“Gevenes”in adı ne olacak?!!

Bu haber 18 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 927 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Siz “açılım” diye açılıp, saçılmaya devam edin. Onlar açılan yerlerden her yere girmeye devam ediyor!..
“Açılımın” ne olduğunu bilen yok. Önce “Kürt Açılımı”, ardından “Demokratik Açılım” dendi. “Demokratik Açılımı” biliyoruz. Kürt açılımı ne oluyor? Türkiye’nin gerçekten, bu ülkede yaşayan herkes için “demokratikleşmeye” ihtiyaç var. “Kürtlerin özne olduğu” bir demokratik açılım, bu ülkeyi hepimizin özlemi, her türlü terörden arınmış “demokratikleşmeye” değil, “bölünmeye” götürür.
 
xx           xx           xx
Muğla’nın dönercilerinin çoğu Kürt. Kimsenin “Buradan yemem” dediği yok; Muğla’nın inşaat sektörü, turizm merkezlerindeki eğlence sektörünün büyük bölümü Kürtler’de.
Gidin Marmaris’e; otel sahibi, iş yeri sahibi Kürt’ten geçilmiyor; Rahmetli Turgut Özal, Kürt’tü. Hem başbakan hem de cumhurbaşkanı oldu; Bu gün “Kürtlerin partisi” olarak bilinen DTP parlamentoda; AKP Hükümeti’nin bakanlarının önemli bölümü Kürt; Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelen gençlerimiz Muğla Üniversitesi’nde rahatlıkla okuyup, istedikleri alanda meslek sahibi oluyorlar; Muğla’da büro açmış bir “Kürt Avukat” Adliye’de Muğlalıları savunuyor; Güney Doğu’nun herhangi bir ilinde değil, Muğla’da Kürt hemşerilerimiz düğün yapıyorlar. Düğünde Kürtçe çalınıp, söyleniyor. Yöresel Kürt oyunlarını oynuyorlar…
En önemlisi kız alıp, veriyoruz; akraba oluyoruz…
Ee… o zaman?!!
 
xx           xx           xx
Ben anlamıyorum. Anlayan varsa beri gelsin…
PKK terörü 15 Ağustos 1984’te Eruh baskını ile başlamıştı. Hafta sonunda Güney Doğu illeri başta, hemen her yerde 15 Ağustos’un yıldönümü kutlandı. Adana’da bir polis şehit edildi. Eruh’taki etkinlikte, 15 Ağustos 1984’te ilk şehidin verildiği Eruh baskınına  katılan terörist, o baskını anlattı.
Bu mu “Kürt açılımı”?!!
 
xx           xx           xx
Bu “Kürt Açılımı” veya “Demokratik Açılım”, Güney Doğu’da 10 yıllardır Kürt kardeşlerimizi boyunduruğu altına almış olan “feodalite”nin sona ermesini sağlayacak mı?
Aşiret düzeni ve ağalık bitecek mi?
Berder, başlık parası, kan davası gibi feodal gelenekler son bulacak mı?
Önce sorunu ortaya doğru koymak lazım…
 
xx           xx           xx
Açılımın ilk ürünü Norşin oldu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bitlis’in Güroymak ilçesini eski ismiyle ‘Norşin’ olarak andı. Bu açılımın ilk adımı olarak değerlendirildi.
Norşin, “Kürtçe” imiş, “Ermenice” imiş, Gülen hareketinin kutsalı Saidi Nursi’nin adı oradan geliyormuş. O cemaatin merkezi Norşin’miş…
Ben bu tartışmalara girmeyeceğim. Aslına bakarsanız, “Kürt açılımı”ndan da söz etmek istemezdim.
Bunlar bu köşenin konuları değil. Okurlarım bilirler, bu köşede Muğla, yani yerel konular işlenir.
Ama Cumhurbaşkanı Gül, “Norşin” deyince bu yazı şart oldu.
 
xx           xx           xx
Sanki bu ülkede sadece Kürt yerleşmelerinin adları değiştirildi… Muğla’da Karaova’nın, Pisi’nin, Leyne’nin, Gevenes’in adları neden değiştirildi bilmiyorum ama, Ortaca’da Kızılyurt Köyü’nün adı “komünizmi” çağrıştırıyor diye “Yeşilyurt” yapılmadı mı!
Elbette bu ülke demokratikleşmeli. Elbette Norşin, yine Norşin olmalı ama Kızılyurt ile birlikte… Siz eğer, sadece Kürtler için açılım yapmaya, demokratikleşmeye kalkarsanız, bu “bölücülükten” başka bir şey olmaz.
Kürdüylü, Türküyle, Lazıyla, Çerkesiyle, Alevisiyle bütün Türkiye’nin demokratikleşmeye ihtiyacı var.
Ama bu “ihtiyacın” alınıp başka yerlere götürülmesinden endişe duyanlar var.
Önce endişeler giderilmeli ve açılımın, demokratikleşmenin “öznesi” Kürtler olmamalı…
 
xx           xx           xx
Ünlü Ormancı türküsünün yakılmasına neden olan dramatik olayın yaşandığı (Yatağan’a bağlı) Gevenes Köylüleri olup bitenleri nasıl değerlendiriyorlar bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa köyün adının 1960’lı yıllarda “Çaybükü” olarak değiştirilmiş olması ve köylülerin isteğine ve İl Genel Meclisi’nde bu yönde karar alınmış olmasına rağmen, İçişleri Bakanlığı’nın köyün adının ‘Gevenes’ olarak değil ‘Geven’ olarak değiştirilmesini uygun görmüş olması.
Çünkü Türkçe’de “Gevenes” yokmuş!..
Muğla’nın ünlü türkülerinden biri de “Karaova Düğünü”dür. Türküyü sevdiğinizden Karova’yı görmeye kalkarsanız bulamazsınız. Oranın adı da yıllar oldu, “Mumcular” diye değiştirilmiş bulunuyor.
Muğla merkeze bağlı Yeşilyurt Beldesi’nin de adı eskiden “Pisi” idi. Yatağan’a bağlı Yeşilbağcılar Beldesi’nin adı da “Leyne”… Pisi, antik Pisia’dan;  Leyne ise antık Lagina’dan geliyordu.
 
xx           xx           xx
Bu ülkede başta insan hakları olmak üzere, her şeye aykırı “yanlışlar” yıllardır yapılıyor, yaşanıyor… Ama “Kürtlere” değil, herkese yapılıyor. Eğer gerçekten bir açılım yapılacaksa, bu topraklar üzerinde yaşayan herkes için yapılmalı. Unutmayalım ki, her şeye ve teröre rağmen bu ülke insanları “birlikte yaşama iradesini” ortaya koymuşlardır…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.