GERİLEME DEVRİ « Hamle Gazetesi

GERİLEME DEVRİ

Bu haber 02 Kasım 2012 - 0:00 'de eklendi ve 644 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemiz halkının en büyük tutkularından birinin futbol olduğunda en küçük şüphe yok.
Olamaz.
Rakamlar ortada.
İlişkin olarak kızlı erkekli herkes futbol tutkunu oldu çıktı.
Yapılan istatistikler bunu teyit ettiğine göre beis yok demektir.
Hal böyle iken 75 milyonluk bir ülke olmamıza karşın hala belirgin ve de kalıcı bir başarının olmaması, beraberinde tartışmalar getiriyor.
O da şu.
Gerek milli futbol takımı, gerekse kulüpler düzeyinde çok önemli yatırımlar yapıldığı halde yerinde saymamız, bir gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Futbolda gerileme devrine girildi.
İtiraza yer yok.
Kimler nasıl bir yorumun sahibi olsa da her şey ortada.
Milli futbol takımının Kore’de gerçekleştirilen Dünya Futbol Şampiyonasında elde ettiği 3.lük dışında, son yıllarda elde ettiği bir başarı yok.
Yanı sıra 2014 yılında Brezilya’da yapılacak yeni bir dünya şampiyonası için önemli bir avantajın sahibi olmadığımıza göre, ortaya sürülen iddialar gerçeklerle örtüşüyor.
Aynı şampiyona adına milli takımın önünde önemli müsabakalar olsa da şu sıra sergilediğimiz futbolla, dünya şampiyonasına katılmamız uzak bir ihtimal olarak görülüyor.
Peki nedendi?
Galatasaray’ın 2000 yılında UEFA kupasını kazanmasından sonra milli takımımız ve kulüpler, bu denli önemli yatırımlar yaptığı halde neden başarılı olamıyorlar?
Neden, uluslar arası düzeyde gerçekleştirilen şampiyonalara kendi takımlarımız yerine başka ülkelerin takımlarını izlemek zorunda kalıyoruz?
Başka ülkeler takımları yerine göğsümüz kabararak kendi takımlarımızı izlesek, daha çok mutlu olmaz mıyız?
Ama olmuyor.
Türkiye nüfusunun bırakın yarısını 3/1 den az ülkeler dahi futbolda belirli bir mesafe kat etmişken. Türkiye’nin yerinde sayması şöyle dursun geriye gitmesi, içimizi burkuyor.
***
Futbolda gerileme devrine girilmesinin nedenlerine gelince.
Bir kere sadece futbol değil spora bakış açımız çok farklı.
Her kulüp bünyesinde sporcu yetiştirmek yerine kolaycılığa kaçarak transfere yöneliyor.
Üstelik transfer edilen futbolcuların çoğunluğu başka ülkeler sporcuları oluşturuyor.
Hem de kulüpleri borç batağına sürüklercesine.
Bugün 3 büyük kulübümüz dahil süper ligde mücadele eden takımlarla birlikte daha alt kümede yer alan takımlar dahi bu yolu seçiyorsa, elbette bugünkü tablo karşımıza çıkar.
Siz takımlar olarak kendi çocuklarınızı yetiştirmek yerine dış transfere yönelirseniz, maddi bağlamda kulüpler borç batağına sürüklenir.
Kendi futbolcularımızdan oluşan milli takım da istenilen başarıyı gösteremez.
Bu nedenle tez elden yapılması gereken, küçük yaştan itibaren sporcu yetiştirmeye yönelik okullarının açılmasıdır.
Nasıl ki futbolda ileri giden ülkeler Brezilya, Arjantin, Hollanda ve Almanya başta olmak birçok ülke sporcu yetiştirmeye yönelik çok sayıda okullar aşarak bilimsel yönde çalışmalar yapılmasını sağlıyor.
Türkiye’nin bu yolda adım atması kaçınılmazdır.
Aksi halde yabancı futbolcu transferlerine yönelen kulüplerimizin her biri yakın süreçte daha bir maddi sorunlarla yüz yüze gelecektir.
Hem Milli Futbol Takımımız hem de kulüplerin aldığı sonuçlar, bunun bariz göstergesi.
Milli takımımız 2014 yılında yapılacak Dünya Futbol Şampiyonasına katılma şansını, Şampiyonlar liginde mücadele eden Galatasaray da aynı oranda şansını oranda yitirdiğine göre, kimse futbolda gerileme dönemine girdiğimizi inkara yeltenmesin.
Zaten aksi iddia edilemez.
Sarı-kırmızılı takımın işi mucizelere kaldı.
Fenerbahçe’nin bir üst tura geçmesi kesin gözüyle bakılsa da daha sonraki turlarda başarılı olması, bugünkü futboluyla zor görünüyor.
Velhasıl neresinden bakarsanız bakınız futbolumuz geçmişini arıyor.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.