kim ne derse desin, rektör Oktik’in dile getirdiği husus, sıradan bir beklenti değil.
Türkiye gibi kalkınma hamlesi içerisinde olan bir ülke adına olmazsa olmaz destek.
Hem çağdaş ülkeler düzeyinde yerimizi almalıyız prensibi kabul edilecek. Buna karşın hedefe ulaşmada gerekli materyal sağlanamasın.
Tam bir çelişki.
Rektör Oktik’in törene katılanların tamamını etkileyen bir başka açıklaması, teröre yönelik idi.
Henüz  bir sene öncesinde mezun ettikleri örenci Metehan Atmacan’ın Şırnak’ta teröre kurban gidince.
Son dönemde yeniden tırmanma eğilimi gösteren terör çok sayıda asker sivil vatandaşımızın canı ve malına kastederek, Türkiye Cumhuriyetini, birliğimizi ve dirliğimizi zafiyete uğratma çabası içerisindedir.
Muğla halkı ve üniversitem, ülkem ve insanlık adına içeride ve dışarıdaki bütün güçleri lanetlerken, teröre karşı ulusal ve uluslar arası mücadelenin ortak akıl ve tek yürekle güçlenmesi yönündeki beklentimizin altını bir kere daha çiziyorum.
Terör belasını bu şekilde lanetleyen Rektör Oktik, mezun öğrencilere yönelerek;
Sizler demokratik, laik cumhuriyetin ebedi koruyuculuğuna söz vermiş Muğla üniversite öğrencileriydiniz.
Şimdi ise mezunlarısınız.
Öğrencilik döneminizde olduğu gibi bundan sonraki hayatınızda da, hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini ve kazanımlarını, parlamenter demokrasimizi, birliğimizi ve dirliğimizi, ulusal ve manevi değerlerimizi, Atatürk ilke ve devrimlerini sıkı sık ya sarılınız.
Atatürk düşünce sistemini koruyun ve yüceltin.
Sizlerden bilgi toplumları ile yarışabilen ve onların önüne geçebilen, daha ileri ve gelişmiş Türkiye’yi yaratma hedefiyle çalışmanızı ve bu uğurda başarılarınızı bekliyoruz.
İşte bir üniversite rektörü mutlu etmenin ötesinde beklentilerin daha bir galebe çaldığı mezuniyet töreninde yaşananlar.
Keşke, böylesine bir mutluluk, beklentilerin karşılık bulmasıyla taçlansaydı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.