Gökbel; “İşçi Partisi” Dedi!

Bu haber 11 Mart 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.356 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda kaleme aldığım yazının başlığı “Yaranmak Derdimiz Yok” başlığı atmıştım. O gün 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü idi. Ben o gün kadınlarımıza dair yazmadım. Kadınlara yaranmak derdimiz olmadığından değil! Bilenler bilir, ben dünyada ve ülkemizde belirlenmiş günlerde yazı yazmayı pek sevmem.

Sürüye katılmaktan hoşlanmıyorum!

Seçime 20 günden daha az bir zaman kalmış, hala “Musa Gökbel” diyenler var…

O gün Muğla’nın açmazını, sokulduğu “çıkmaz sokağı” anlatmaya çalıştım.

Aslında o çıkmaz sokak bir önceki 07.03.2014 tarihli ve “Kadın Çiçektir, Vazoya Koyun” başlıklı yazımda bir başka türlü anlatılmıştı.

xx        xx        xx

Bu köşenin internetteki takipçileri bilirler, Ula’dan Reşat Öztepe, Kavaklıdere’den Ömer Kavas yazılarımın “müdavim yorumcusu” haline geldiler. Sizleri bilmem, ben Ömer’in yorumlarının uzunluğu dışında şikayetçi değilim!

Yaranmak Derdimiz Yok” başlıklı yazıma Reşat Öztepe, “.. köşenize kırgın olanlar olsun. İnsanlara doğru yazarlar da doğruyu yazanlar da olması gerekli olduğunu gösteriyorsunuz. Kimsenin yanında ve karşısında olmadığınızı yazılarınızla gösteriyorsunuz. .. siz yolunuza ve yazılarınıza devam etmelisiniz. Kırılganlar olabilir. .. Adaylar da (hepsi değil) partisinin oyunun arkasına sığınmıştır. Sığınmaya devam ediyorlar. Partisinin oyu ile belediyeyi kazanmak istiyorlar ve size de onun için kızıyorlar. Bırakın kızsınlar. Gönlüne sağlık, kalemine kuvvet. ..” diye yorum yapmış. Sağ olsun.

xx        xx        xx

Yerkesikli hemşerim Hüseyin Canel30 Mart mahalli seçimlerinde hangi adaya neden oy vermeliyiz?” sorusunu her bilinçli seçmenin kendisine sorması gerektiğini vurgulayıp, şu yorumda bulunmuş:
Halkın içinden çıkmayan bir aday, bizden olmayan bir aday sorunlara çözüm üretebilir mi?.. Adayın bilgisi, tecrübesi, donanımı yaşadığımız kenti yönetmeye yeterli mi? Adayların içinden hangisi dünyayı dolaşmış, görmüş, ufku geniş? Muğla için ne kadar büyük hayali var, ne kadar büyük düşünebiliyor? Daha önemlisi Muğla için devasa projeleri hayata geçirecek güce sahip mi? Kazık koysak seçerler, seçmen sürüdür, kahvehane siyaseti ile tavlarız anlayışı dilerim bu seçimde bozulur, kalitemiz bir nebze yükselir..

xx        xx        xx

Bedri Altaş adındaki okurum bizim Ömer Kavas ile yarışmış. Neredeyse yazımın uzunluğunda yorum yapmış. Hepsini buraya alamayacağım. Merak edenler 8 Mart tarihli yazımın yorumlarına bakarlar. Özetle, “Özcan bey çok haklısınız. Siz bakmayın kırılanları siz tarihe not düşüyorsunuz. Sayın Musa Gökbel Muğlalının yerelde umudu olmuştu. Bu umuda kapılanlar hala daha Musa beyden ışık bekliyorlar. Seçime 20 gün kaldı, ne yapacağız, nerede duracağız beklentisi içerisindeler. Çok karasız seçmen bulunmakta.” diyerek şöyle devam etmiş:

.. yani Özcan bey 20 gün sonrası sandıklar açılıp sonuçlar açıklanınca vay be Özcan Özgür haklıymış diyecekler, ama iş işten geçmiş olacak. Keşke elim kırılsaydı da oy vermeseydim serzenişleri Muğla semalarında yankılanacak. Sayın Musa Gökbel’den bir açıklama bekliyoruz.

xx        xx        xx

Yaranmak Derdimiz Yok” başlıklı yazımı cumartesi günü ben de şöyle noktalamıştım:

Son bir not…

Bu köşenin kırgınları bir biçimde geri döneceklerdir, ama Musa Gökbel’e kırılanlar, bir daha kendisine dönmeyeceklerdir. Gökbel’in açtığı üçüncü yolu kendisinin kapatmaya hakkı yok.

