GEREKSİZ ÇEKİŞME, REFERANDUM SONUCUNU ETKİLEYECEK

Bu haber 01 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 591 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

12
Eylül tarihinde yapılacak olan “yeni
anayasa değişikliği” ile ilgili referandum üzerine, birbirini takip eden
gelişmeler.

Gazete
köşelerinde yer alan yazarların kişisel düşünceleri ötesinde medya organlarına
katılan konukların yorumları.

Yanı
sıra ülkemizin bir ucundan diğerine dolaşan AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuya ilişkin açıklamaları dışında birbirine
salvolar.

Bunlara, zaman
zaman MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılması.

Aralarındaki
çekişme yetip artığı için BDP, DP, SP ve DSP genel başkanların açıklamalarına
sıra gelmiyor.

En
azından medya organlarına pek yansımıyor.

Ayrıca,
siyasi partiler dışında bir takım sendika ve odaların görüşleri.

Kabul edelim ki,
anayasada yer alan maddelerin anlatılmasından çok liderlerin birbirlerine
göndermeleri, kim ne derse desin halkı etkilemektedir.

Zira, ülkemizin
temel yasasının söz konusu olduğu bir süreçte, vatandaşı aydınlatmak yerine,
kaşıkçı kavgasına tutuşmalarını izale etmek mümkün değil.

Aralarındaki
çekişme öyle bir noktaya geldi ki, vatandaşın evet ve hayır noktasında görüşünü
etkilemeyeceği söylenemez.

Yeni
anayasa değişikliğinin ne olduğu hususunda bilgi sahibi olmak isteyenler,
liderlerin çekişmesi sonucu saflarına çekildiler.

Oysa
başlangıçta hangi düşüncede olursa olsun referandum için evet ve hayır adına
farklı düşünenler, liderlerin söz düellosu üzerine,  ister istemez kendi saflarında dönmek zorunda
kaldılar.

Bunun
anlamı, Erdoğan-Kılıçdaroğlu-Bahçeli arasındaki sürtüşmenin, sonucu
etkileyeceğidir.

***

Bu
arada denebilir ki;

Ülkemiz adına
yeni anayasa değişikliği olmazsa olmaz koşul.

Değil mi ki
yıllara varan süreçte, sivil bir anayasaya özlemi içerisinde olduk.

Bu konuda
herkese görev düştüğüne göre, hiç kimse “armudun sapı üzümün çöp” demeden
meseleye sağduyuyla yaklaşmalı.

Tamam
da, liderler meseleyi bu noktaya getirdikten sonra nasıl konsensüs sağlanır
kestiremiyorum.

Aslında, 1921-1921
Anayasaları, olağanüstü şartlarda yapıldığı için kimsenin bir şey demesine pek
gerek yoktu.

Ancak…

1960 ihtilâli
sonrasında hazırlanan 1961 anayasası ile 1980 ihtilalinin doğurduğu 1982
anayasası için aynı düşüncede olmak olası değildi.

Zira bunlar ismi
üzerine bir dayatma anayasası idi.

Dolayısıyla, tam
demokratik bir ülke için bu tür temel yasa tezat teşkil ediyordu.

Öyleyse, sivil
bir anayasa kaçınılmazdı.

Aslında
herkesin arzusu bu olmasına karşın, ne hikmetse yeterli adımlar atılmadı.

Ülke yönetiminde
görev üstlenen hükümetlerden bazıları girişimde bulunmak istese de, çoğunlukla
ya meclis yeterli sayısı oluşmadı.

Ya da her seçim
öncesinde bu konuda vaatlerde bulunan partiler, iş başa düştüğünde tabir
yerindeyse yan çizdiler.

Şimdi
ise AKP hükümeti, sivil bir anayasa adına yola çıktı.

Çıktı
ya hep vurguladığımız gibi, AKP bu konuda tam bir konsensüs sağlama cihetine
gitmedi.

Onlara göre,
muhalif partiler kendilerine destek vermedi.

Muhalif kesim
ise, AKP sanki kendi anayasasını hazırlama eğiliminde olduğu için bizlere
müracaatı göstermelikti.

Derken
AKP, hazırlamış olduğu yeni anayasa taslağını 12 Eylül tarihinde halk
oylamasına sunacak.

***

Yeri
gelmişken bir önemli ayrıntının altını çiziyorum.

Başlangıçta dile
getirdiğim, şayet AKP siyasi partiler yanında sivil toplum örgütleriyle
birlikte bir takım kurum ve kuruluşların desteğini alarak işe koyulsaydı, durum
bugünkünden çok daha farklı olurdu.

Hele,
bugün olduğu gibi AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında bu denli söz
düellosu yaşanmasaydı, herkesin tasvibini alan bir anayasaya sahip olurduk.

Ne bileyim,
karşılıklı yersiz atışmalar yerine, iletişim organlarının bu denli
yangınlaştığı süreçte, halkın karşısına geçip maddeler üzerinde açıklama yapsalardı, hem bu denli maddi külfet
ortaya çıkmazdı.

Hem de zaman
kaybı olmayacağı gibi halk daha net bir şekilde neye oy vereceğini bilirdi.

Gerçi
vatandaş hiç haberdar değil demek yerinde bir görüş olmaktan uzak olsa da
bütünüyle bilgi sahibi olduğunu söylemenin mümkünü yok.

Onun
için iddia ediyorum.

Liderlerin
meydan meydan dolaşıp boy göstermeleri, hele birbirlerine ağza alınmayacak
sözler sarfetmeleri, kesinlikle sonucu etkileyecektir.

Böyle
biline.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.