GİZLİ BİR DOĞA CENNETİ “GEYİK KANYONU”

Bu haber 11 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 2.361 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllar var ki bir konuya dikkat çekmek istedim.
Çektim de.
Zira, halkın daha huzurlu ve mutlu yaşamasını sağlayan koşullardan biri ülkede kendini gösteren sağlıklı ekonomidir.
Ekonomik göstergeler ne denli reel rakamlar içerdi.
Dolayısıyla vatandaşın bu konuda çok fazla müşkülatı yok.
Sağlıklı bir toplumun yarattığı ülke olarak yerimizi alırız dedim.
Ne var ki asıl olan, söz konusu reel rakamlar içeren ekonomiyi yaratabilmekti.
Hele tüm dünyayı etkisi altına alan global krizin hüküm sürdüğü süreçte.
İşte bu noktadan hareketle, ekonomiye can suyu veren her türlü potansiyelin işlerlik kazanması gerekirdi.
Bunların başında, herkesin üzerinde birleştiği turizm vardı.
Otoritelerin ifade ettiği gibi turizm, ekonominin lokomotifi durumunda olduğuna göre, turizm olgununu harekete geçirmek, olmazsa olmaz koşul idi.
Üstelik sadece belirli aylarla sınırlandırılan değil, yıl 12 ay turizm yapılabilecek şartları sağlamak gerekirdi.
Ülkemizin birçok köşesi gibi Muğla bu alanda emsallerini çok gerilerde bırakan özellikte olduğundan, devlet ve özel teşebbüs olarak hemen harekete geçmek gerekirdi.
Yıllardır deniz-kum ve güneş üçgeni etkisinde kalan turizm faaliyetleri artık yön değiştirmeye başladığı için çeşitli turizm faaliyetlerine imkan veren alternatiflere yönelmek bir yerde kaçınılmazdı.
Bunlar neler? diye baktığımızda kış sporları için ideal Sandras ve Seki Yaylası, rafting için Dalaman çayı ve Saklıkent Kanyonu başta olmak üzere daha birçok turizmi çeşitlendiren yerler karşımıza çıkar.
***
Tamam da dünyada eşi emsali görülmeyen özellik ve güzellikteki bu yerlerimizden yeterince istifade edebiliyor muyuz?
Ne yazık ki değil.
Oysa buralarla ilgili alt yapı tamamlanmış olsa, bugün elde edilen turizm gelirleri kat kat artacaktı.
Bugün ülke olarak 20 milyar dolar, Muğla adına sağlanan 8 milyar dolarlık döviz girdisini daha yukarılara çekebilirdik.
Yine de bu önemli potansiyelleri ne zaman değerlendirilip, hak ettiğimiz gelirleri sağlayacağız, bekliyoruz.
Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ın gösterdiği duyarlılık, olaya yaklaşımları istenen boyutta olsa bile, gerçek turizm girdileriyle ne zaman karşılaşırız, zaman gösterecek.
***
Turizmi çeşitlendiren alternatifler içerisinde yer alan Fethiye ilçesi Saklıkent Kanyonundan dem vururken, ona rakip olabilecek kanyonlar içerisinde biri var.
Muğla merkeze en yakın ilçelerimizden Ula sınırları içerisinde konuşlanan bir kanyonumuz, gerçekten görülmeye değer.
Ne yazık ki “Geyik Kanyonu” ismiyle bilinen Ula ilçesi Arıcılar köyü hudutları dahilinde bulunan burası, ancak şimdi ele alınıyor.
İl genel meclisinin sıcak yaklaşımları neticesi ilk planda 20 milyon YTL ödenek ayrılmış vaziyette.
Amaç, burasını turizme kazandırmak.
Dünyanın önde gelen dağcıları tarafından “gizli bir doğa cenneti” ismi verilen burası için önce sarp kayalıklara ulaşabilmek için merdiven kuruluyor, patika yollar açılıyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan İl Genel Meclis Başkanı Zeki Köylü;
Dünyada 2.bir geyik kanyonu yok.
Muğla genelinde 100 adet kanyon bulunduğunun altını çizen Köylü, her yıl bir kanyonu turizme kazandıracağız. Marmaris, Fethiye, Bodrum ve Datça turizm merkezleriyle tanınan Muğla’yı bundan böyle kanyon kenti olarak ta tanıtacağız.
Yanı sıra Arıcılar Köyü Muhtarı Mehmet Uzun’un açıklamaları, kanyonun hangi özelliklere sahip olduğunu belirtiyor.
Geyik kanyonun irili ufaklı çok sayıda şelale ve mağaralar var. Mağaralar içerisinde sarkıt ve dikitler.
Sonra diyor burada yazın en sıcak günlerinde bile içilecek kadar berrak su eksik olmaz.
Sözlerini şu şekilde bitiriyor ki kanyonun ismini nereden aldığı anlaşılıyor.
Burası geyiklerin geçit noktası.
Muhtar Uzun bu açıklamayı yaparken, istiyor ki burası daha bir tanınsın. Gerekli yatırımlar yapılarak turizmin ön plana çıkardığı yerlerden olsun.
Şimdi hani deriz ya “eğri oturup doğru konuşalım” tam zamanı.
Ülke ekonomisinin her geçen gün daha bir zorluklar içerdiği süreçte, alternatif olarak görülen gelir kaynakların başında turizm geldiğine göre, reel rakamlar içeren gelirler elde etmek için turizmi çeşitlendirerek 12 aya yaymanın yolları aranmalı.
Bu da geyik kanyonunda olduğu gibi işlerlik kazanmayı bekleyen nice yerleri el atmakla mümkündür.
Şimdi il genel meclisi, ardından bir başka kurum ve kuruluş el atarsa, bugün çekmekte olduğumuz ekonomik güçlüklerden tez elden sıyrılırız.
Aksi halde, sadece geyik kanyonu ve benzeri yerler değil bizlerde kaderimize sürükleniriz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.