Giyimde Ahlaki Boyut

Bu haber 31 Ekim 2018 - 0:59 'de eklendi ve 1.451 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Günlük yaşamda birçok şeyi sembollerle ifade eder, sembolik anlamlarıyla değerlendiririz. Çünkü ilk insandan bugüne; tanımlanamayan, anlatılamayan olay, olgu ve nesneler hep sembollerle ifade edilmektedir.

Semboller, öncelikle nesne, olay ve olgulara dair bir “anlam” ifade eder. Sembollerin ikinci fonksiyonu ise “anlatım” ile ilgilidir. Duyularla kanıtlanamayan, anlatılamayan ya da daha kısa yoldan ifade edilmek istenen şeyleri ifade etmede en büyük yardımcımız sembollerdir. Ayrıca bu semboller, kendisine yüklediğimiz anlamlar sayesinde bir “değer” ifade eder. Bu değerler ise davranış biçimlerinin oluşmasında ve kuralların belirlenmesinde topluma rehberlik eder.

Bayrağı bir bez olmaktan, Kur’an-ı Kerim’i bir kağıt demeti olmaktan, Vatan’ı bir toprak parçası olmaktan farklı kılan, millet olarak ona yüklediğimiz anlamdır. Bir bez, kağıt veya toprak, bizim için ifade ettiği sembolik anlam ile farklı bir “değer” kazanır. İnsanı bir başka canlı grubundan ayıran ve “insan” yapan da bu “değer” temelinde sürdürülen bir yaşam ve ilişkilerdir.

Konuyu nereye bağlayacağımı merak edenleri fazla bekletmeden söyleyeyim. Konuyu giyime ve “uçkur” meselesine bağlayacağım.

Giyim topluma, ortama, mesleğe, inanca, mevsime, kişiye göre değişen bir olgu. Diğer taraftan giyim sembolik anlamı olan bir olgu. Çünkü giyim tercihimiz aynı zamanda mesleğimiz, inancımız, dünya görüşümüz, ekonomik durumumuz ve kişiliğimiz ile ilgili mesajlar taşıyor.

Rahatsız edici bir giyim sorunu var; iç çamaşırı ile insan önüne çıkılması… Eskiye göre ciddi bir azalma olmakla birlikte iç çamaşırı ile denize giren, araç kullanan, balkonda oturan, hatta çarşıda pazarda olan insanlar var. Bir pazarcı, pazarda beyaz askılı atletiyle satış yapabiliyor ya da bir başkası piknik alanında, onca insanın içinde böyle oturabiliyor.

İç çamaşırı deyince hepimizin aklına alt parça geliyor. Üst parça (atlet) iç çamaşırı değil mi? Oysa alt veya üst parça fark etmez; “iç çamaşırı” adı üstünde içe giyilir.

Bu yaz pazar yerlerinde atletiyle, göbeğini sallayarak satış yapan pazarcıları kaç kişi belediyeye şikayet etti, merak ediyorum. Yoksa bu saygısız durumu toplum olarak içselleştirdik mi? Saygısızlık normal bir davranış olarak kabul edilir mi oldu?

Gelelim günümüzün yaygın bir başka giyim sorununa…

Eğitimlerimde katılımcılara “Moda nedir?” diye soruyorum. Aldığım cevaplar “kişinin kendine yakışanı giymesi” veya “güzel giyinmek” etrafında dönüyor. Oysa moda sözlüklerde “süslenme özentisi ya da değişiklik gereksinimiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik” olarak tarif ediliyor. İşin aslı şu; toplum, “moda” adıyla geçici birtakım özentilerin peşinden koşturularak tüketime zorlanıyor.

Günün modası da ünisex kıyafetler… Çok dar, kısa paçalı, düşük belli, cinsiyetsiz kıyafetler…

Özellikle salaş, dar, kısa ve düşük belli eşofmanlar günün her anında ve her ortamda giyilir oldu. Bu eşofmanların bir başka özelliği daha var: Dize kadar sallanan uçkurları…

Artık bir bazı esnaf bile işyerinde uçkuru dize kadar sallanan eşofman giyiyor. Kültür merkezinde yapılan bir tarih ve kültür programında sahne sorumlusu olarak görev yapan kişi, salaş eşofmanıyla ve dizlerine kadar uzanan uçkuruyla sahnede ileri geri koşturabiliyor.

Uçkur alt kıyafeti bele bağlamak için kullanılan bir ip veya bağ. Ancak bizim kültürümüzde uçkurun sembolik bir anlamı var. “Uçkuruna sahip olmak” diye bir kavram var.

Benim gibi düşünür müsünüz bilemem, ama dizlere kadar sallanan uçkurlar beni çok rahatsız ediyor. İnsan içine çıkarken, topluma karışırken giydiklerimize dikkat etmek zorundayız. Kapitalist sistemin bize dayattığı cinsiyetsiz kıyafetler, uçkuru ortaya dökülmüş kıyafetler sizi rahatsız etmiyor mu? Bazı itirazları duyar gibiyim: Her şey bitti de iş uçkura mı geldi?

Eyvallah; yazmayalım, konuşmayalım ve kimseye karışmayalım. Herkes istediği gibi yaşasın, giyinsin. Bu işin sonucu nereye varacak? Kültürel yozlaşmanın adım adım hayatımızın her alanını sarmasına, değerlerimizi aşındırmasına göz mü yumalım?

Herkes uçkuruna sahip olsun!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Eses 31 Ekim 2018 / 13:24

Elinize sağlık hocam eskiden okulda okurken kumaş pantolon boy uzadıgi için kısa kalirdi utana sıkıla giyer dik para olmadığı için şimdi ise kumaş pantolonlar hem dar hemde bilekten çok yukarda neymiş moda yerim böyle modayı