Gönül Kuşum Uçmak İster

Bu haber 11 Aralık 2018 - 0:48 'de eklendi ve 1.160 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için
Dost evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim”

Yunus Emre

Şu dünyaya gelmişiz garipler misali. Arkam, önüm, sağım, solum fani bir ömrün koşuşturmasında kendi hayat dairemde döner dururum. Akvaryumda halini bilmeyen balıklar gibi yüzer dururum. Okyanuslara gark olur benliğim bir damlanın sırrında çağlar dururum. Bu ne yaman çelişkidir. Şan olurum, nam olurum an gelir zelil olurum.

Şair der ki “Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden”. Vardır bir manası düşe yor bir kere. Yormam koşa koşa çıkarım inadına. Hiçbir zamana, mekana sığmaz taşarım. Oysa yokuşun sırrı şairin dediği gibi “Benimse alın yazım yokuşlarda susamak” olmalıdır. Nerede idrak, nerede mana? Her şeyi ben bilirim, ben yaparım. Olmadan olmaya dururum. Olmadan mana ne belki bir yere akma, belki de kanma. Hiç dinmeyen çığlıklar.

Bakın fırtınaları geçtik kasırgalar, hortumlar sardı etrafımızı. Kuşatılmış durumdayız benliğimizin hiç doymak bilmez, tükenmek bilmez aç gözlülüklerinin neticelerine. Koştuk, çağladık sonu gelmez hırslarımıza, gözümüz önümüzü bir türlü görmedi. Menzilsiz kaldık. Bir atımlık çalımımız kaldı hala aynı havalardayız, aynı kafalardayız.

Çocuklarımız, gençlerimiz birer suret gibi dolaşıyor, çalımlamaya kalkıyor hayatı. Manasını yitiren, heyecan nedir bilmeyen, sevgi nedir yüreğinde hissetmeyen sadece görüntü veren ve bolca anlamsız konuşma işlevini yerine getiren kalabalıklar içerisindeyiz. Kalabalıklar birer çekirge sürüsü gibi silip süpürmekte aydınlıklarımızı.

Söz ağır düşüyor, yürek dağlıyor, en sevdiğinin attığı bir gül bile yaralarken gönülleri taşlar kayalar sicim sicim atılırken her bir zerrene küfrün gayyasında boğluyorsun; farkında mısın, farkında mıyız?

Bakıyorum ahvala insan “Ben” ile cümlelerinin hiçbirinde bene dair bir şey konuşmuyor. Aynalar kırılmış, kırık aynalardan yüze yansıyan yüz parçalanmış, bak ki ne göresin. Parçalanmış, lime lime edilmiş edilmiş hayatlar, suretler.

İnsanın öznesi sırdadır. Sırrı mahremdir. Özelidir. Özel olmak insanı halis kılar. Aşkta bile sır insana değer katar, güzellik katar. Şimdi sır, mahrem diye bir şey kalmamış. Masumiyetini yitirmiş bir güzelliğin anlamı var mıdır? Her şey orta yerlerde, önüne gelen yere kusmakta insanlar.

Gönül kuşum uçmak ister uzak diyarlara

Bağlıdır her teli kanadının

Aynalı sevda sözlerine

Uzaklardadır gözü dalar gider

Hû Hû diyen dillere

Yıkılmıştır ocaklar, tütmez olmuştur

Beyhude!.. Son bir selâmı bekler turnalardan”

İ.Z

Bu girdap boğuyor beni, bu cendereden çıkmam gerek. Başımı önüme eğip içimdeki insanı mayalayan sözlere bakmam gerek. Yunus’a kulak verip aslıma rücu etmem gerek. Hakk’ın yarattığı, iman ettiğim insan hakkınca secdeye durmam gerek. Kendime gelmem gerek. Gönül kuşuma seslenmem gerek.

Derdimle tabi dertleneceğim, halimle tabi halleneceğim. Amma basamakları ağır ağır çıkarak, yokuşlarda susayarak ama özümüzdeki aşkı kendimize hedef tutarak, aslımızdaki sevda kuşunu ürkütmeden.

Yunus Emre aşık olmuş,

Maşuk’a derdinden olmuş.

Gerçek erin kapısında,

Ömrüm harcamaya geldim.”

Yunus Emre

Ömrüm beyhude çabalama, bu fani düzende harcadığın değildir aslolan kazandığındır. Tükettiğini zannettiğin aslında tamamlandığındır. Elini vermekle kaybetmezsin, çoğalırsın. Çile çekmeden, emek vermeden olgunlaşır mı meyveler. Acıyı bal eylemeden tatlanır mı? Sözümüz, özümüz güzellikse hiçbir zorluk kalmaz. Çekilen çilece mana bulur hayat. Gözyaşındadır umudun ekmeği, tuzu.

Bunca haykırış, çığlık niye? Bir kere sessizliğin sesine kulak verelim. Kendimize gelelim. Ben cümlelerinden sıyrılıp bizde toplanalım. Karanlık odalarımızdan çıkalım. Bizi karanlığa hapseden bütün zincirlerimizi kıralım. Bağımlı değiliz, aşka talibiz. Sevgiyle bağlanmalıyız hayata. Umut sözleri eksik olmamalı hayatımızda. Bir Yunus kitabı olmalı başucumuzda. Açıp açıp okumalıyız ara sıra.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.