Gökova’da “Korunan” Alanlar Arttı!

Bu haber 06 Nisan 2018 - 0:26 'de eklendi ve 1.748 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dünkü yazımda da vurguladım, CHP’lilerGökova Körfezi’ni peşkeş çektirmeyiz” diyorlar. AK PartililerKoyları CHP’li belediyelerden koruyacağız” diyorlar.

Beni de bi gülmek alıyor…

Koyların AK Partililerce peşkeş çekilmesi söz konusu mu? Hayır…

Koyların CHP’li belediyelerden korunmasını gerektiren bir durum var mı? Hayır…

Peki, olay ne? Olay geçtiğimiz hafta Hürriyet Gazetesi’nin de duyurduğu ve CHP’lilerin1. Derece Doğal SİT, yani Kesin Korunacak Hassas Alanlar daraltılmıştır” diyerek, AK PartililerinKorunan alanlar daha da arttırılmıştır” diyerek doğruladıkları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çalışması, Bakanlar Kurulu kararıyla Gökova Körfezi’nde yeni alanların imara açılmış olmasıdır…

 

xx        xx        xx

Dünkü yazımda da vurguladığım gibi, ortada bir “Gökova tartışması” yok. “Gökova atışması” var…

Demek ki erken seçim sathı mahalline girildi!

Gökova Körfezi ile ilgili ilk haberi ve yazılanları yalanlayan ilk açıklamasının ardından hızını alamayan AK Parti Milletvekili Nihat Öztürk sosyal medya hesabından şu sıralı paylaşımda bulundu:

1- 20 yıldır Muğla’nın doğal güzelliklerini sahip olduğunuz yerel yönetimler aracılığı ile ranta kurban edeceksin, Palamutbükü’nde, Mesudiye’de yeşili katledileceksin oradaki imar talanını ve o rantı görmeyeceksin sonra da kalkıp kamuoyunu yalan haberlerle kandırmaya çalışacaksın.

2- Bodrum Mumcularda 10 bin ağaç kesiliyordu. 9 bin ağacı biz kurtardık. O zaman hiç ses çıkarmayacaksın orada kesilen ağaçlar yeşil değil mi?

3- Gökova Körfezi bir cennet. Gökova Körfezi’ni imar rantından korumak bizim görevimiz. Bölgede betonlaşmaya göz yuman CHP’li yerel yönetimlerden sahip olduğumuz doğal güzellikleri koruyacağız ve bölgede betonlaşmaya ve ranta izin vermeyeceğiz.

4- Muğla ve ilçelerinde CHP’li yerel yönetimlerin son 20 yılda bölgede yaşanan çarpık yapılaşma ve rantla ilgili acilen özeleştiri yapması lazım. Biz Muğla’mızın doğal güzelliklerini halkımızın da desteği ile korumaya kararlıyız…

CHP’nin hafta başında düzenlediği kahvaltıda sadece ikinci mesaja yanıt verildi. O yanıtı dün paylaştık. Öteki mesajların yanıtı ise yok…

 

xx        xx        xx

Alyans Restaurant’taki kahvaltıda Kemal Önekli’nin “15 Eylül 2017’de nasıl mahkemeye verilir yayınlanmamış bir karar?” sorusuna da yanıt yoktu, ama Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün SİT Derecelerinin Yeniden Belirlenmesi” sürecini anlatırken cevaplandırmış olmuş.

Şehir Plancısı Ali Özden Gürbüz kardeşimizin Hürriyet’te çıkan haberi kastederek “Ve asıl önemlisi bu tip haberlerin arkasında bu koylarda yıllardır dolaşan bir avuç yat sefası süren olduğunu da hiç unutmamalıyız.” sözüne ve bu sözden hareketle mi söyledi bilmiyoruz, AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin “Entel ve danteller kahve içerken burada yaşananları bilmezler” şeklindeki tespiti de o kahvaltıda yanıtsız kalmış.

İşte bu nokta da bir soruda ben sormak isterim;

Başkan Gürün bilgilendirme sırasında “Nitelikli Doğal Koruma Alanına yönelik Akbük ve Akçapınar önerilerimiz kabul edildi.” demiş.

Akbük ile Akçapınar’ın durumu aynı mı?

Biri köy, biri koy!

Anlaşılan yarın Akbük betonlaşırsa sorumlusu belli…

 

xx        xx        xx

Gelelim şu üzerinde kıyametler kopan gelişmeye…

Başta AK Parti’nin yerel kurmayları olmak üzere kim ne derse desin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Doğal SİT Alanlarının derecelerinin değiştirilmesi ile ilgili bir çalışma yapılmış ve tamamlanan Gökova Paftası ile ilgili karar Bakanlar Kurulu kararı olarak Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

Ve hiç kimse Datça, Bozburun Yarımadaları ile Gökova kıyılarındaki köylülerin 1986’dan beri evlenecek oğluna, kızına ev yapamadığını belirtip, mağdur edebiyatı yapmadı…

Bu bölgede hiçbir zaman evlilikler kesintiye uğramamıştır.

