GERÇEKTEN AYRIMCILIK YAPILIYOR MU?

Bu haber 04 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 568 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Oldukça uzun yıllara dayanan süreç içerisinde bir konu, dahası şüphe, sürüp gidiyor.
Acaba, geçmişten günümüze ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetler, bölgeler arasında ayrımcılık mı yaptı, yapıyor?
Asıl olan ülkenin her metrekaresi adına eşit uygulamalara yönelmek olduğu halde, gerçekten bu tür bir ayrım var mı?
Varsa, şartlar zorunlu kıldığı için mi?
Yoksa, oy avcılığı mı egemen?
***
Bu arada önemli bir ayrıntının altını çizmek istiyorum.
Söz konusu olan ayrımcılık, ne zamandır ülke gündeminden düşmeyen Türk-Kürk ayrımcılığı değil.
Bu ayrımcılık, hükümetlerin teşvik ve yatırımlar bazında bölgeler arasında farklılık gözetip gözetmediği.
***
Kimler nasıl bir görüşün sahibi olarak yorum getirse de realite, bölgeler arasında ayrımcılık yapıldığı.
Kimi zaman oldu iş başındaki hükümetler, bazı bölgeler, özellikle ülkemizin doğu kesimi için seferber oldu.
Söz konusu bölgeler adına yapılan geri bırakılmışlık edebiyatının! geçerli olmadığını kanıtlarcasına, yatırımlar bu yöne kaydırıldı.
Dolayısıyla Cumhuriyet tarihi boyunca iş başındaki hükümetlerin hangi bölgelere ne kadar yatırım yaptığı irdelendiğinde ortaya çıkan tablo, doğu bölgeleri lehinedir.
Yöre siyasileri olayı çarpıtmak adına şikayette bulunsunlar da, ortada gerçeği yansıtan rakamlar vardır.
Yine de aksini iddia ederek, ülkemizin batısı ile doğusu arasındaki gelişmişlik düzeyi öne sürülürse, bunda devletin katkıları kadar özel teşebbüsün girişimleri söz konusudur.
Eğer bugün, gelişmişlik noktasında bölgeler arasında bir fark varsa, bu hür teşebbüsün gayretleri sayesindedir.
Bu nedenle söz konusu iddialar her geçen gün geçerliliğini yitirmektedir.
Bugün Orta ve Doğu Anadolu Bölgesinin gelişmişlik düzeyi, daha çok geliştiği vurgulanan batı bölgelerine erişmiş durumdadır.
Hatta aynı bölgeler içerisinde konuşlanan kent merkezlerinden Kayseri, Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Erzurum illeri, ülkemizin batı kesiminde yer alan yerleşim merkezlerini geri bırakan gelişme düzeyine erişmiştir.
***
Olayın Muğla ayağını baktığımızda, bambaşka bir tablo ile karşımıza çıkıyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Orhan Kılıç, devletin hayvancılık ve balıkçılık sektörüne farklı yaklaşımlar içinde olduğunun altını çiziyor.
Orhan Kılıç, kültür balıkçılığının Muğla’da yer etmesinde öncü girişimcilerinden biri.
Bugün ülke ihracatında önemli yer tutan kültür balıkçılığının Muğla ayağında, Kılıç Ürünlerinin hatırı sayılır bir yeri vardır
Hal böyle iken devletin hayvancılık ve balıkçılığa bakış açısının nasıl farklılık gösterdiği, bölgeler arasında ayrımcılık yapıldığını bakınız nasıl açıklıyor.
Hükümet, Doğu Bölgelerimizde hayvancılığı teşvik ederken bizim bölgemizde bu tür bir eğilim içerisinde değil.
Gerekçe olarak Muğla ve çevresinde turizmin yapıldığı, dolayısıyla bu sektörün önemli girdi sağladığı gösteriliyor.
Oysa balıkçılığı teşvik etmekle birlikte, kredi limitlerinin vadeler şeklinde geri dönüşünde kolaylık gösterilmesini isterdik.
Kısaca Kılıç’ı asıl üzen nokta, doğu illerine teşvik verilirken batı illerinin bundan istifade ettirilmemesi.
Dolayısıyla hükümetin ayrımcılık yaptığını vurgulayarak, bu tür bir eğilimin ne denli yanlış olduğunda birleşiyor.
***
Eğer önemli bir sektör temsilcisi, eldeki rakamlara bakarak, devletin bölgeler arasında ayrımcılık yaptığı iddiasında bulunuyorsa, izlenen bu politikanın ne denli tehlikeli olduğu görmemezlikten gelinemez.
Ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin asli görevi, bölgeler arasında fark gözetmemek olduğu halde, AKP’nin bu tür bir yol izlemesi asla kabul edilemez.
O zaman, ister istemez halkın zihninde bir soru oluşur.
Acaba hükümet, daha bir oy aldığı bölgelere mi yardımcı oluyor?
Ne yazık ki bu tablo karşısında farklı düşünmek olası değil.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.