GEZİ PARKI OLAYLARI TURİZMİ ETKİLER Mİ?

Bu haber 12 Haziran 2013 - 10:25 'de eklendi ve 1.232 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Değişik kesimler yanında özellikle turizm çevrelerinin zihnini kurcalayan bir gelişme;
İstanbul Taksim Gezi Parkı olayları.
Değil mi ki, sadece ülkemizi değil tüm dünyanın gözü üzerinde olduğu olay haline geldi.
Tam da turizm faaliyetlerinin başladığı süreçte bir olumsuzluk olur mu?
Yani bu olaylar turizmimizi etkiler mi?
Kabul edilsin edilmesin, gezi parkı olaylarının turizmi önemli derecede etkileyeceğini sanmıyorum.
Buna neden dünyanın pek çok ülkesinde benzer olayların gözlendiği.
Hatta, turizmden nemalanan ülkelerden İspanya, İtalya ve Fransa’da da kimi zaman halk ayaklanması görüldü.
Bilhassa ekonomik göstergelerin olumsuzluklar içerdiği İspanya, bizdeki ayaklanmalar benzeri olaylarla yüz yüze geldi.
Buna karşın İspanya ekonomisinde yer eden turizm faaliyetlerinin pek fazla etkilenmediği bir realite.
Bu yüzden Taksim Gezi Parkı ile ilgili gelişmelerin Türkiye turizmini önemi derecede etkileyeceğini şahsen düşünmüyorum.
Kaldı ki ülkemizde süregelen turizm, artık pamuk ipliğine bağlı olmaktan çok öte.
Bunun anlamı, ülke turizminin belirli bir çizgiye geldiğidir.
***
Yine de aynı olayları etkileşim noktasından bakarak, bazı sektör temsilcileriyle görüşme imkanı buldum.
Dedim ki;
İstanbul Taksim Gezi Parkı olayları turizmimizi etkiler mi?
Umulan dağlara kar yağar mı?
Hiç tereddüt etmeden verdikleri cevap, hayır oldu.
Onlarda, altını çizdiğim gibi bazı ülkelerden örnekler verdiler.
Şayet bu gibi münferit olaylar turizmi etkileseydi, Akdeniz Kuşağı üzerinde bulunan ülkelerden İspanya, İtalya ve Fransa’nın yıllık turizm girdileri 30-40 milyar dolar civarında seyretmezdi.
Küçük çaplı oynamalar dışında bir etkileşim gözlenmediğine göre endişe etmeye gerek yoktur.
Bu açıklamalar karşısında mutlu olmamak elde değil.
Nasıl olmazsınız?
Turizm, ülke ekonomisine neresinden bakarsanız bakınız, yıllık 20 milyar dolar civarında girdi sağlıyor.
Dolayısıyla bu bağlamda rahat nefes almayı öngörüyorsa, turizm etkinliklerini görmemezlikten gelemezsiniz.
***
Bütün bunlara karşın, mutlak surette çözüme kavuşması gereken bir temel nokta, Gezi Parkı ile gelişmelerin tarafları memnun etmesidir.
Yani olayın, dallanıp budaklanmaması.
Bugün için bu gelişmeler turizmimizi etkilemiyor ama hiçte tasvip etmediğimiz halde olaylar çığırandan çıkarsa!
Ortak bir noktada birleşmeyip, dediğim dedik gibi bir diretme olursa, ipin ucu kaçabilir.
İşte o zaman turizmin yara almayacağı iddia edilemez.
Ve bu vebal herkese aittir.
Öyleyse şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz.
Sonradan pişman olmak yerine, istenin doğrultuda hareket edilmesi kaçınılmazdır.
***
Yaklaşık 15 gündür devam eden bu olaylarda gözden kaçırılmaması gereken bir önemli nokta, provokatörler.
Elbette önemli bir kesim bunca sürede, gezi parkının beton yığınlarıyla kaplanmasını istemediği için ayaklandı.
Rahat bir nefes almak istiyoruz dendi.
Ne var ki bu halis düşüncenin sahipleri, haklı iken haksız pozisyona düşmemek için aralarına karışan art niyetlileri dikkat etmeleri gerekirdi.
Bunların niyetinin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu açıkça gözlendiğine göre, ona göre hareket etmeliler.
Zira bunlar, sadece İstanbul değil ülkenin birçok kentinde ortalığı adeta talan ettiler.
Hal böyle olunca, siz davanızda ne denli haklı olsanız da üzerinize bir takım şüpheler çekersiniz.
Mesele bu denli açık ve seçiktir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.