Eğer beklenen açıklamayı yapmazsa sadece üçüncü yolu değil, gençlerin, yeni Gökbellerin önünü kapatmış olacaktır!

Sayın Musa Gökbel’den aynı gün Ankara’dan yanıt geldi.

Haftalık yerel bir gazetemize verdiği röportajda, “Partisi tarafından dolandırıldığını” ifade eden Gökbel, “keşke” demedi, ama üstü kapalı biçimde hem Demokrat Parti’nin yerel kurmaylarıyla hem de başta CHP’liler olmak üzere “üçüncü yol” arayışında olanlara sitem etti.

xx        xx        xx

Gökbel telefonda öfkeliydi. Söze “Milli irade hırsızlarına oy vermeyeceğim.” diye başladı.

Bu şu demek… Demek ki Musa Gökbel önümüzdeki seçimde Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) oy vermeyecek.

Ardından “Kime oy vereceksiniz?” diye sordum. Yanıtı ilginç oldu.

Sadece Osman’a duyduğum öfkeden değil, değerli bir akademisyen ve iyi bir insan olduğuna inandığım Mansur Harmandar’a oy verebilirim. Ama sevgili hocamın adaylığına kendisinin inandığını sanmıyorum. MHP’nin adayı Mehmet Erdoğan bilgili bir arkadaş. O’nun da kendisine inandığını sanmıyorum. Ben İşçi Partisi’ne oy vereceğim.

Şaşırdım… Gökbel’in İşçi Partisi’ne (İP) oy verecek olmasına değil, İşçi Partisi’nin adayı olmadığı halde oy verecek olmasına şaşırdım!

Muğla’da İşçi Partisi’nin Büyükşehir adayının bulunmadığını öğrenince Gökbel’de şaşırdı!

xx        xx        xx

Gökbel biraz şaşkınlığı geçince, “İşçi Partisi’nin Muğla’da adayı olması gerekir diye bir kanaate sahip olmuşum demek. Muğla suskunluğunun, yüreksizliğinin mahkûmu.” diyerek şöyle devam etti:

Biz aslında üçüncü yolu yaratmak, Muğla’nın sesini yükseltmek adına 22 Aralık’ta Demokrat Parti yöneticileri ile Büyükşehir adaylığım noktasında her boyutta anlaştık. Seçimi alacağımıza benim kadar inandıklarını sanmıyorum. DP’li arkadaşlar lakayt kaldılar. Ben tek başıma mucize yaratamam. Veya ben de yürekli değilmişim.

Gökbel ardından bu hafta Muğla’da olacağını söyledi.

Yani bu gün, yarın Muğla basınının karşısına çıkacak.

İşçi Partisi’nin Muğla Büyükşehir Adayı’nın olmadığını öğrendi. Bakalım şimdi kendisinin işaretini bekleyenlere ne diyecek?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 11 Mart 2014 / 07:20

Özcan Ağabeyim;taş yeinde ağırdır sözü aklıma geldi,yazınızı okuyunca.Sayın Musa Hocayı çok iyi tanımasam da tanışırım.”Milli İrade” vurgusuna aynen ve tüm kalbimle katılıyorumSizinde katılacağınızı umuyorum,hatta hiç şüphem ve endişem yoktur.Maalesef Büyük Anadolu topraklarında Milli İradeye bsaygı da İlgi de kalmadı.GenelMerkez Sultası devam ediyor.Halkın büyükçoğunluğu biraz uyanmaya başladığını da görüyorum.Amma bu konuda “Uyandırma” konusunda senin bizat taşın altına elini değil vücudunu koyanlar çoğaldığında muğla bu işi hal edecektir diye kanaatimi taşıyorum.Eline ve gönlüne sağlık.Hasretle ve hürmetle.

Mehmet KAPLAN 11 Mart 2014 / 13:22

Sizi, “Doğru, Doğal ve Dobra olduğunuz için takip ediyoruz.” Sağlıkla kalın, beyninize sağlık.