GÖÇ YOLDA DÜZELİR -Siyasetçiler gölge düşürdü-

Bu haber 29 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 882 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

 
Biz Yörük-Türkmen geleneği insanlarının bir sözü vardır: “Göç yolda düzelir”…
Göç yolda bozulur da…
Önceki gün 5.Yörük Türkmen Kültür Şenliği etkinlikleri kapsamında Muğla ve Ege-Akdeniz yöresinden Yörüklerin son temsilcileri yaylaya göç yolculuğunu canlandırdı.
Şükürler olsun göç yolda bozulmadı… Bozulabilirdi de… Önlem alınmazsa, gelecek göçler yolda bozulabilir!
 
xx     xx     xx
Kışı Ege ve Akdeniz sahillerinde geçiren Yörüklerin yaylalara göçü “sembolik” olarak sürüyor…
Yıllar önce Karaman Beyliği’nden kalkıp göç eyleyip Muğla, Antalya, Denizli, Burdur coğrafyasına gelen ve Toroslar’daki Sarıkeçililer ile kucaklaşan Karakeçililerin ve tabi ki Sarıkeçililerin torunları hafta sonunda Muğla Yörük Obaları Derneği’nin bu günün “yaylasına” çevirdikleri Yılanlı Dağı’na göç eylediler…
Muğla Yörük Obaları Derneği’nin 5. Yörük Türkmen Kültür Şenliği’ne Türkiye’nin 16 farklı ilinde yaşayan Yörükler, Irak Türkmen Cephesi, Doğu Türkistan, Batı Trakya ve Azerbaycan’dan temsilciler de katıldı. Yörük şenliği kapsamında yaylanın farklı noktalarına kurulan 22 kıl çadırda Yörük kültürü ve yemekleri tanıtıldı. Geleneksel göç (sahilden yaylaya çıkış) gerçekleştirildi.
Her şey çok güzeldi. Ta ki milletvekilleri konuşuncaya kadar!
 
xx     xx     xx
Türk Boyları, Aşiret ve Oba şeklindeki gruplar halinde, sayıları yüz binlerle ifade edilen koyun ve keçi sürüleri ile Orta Asya’dan Anadolu’ya; Anadolu’dan da Rumeli’ye uzanmışlardır…
Osmanlı Devleti’ni kuran Ertuğrul Obası da Karakeçili Yörükleridir ve yaşadıkları yer, Kütahya, Domaniç, Söğüt bölgesidir. Türklerin tarih içindeki uzun yolculuklarının zorunlu kıldığı bir hayat tarzı vardır.
Osmanlı Devleti’nin iskân siyasetinin ana unsuru Yörüklerdir. 1356 yılından itibaren Rumeli topraklarına yerleştirdikleri Yörüklerle, bölgenin genel nüfus yapısını değiştirmişler, Balkanların, Türk ve İslam karakteri kazanmasını sağlamışlardır. Gururla ve övünçle ifade etmeliyiz ki, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’te fetihler zamanında, muhtemelen 16. yüzyıl başlarında, Konya-Karaman bölgesinden Rumeli’ye gönderilerek iskân edilen Yörüklerdendir. Ben de gururla ifade etmeliyim ki, Karaman’dan Muğla’ya gelen karakeçililerdenim…
Bu gün Türkiye’nin her yerinde, Türk kültürünü özü ve aslı ile yaşayan ve yaşatan Yörükler, Milletimizin birlik ve beraberliğinin sağlanmasında, ırksal fanatizmden ve dinsel ham yobazlıktan uzak kalarak Türklerin eşsiz hoşgörülerinin bir timsali olmuşlardır.
Ama…
 
xx     xx     xx
Yılanlı’da toplanan 20 binin üzerindeki topluluğu görüp coştuklarından mı ne sevgili milletvekillerimiz ellerine mikrofonu geçirince Yörüklerin geçmişine, yaşatılmaya çalışılan kültürüne, orada yaratılan güzelliğe gölge düşürdüler! Bunda birazda kürsüdeki Ramazan beyin basiretsizliği etkili oldu.
O gün orada mikrofonu kapan siyasiler tarafından “haklı tepkilere neden olan” 2 B uygulaması bile eleştirildi. 2 B eleştiriyi hak eden bir uygulama, ama orası yeri miydi?
Yörük ve Türkmen’ler Orta Asya’dan Anadolu’ya göçerlerken; geldikleri yerde tek tanrılı oldukları için kolaylıkla İslamiyet’i kabul ederlerken; önce Selçuklu, ardından Osmanlı Devleti’ni kurarlarken; Osmanlı’da zorunlu iskâna tabi tutuldukları gibi, Toroslara ve öteki dağlara çıkmak zorunda kalırlarken ne CHP’li, ne AK Partili, ne MHP’li ve ne de sağcı-solcu değillerdi…
Yörüklük, Türkmenlik harcımızdır. Yörük Obaları her zaman ve bu gün daha çok ihtiyaç duyduğumuz birlik, dirlik şemsiyemizdir. Ortak paydamızdır. Bu ortak paydanın, buluşmanın şenliğini “siyaset arenasına” çevirmeye, obaları “arka bahçe” haline getirmeye kalkışmaya kimsenin hakkı yok. Olmamalı…
 
xx     xx     xx
Umarım gelecek yıl 6’ncısı yapılacak Yörük Türkmen Kültür Şenliği’nde milletvekillerine, siyasilere mikrofon verilmez.. Verilmek zorunda kalınırsa da onlara konuşmalarının çerçevesi çizilir ve “Kardeşim Yörüklük üzerine sözünüz varsa konuşun.” denir!
Sayın siyasiler, çocuklarımız “Yörük kültürünü” çok değil, hiç bilmiyorlar… Keşke Pazar günü o kültürü anlatsaydınız. Oradaki 20 bin kişinin alkışını alır, takdirini kazanırdınız…
Nitekim Muğla Yörük Obaları Derneği Başkanı Orhan Akcan yaptığı konuşmada, “Vatandaşlarımıza Yörük kültürünü en iyi şekilde yaşatmak için uğraşıyoruz. Bizim amacımız kaybolmaya yüz tutmuş geleneğimizi yaşatmak. Yörük kültürü artık göçmekten ibaret değil, Yörük kültürü doğasına, atasına, bayrağına sahip çıkan bir kültür.” diyordu.
Umarım siyasiler bu amacın dışına çıkmazlar!
 
xx     xx     xx
Ben bu vesile ile Muğla Yörük Obaları Derneği Başkanı Orhan Akcan ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarını kutluyorum. Başarılı bir şenlikti… Yine bu vesile ile Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’na teşekkür ediyorum. Kendisi geçen şenliğe geldiğinde Yörük Obaları’na Yılanlı’da bir alan düzenlemesi yapacağı sözünü vermişti. Söz tutuldu. Hala yapılması gerekenlerde var, ama düzenleme güzel olmuş.
NoSpacing>Umarım Yörük Obalarına tahsis edilen bu alanda, yaz bahar aylarında deve güreşleri, boğa güreşleri, pehlivan güreşleri yapılır; burada deve ahırı, keçi ağılı ile bir “Yörük Köyü” de oluşturulup, burası her zaman keçi sütü ve peyniri ile kahvaltı yapılan yer haline gelir. Kim bilir burada kültürümüz yaşatılırken; turlarla kucaklaşıp kültürümüzü tatil tercihini Muğla’dan yana yapanlarla da paylaşırız…
NoSpacing>(29.05.2012)
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.