Göç Vakitleri

Bu haber 24 Ekim 2017 - 1:04 'de eklendi ve 1.019 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

“göç”e durdu. Karabağlar’da göçe durdu vakit..”Karabağın güzellerinin son resmi geçidi”…. Ayrılmaya değil bakmaya kıyamıyoruz..”

 

Her şehre nasip değildir aynı zamanda iki mekanlı yaşamlar. Biri şehri zaman, diğeri yayla zamanı. Muğla, Türkmen şehri olarak kurulmanın bütün hususiyetini üzerinde bir kimliğe dönüştürür. Bir vaktimizde şehirli, bir vaktimizde köylüyüzdür. Her vakitlerde de duruşundan bir şey kaybetmeden. İnsanlığa dair bütün güzellikler ruhunda, kimliğinde taşıyarak.

Bahar sonlarında göçe durur Muğlalı.. Şehirdeki evlerinin “hayat”larından Karabağlardaki “yurt”larına sefer eylerler.Karabağlar tüm güzelliğiyle kucağını açar. Göç çiçekleri taçlandırır yolları insanlarını karşılamak için. Yurtlar şenlenir. Ocaklar tüter, tarlalar sürülür. Ruha hayatın tüm canlılığıyla, diriliğiyle sükun eder güzellikler.

Yaz yağmurları ile toprak nefes alır. Rahmetin tecellisi bereket zerre zerre tüm hayata yayılır. Ulu ağaçların gölgesinde günün bütün yorgunluğu dinginleşir. Şehrin yorgunlukları atılır üzerinden. Akşam serinliğinde huzur bülbül sesleri ile taçlanır. Toprağa atılan tohumlar, ekilen fidanlar baş verdikçe rengarenk çiçekler tüm güzelliğin haşmetiyle tabloyu ölümsüzleştirir.. Yaylanın tozu baştan ayağa bütün bu güzelliklerin küçük bir semeresidir.

Yaylada insanın gözlerinde huzurun yanı sıra tarif edilmez bambaşka hasletlere aşinadır. “İnsan”ca bir şeydir, şehirde belki yitirdiğimiz farkına varamadığımız bir şey. Kendine sakladığın, sadece sana ait mutluluklar. Dinginleşir insan; tabiatın, toprağı ve de bütün canlıların içerisinde ait olduğu bir dinginlik. Yayla insanı biraz ulu bir çınardır, biraz bir buğday başağı, biraz kesikteki karatavuk, biraz da tarladaki bostan. Her şeyden biraz bir şey bulur kendine ait.

Yaylada sorumluluğu artar insanın. Toprağa, suya, damındaki malına, bağına sorumluluğu.. Hem bedenen çalışmalı hem de ruhen tamamlanmalıdır. Hayatın tüm vakitlerini beş vakit ibadetindeki gibi şevkle sorumluluklarına adamalıdır.

Çapası, yandırması, otu ayıklaması, ürünlerini zamanında toplaması ve de sulaması bir ibadet gibi yapmalıdır. Sevgisini, şevkini emeği ile taçlandırmalıdır. “Bakarsan bağ” misali hayat dengini tutturmalıdır. Döktüğün alın terince yediğinin tadı, kokladığın çiçeğin kokusu, dinlediğin müziğin zevki tat bulacaktır. Yaylada hayatın dem bulacak, tat bulacaktır.

Ve göç zamanı. Kışlıklar hazırlanmış. Biberler, patlıcanlar ve sebzeler hevenk hevenk dizilmiş, kurutulmuştur. Tarhanalıklar, bulgurluklar hazırlanmış; konserveler hazırlanmış sıra meyvelere gelmiştir. Üzümünden bilumum meyvenin pekmezi, reçeli, pestili, sucuğu, köftesi hazırlanır. Sıra kendi elinle beslediğin hayvanlarının kesimine kavurmalıklara, sucuklara gelmiştir. Bunlar yavaş yavaş yeni göçe durma vakitleridir.

Zaman sonbaharın ortaları veya sonları. Bizim için Cumhuriyet Bayramı sonrası. Şehir vakitlerine dönüş.. Yine göç çiçekleri açmış bu sefer Karabağlar seni uğurlamaya hazırlanmaktadır. Denkler kurulur. Veda zamanlarıdır. Şehirdeki komşuluk ayrı, yayladaki komşuluk ayrıdır. “Yurt”tan “hayat” a geçiş ayrı bir değişimdir ruh ikliminde..

Ben de son yıllarda göçe duramadığım yurduma vefasızlığımı anlatmaya çalışıyorum. Ulu meşe ağacına yaslıyorum sırtımı. Ona doğru kollarımı uzatıp kucaklıyorum. İçimden ne geçerse aktarıyorum. “İnsanız işte.” diyorum. Bir kuş misali duramıyoruz yerimizde. Söz içimde dolduramadığım boşluğu, yakalayamadığım huzuru senin varlığında tamamlayacağım. Göç çiçekleri, şu karağaçlar şahidim olsun. Bir gün evet, yakında bir gün sizde tamamlanacağım. Bırakın sizden ayrı düşmeyi, size bakmaya kıyamıyorum.

Yayla vakitlerinde hep tazelenir yürekler, aydınlanır gönüller. Muğla insanının gözündeki o ferahlık, o aydınlık biraz da yayla vakitlerinden yansır ruhlara.. Şehrin vakitlerine gelince o ise apayrı bir hikâye..

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Münevver Ongun 24 Ekim 2017 / 11:42

Karabağlar bir özlem, bir tutkudur her zaman. Onunla bütünleşmek için can atar insan.Bu duyguları çok güzel ifade etmişsin.Tebrikler !

Nail Ongun 24 Ekim 2017 / 11:43

Çok etkileyici. Karabağlar yaylası hakkında yazılan her şeyi seviyorum. Olaylarla duygular birbirine karışınca daha da güzel oluyor.