GERİDE KALAN GELENEKLERİMİZ

Bu haber 16 Kasım 2013 - 9:32 'de eklendi ve 1.025 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Yörük Obaları Derneğinin öncülüğünde başlatılan bir girişim üzerine oldukça gerilere gittim.
Ben diyeyim 10 yıl, siz deyin yarım asır.
Kısaca gerçek olan, bir zamanlar hayatımızın ayrılmaz parçası olan gelenek ve göreneklerimizin birer birer kaybolduğudur.
Özellikle o yıllara tanık olanların içi burkulsa da tablo bu.
***
Aslında yeri geldiğinde kaleme aldığım bu konuyu bir kez daha gündeme getirmem boşuna değil.
Son yıllarda Muğla’nın sosyal hayatında önemli yer tutmaya başlayan Yörük Obaları Derneği, geçmişe yönelik gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak adına yeni bir adım daha atıyor.
Dernek Başkanı Orhan Akçan’ın önderliğinde yönetim kurulunda görev üstlenen üyeler, komşu ilimiz Aydın’a gider.
Amaç, bir dönemin vazgeçilmez ayakkabıları arasında yer alan “körüklü çizme” yapımını bu il hala sürdürmekte olduğu için Muğla’da da imalini sağlamaktır.
Akçan, üstlendiğim sorumluluk diyerek Aydın’lı körüklü çizme ustası Serkan Gündüz’e Muğla’da açılacak bir imalathanede çalışması teklifi götürür.
Körüklü çizme ustası Gündüz, bu teklifi kabul eder.
Dolayısıyla, imalathane için bir yer tutulur ve usta çalışmaya başlar.
Aynı imalathanenin açılmasında önemli katkı sağlayan Muğla Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün, bu girişim üzerine der ki;
Muğla, tarihi ve kültürel yapısını koruyup geleceğe taşımak isteyen bir kent olduğu için bu bağlamda önemli çalışmalar yapılmaktadır.
Önce Yörük kıyafeti diken bir esnaf istihdam edildi.
Dolayısıyla bundan böyle Aydın, Söke ve Denizli’den alınan körüklü çizmeler kendi ilimizde imal edilecek.
Bu çalışmalar Yörük kültürünü yaşatıp gelecek kuşaklara aktarılması anlamında çok önemli.
Yörük kültürünü gerçekten yaşamak ve görmek isteyen herkesi Muğla’ya davet ediyoruz.
Aslında başkan Gürün’ün, benzer konularda çok duyarlı olduğu herkesçe bilinir.
Bunun en bariz göstergesi, yıllar boyu Muğla hayatında çok önemli yer tutan “arasta bölgesi” nin restore edilmesindeki yaklaşımıdır.
Her ne kadar Muğla Valiliği bünyesindeki Hizmet Vakfı maddi olarak önemli katkılar sağlasa da belediyenin verdiği destekleri yadsımak olası değildir.
Körüklü çizme imalathanesinin açılmasında gerçekten yoğun çaba harcayan Yörük Obaları Derneği Başkanı Orhan Akçan, memnuniyetini şöyle açıklar.
Muğla Yörük-Türkmen şehridir.
Biz 2007 yılından bu yana Yörük kültürünü yaşatmak adına yurt içi ve yurt dışı çok programlara katıldık.
Buralar geçmişe özgü gelenek ve göreneklerini yaşattığına göre Muğla olarak bizde yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak zorundayız.
Kaldı ki Muğla çok farklı değerlere sahip bir il.
Etrafımızı kuşatan denizlerimiz ve emsalsiz yaylalarımız var.
Bize düşen görev, ilimize gelenlere sahip olduğumuz değerleri göstermektir.
Özellikle müzemizi gezen ziyaretçiler üretime başladığımız körüklü çizmeler olmak üzere daha bir ürünümüzü alabilir. Bu da kentimize artı bir değer katar.
Muğla sevdalısı bir dernek başkanı ancak bu tür bir açıklamada bulunabilirdi.
Asıl işi kotaracak olan Körüklü çizme ustası Serkan Gündüz’ün açıklamaları ise daha bir ayrıcalıklı.
Körüklü çizme yapımında kullandığımız Bozdoğan astarıdır. Palamutlu yağlı astardan yapılır. Tabanları köseledir. Ağaç ökçe yoktur ve kat kat köseleden yapılır. İçindeki taban astarı çift kullanılır. Dolayısıyla yazın sıcağı kışın soğuğu geçirmez. Yazın en sıcak günlerinde dahi terleme yapmaz.
***
Yöremize özgü gelenek ve göreneklerimiz sadece körüklü çizme ile sınırlı olsa.
Ya çağımıza yenik düşen diğerleri?
Hani nerede Arasta Bölgemizin simgelerinden Kunduracı, Demirci, Semerci, Kömürcü ve Bakırcı ve Kalaycı ustalarımız?
Bu arada ne yani, bu devirde aynı mesleklerle uğraşmanın anlamı var mı?
Hazır her şey elimizden altında olduktan sonra, neden bunları arayalım? denebilir.
Evet, her şey elimizin altında.
Buna itirazımız yok.
Ancak…
Sormak istiyorum.
Bütün bunlar, göz nuru döküp elimizle yapılanlar kadar sağlıklı olabilir mi?
Elbette, çağın getirdiği yeniliklerden istifade edeceğiz.
Ama, geçmişimizi simgeleyen gelenek ve göreneklerimiz arasında yer alan el sanatlarımızı da bir kenara atmamalıyız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.