Geniş Zamanlarda

Bu haber 07 Mart 2017 - 0:12 'de eklendi ve 701 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar

Zaman sanki bir rüzgâr ve bir su gibi aksın
Sen gözlerimde bir renk kulaklarımda bir ses
Ve içimde bir nefes olarak kalacaksın”

Enis Behiç Koryürek

 

Adı yeniye çıkmış zamanları kutluyoruz, ne farkı var aslında eskinin, yeninin. Biri yaşanmışsa, geçmişte kalmışsa hiç yaşanmadı mı? Öbürü henüz yaşanabilme durumundayken hiç yaşanmayacak mı? Hepsi de yaşamaya dair değil mi? Zamanı en geniş zamanlarda yaşamalıyız. Ne geçmişte sıkışmalı, ne bugüne takılmalı, ne de gelecek de kaybolup gitmeliyiz. Geniş zamanlarda nefes almalıyız, tamamlanmalıyız. Bir yanımız eksik kalmamalı.

Zamana dair ortak paydalar üretebilmeliyiz. Benim zamanlarımda şöyleydi, diye geçmişe dönük özlem cümleleri ile daraltmamalıyız ufkumuzu. Ya da artık gün bugündür, bizim zamanımızdır; diye kesip atıp bugünün tekeline hapsolmamalıyız. Çünkü zaman dalından koparılan çiçeklere fazla yaşam hakkı tanımaz. Geniş zamanlarda bütün “Ben”ler “Biz”in sonsuz cömertliğinde buluşurlar. Birleşirler. O zaman ki hayat içimizde hakkını verdiğimiz bir nefestir.

“Ömrüm sensiz geçse de aşkın gönlümde kalsın
Gülen gözlerin bin bir teselli ile baksın.
Sen gözlerimde bir renk kulaklarımda bir ses
Ve içimde bir nefes olarak kalacaksın.”

Tık nefes geçip hızla tüketirken zamanı elimizde kalanlar ne kadar avutur bizleri? Her şeyini mazeret dağlarına yüklemiş insanların çaresizliği ile el açıp dilendiğimizde avucumuza bırakılacak gerçek bir sadakayı bulacağımızdan ne kadar emin olabiliriz? Her şeyi “ben” çukuruna gömüp tükettiğimiz zamanlarda her nefesimize emek verenler ne olacak?

Doğmak ile ölmek çizgisinde her şey istediğimiz gibi gerçekleşmeyeceğine göre insana ait hasletlerle donattığımız bütün güzellikler “biz”de tamamlandığında zaman, hükmünü gerçekleştirecektir. Hayat seçenekleri bize hiçbir zaman imkansız olanı sunmaz. Bizim kaldıramayacağımız hiçbir ağırlık sınav engeli teşkil etmez. Her insan su gibi dolacağı kap kadar hükme sahiptir.

Sıkışmış, sinmiş, yadsınmış, hapsolunmuş bir hayata ve de zamana mahkum değiliz ki. Kendi aklımızla irademiz doğrultusunda kaderimize yine kendi ayaklarımızla yol almaktayız. Ama; sen bahane ordusu kurup “yuf borusunu” üflediğin anda eyvah ki ne eyvah hiçbir şey gerçek anlamda hükmüne ulaşamaz. Oysa birazcık sabır, tamamen inanç, külliyen insan olmakla dağlar aşıp okyanuslara ulaşılır. Çile de insan için, ganimet de insan için.

Barışın, sağlığın, umudun, hayâllerin ve mutlulukların hükmünü yine “biz insanlar” belirleriz. Zamanın da hükmü yine “biz insanlar”adır. Barışa, sağlığa, umuda, hayâllere ve mutluluklara değil!.. Yüce Yaradan yaşadığımız anı ve de yaşanacak tüm zamanları önce “biz insanlar”a akıl, izan, irfan ve erdem sahibi olmayı nasip etsin ki tüm insanlar adına dilediğimiz muratlar gerçekleşsin.

Not: Bu dileklerimiz arasına bir de bu hafta sonu YGS’de ter dökecek öğrencilerimize gönüllerince gerçekleşecek, gelecek yaşamlarında hayırlara vesile olacak başarı dileklerimizi de katalım. Allah yollarını ve bahtlarını açık etsin.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.