Evlilikler devam etmiş ve evlenenlerin evi de yapılmıştır. Hatta yanına turistik işyeri de kondurulmuştur…

Gazete arşivleri yalan söylemez. Bölgede 2 bin civarında kaçak yapı var. Bunların tamamı konut ta değildir… Önemli miktarda, otel, restoran gibi tesiste bulunmaktadır!

CHP’nin avukatı değilim, ama bunun sorumlusu CHP’li belediyeler değil, hem planlama yapmayan, hem yıkımları uygulamayan dönemin İl Özel İdaresi’dir… Muğla, Büyükşehir olunca o kaçak yapılar CHP’li belediyelerin kucağında kaldı…

Bu mesele yıllarca sağlı-sollu seçim malzemesi yapıldı. Üstelik bundan, muhtemelen menfaat sağlayanlarda olmuştur. Muğla küçük yer, herkes herkesi tanır…

 

xx        xx        xx

Aslında zamanında “Koruma İmar Planları” yapılarak, bölgedeki vatandaşların konut yapmalarına imkan sağlanabilirdi. SİT kararları buna engel değildi…

Akyaka bilindiği gibi o SİT’in ve Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin göbeğinde.

O sevimli ahşap evler nasıl yapıldı?

Şimdi siyasiler şöyle diyorlar:

Şimdi Doğal SİT Alanlarında tanımlamalar değişti. Köylünün mağduriyeti giderildi…

Hiç de öyle değil. Asıl mağduriyeti giderilenler otel sahipleri, villa sahipleri olacaktır…

Oralardaki oteller, turistik tesisler köylülerin mi?!!

Bari şimdi “cezalı ruhsat” verip, Genel Bütçe’ye gelir yaratsalar!

Olay şudur;

Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile 31 paftadan oluşan Muğla`daki sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi çalışmasının 1 paftası (Gökova Paftası ) tamamen hayata geçmiş durumdadır.

 

xx        xx        xx

  1. Derece Doğal SİT Alanı. Bu yerlerde sadece ‘Rekreasyon amaçlı günübirlik tesisler’ yapılabilirdi. Bu alanın miktarı 34 bin 162 hektardı.

Yeni düzenleme ile bu alanların adı “Kesin Korunacak Hassas Alanlar” (Yapı yasağı getirilen mutlak korunması gereken alanlar) haline dönüştü.

  1. Derece Doğal SİT Alanı. Bu yerlerde Turizm yatırımı yapılabiliyordu. Ancak bölgede 2’nci Derecede korunan alan yoktu!

Yeni düzenleme ile bu alan “Nitelikli Koruma Alanları” olarak adlandırıldı. Bu alan eski 34 bin 162 hektarlık 1. Derece Doğal SİT Alanı’nda 23 bin 530 ha karada; 3 bin 449 ha denizde oluşturuldu.

Bu alan toplamda 28 bin 979 ha’lık bir alan.

Buradan yola çıkarak yeni düzenleme ile korunan alanların arttığı söylenebilir, ama o zaman da 34 bin 162 ha’lık eski 1. Derece Alan’da 28 bin 979 ha’lık bir alan eksilmesi olup olmadığı sorulacaktır.

  1. Derece Doğal SİT Alanı. Bu alanlar turizm yatırımlarının yanında konut kullanımına da açılabilen alanlardı. Miktarı bin 353 hektardı.

Yeni düzenleme ile bu alanlarda “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları” olarak adlandırıldı. Artış gözlenen bu alanlar ise, karada bin 994 ha; denizde 56 ha olarak işaretlendi.

Gerçekten de bu yeni düzenleme ile daha önce korunan toplam 36 bin 282 ha’lık alanların toplam 44 bin 21 hektara çıktığı görülüyor. Buna karşılık 1. Derecede koruma alanlarının da ciddi şekilde daraltıldığı gözden kaçmıyor…

 

xx        xx        xx

Bu mevzuda bizi ilgilendiren ise başta Akbük Koyu olmak üzere Turnalı ve Kıran Sahillerinde, Çınar’da, Akçapınar’da karada-denizde turistik tesis yapılıp yapılmayacağı?

Ha bir de son sorum olacak…

Gökova Körfezi’nin Yuvarlak Çay kadar değeri yok mu?

——————————                                                                           ——————————   

GÜNÜN SÖZÜ: Hayatın, insanın iradesini test etmek için pek çok yolu vardır, bazen hiçbir şey olmaz ya da her şey birden olur.

ÇİVİ

Büyükşehir adayları arasında adı geçen Oral Karakaya’nın Eren Sitesi’nde ofis açtığı söyleniyor. Aynı yerde CHP’nin eski Parti Meclisi Üyesi Rana Bozkurt’un ofisinin olduğunu anımsadım.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

———————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.