Genelev’in Yerine Cami! « Hamle Gazetesi

Genelev’in Yerine Cami!

Bu haber 30 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 2.110 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Geçen hafta bu yazıyı kaleme aldığımda başlık böyleydi: Genelev’in Yerine Cami!

Yazıyı yazmasına yazdık ta yayınlamak mümkün olamadı. Günübirlik alanlardan çıkamadık…

Derken geçen hafta sonu internet sitelerinde ve yaygın basında Doğan Haber Ajansı imzalı “Bir bardak içki AKP’de fırtına kopardı!” başlıklı haberle karşılaştık.

Şaka gibi…

Başlığı değiştirmek istemedim değil, yazımı değiştirdim.

xx        xx        xx

Son zamanlarda en çok üzüldüğüm noktalardan biri “işin ehil ellerde olmaması”…

Şöyle bir çevrenize bakın, onları her meslekte görebilirsiniz.

Çok değil, beş on sene sonra gerçek anlamda “Muğla Mutfağımız” olabilecek mi?

Aradığımız da Muğla Köftesi, Muğla Kebabı, Muğla Halkası, Muğla Zerdesi, Muğla Kapaması, Muğla Döşü, Muğla Teletoru, Muğla Kavurması, Muğla Böreği-Pidesi (daha uzatabiliriz) bulabilecek miyiz?

Bu günlerde bile “çakmaları” ile karşı karşıyayız! Genel bir bozulma ile karşı karşıyayız.

Şaka gibi değil mi? Başlıklara bak, yazının gidişatına bak…

xx        xx        xx

Eskiden işini iyi yapanlar “Filancadan el aldım” derlerdi. Meslek erbapları ustaları ile övünürdü…

Bizim meslekte de öyle… Elbette gazetecilikte de “okullu” olmak çok önemli ve artık gerekli, ama hala kimin çırağı olduğunuz çok daha önemli…

Kimimiz Tufan Doğu’dan, kimimiz Erman Şahin’den, kimimiz bir biçimde Kazım Tokuç’tan el aldık. El verenler hadi neyse, el alanlar da giderek kelaynaklara dönüyoruz…

Sıpanın oynaması eşeği yoldan çıkarır” derler. Söz bizim meslekte de geçerli! Ustalık azalıp, kalfalık eşiği ortadan kalkarken üzülerek söylüyorum ortalık “ben oldum” diyen çıraklardan geçilmiyor! Omzunuza toslayan gazeteci… Tanımadıklarımız bile var!

xx        xx        xx

Son zamanlarda ciddi yanlışlar yapılıyor.

Büyükşehir Yasası nedeniyle İl Özel İdaresi kapanırken Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen MELSA’nın Müdürler Kurulu Başkanı olarak şirketin alacaklarının ve daha önce işlettiği günübirlik tesislerin peşine düşen Yavuz Kayı demediği halde DHA Muğla Muhabirliği yapan meslekteki genç kardeşlerimizden biri kalktı “MELSA’nın mallarının Valilik tarafından kaçırıldığı” iması yarattı.

Valilik tepki vermedi, ama Sayın Kayı bu durumdan haklı olarak büyük rahatsızlık yaşadı.

Bu genç kardeşimizi kim, nasıl uyarıp frenleyecek bilmiyorum… Kendisine el veren ustayı tanısam, ondan rica edeceğim…

O zaman “Muğla Valiliğine mal kaçırma suçlaması” veya “iddiası” başlıkları ile basına yansıyan haberi dikkat çekmişti.

Sonra “Kapatılan Genelevin Yerine Camii Yapıldı” başlıklı haberi dikkati çekti!

Ardından “Bir bardak içki AKP’de fırtına kopardı!” başlığı geldi…

Genç kardeşimiz emin adımlarla “Yılın Gazetecisi” ödülüne koşuyor…

xx        xx        xx

Genç kardeşimiz, “Kapatılan Genelevin Yerine Camii Yapıldı” başlıklı haberine “Hayırseverlerin katkılarıyla müftülük tarafından 12 yıl önce kapatılan eski genelevin yerine inşa edilen caminin açılışı Vali Mustafa Hakan Güvençer ve protokol üyeleri tarafından yapıldı. Kurdele kesiminin ardından ilk cuma namazı kılındı.” şeklinde girmiş.

Hayırseverlerin adı yok… Sanki camiyi yaptıran değil, caminin yeri önemli… Hayırseverlerin adı olmasa da Menteşe Mahallesi’nde hizmete giren caminin adı var; Rüya Camii… Henüz görmedim, ama arkadaşların anlattığına göre rüya gibi bir camiymiş. AK Parti Milletvekili Yüksel Özden’in Kıran Mahallesi’ne (Eskiden Yerkesik’e bağlı köy) yaptırdığı camiden bile güzelmiş…

Milletvekili Özden’in Camisi hizmete girdi mi bilmiyorum, ama üniversitemizin kampusu içinde temeli atılan cami üniversite ve devlet gücüne rağmen hala bitirilemedi. Gariptir “yapılsın” diye basını ve ortalığı ayağa kaldıranlarda yok ortada… (!)

xx        xx        xx

Menteşe’nin yeni mahallesi Menteşe’ye “Rüya Cami”yi kazandıran ve 9 ayda Ramazan Ayı’na yetiştiren hayırseverleri yürekten kutluyorum.

Hayırseverlerin şirketinin adı da “Rüya” imiş… Açılış töreninde şirketin yetkilisi olarak Ali Rıza Boyacı konuşma yapmış. Haberde Boyacı’nın konuşması var, ama caminin yapımına paraları akıtan hayırseverlerin adı yok!

Belki de adlarının açıklanmasını istememiş olabilirler diye düşündüm.

xx        xx        xx

Genç gazetecinin derdi cami, camiyi yaptıran hayırseverler değil. O geneleve takılmış!

Ki haberin sonuna doğru “Hayırseverlerin katkılarıyla müftülük tarafından 12 yıl önce kapatılan eski genelevin yerine inşa edilen caminin açılışı…” şeklindeki ifadeyi konduruvermiş. Gel de sorma; Genelevi müftülük mü kapatmış?!

Genç meslektaşımızın şaka gibi haberi şöyle devam ediyor:

İsmini vermek istemeyen bir mahalle sakini, caminin bulunduğu yerin eskiden genelev olduğunu söyledi. 12 yıl önce kapatılan genelevin yerine cami yapılmasını yadırgadıklarını belirtti.

Şu işe bak!.. Adam neredeyse “Ben burada namaz kılmam. Bir zamanlar genel ev olan yerde camimi yapılır?” diyecek! Genç meslektaşımız bunu da yazmayı nasıl akıl edememiş anlayamadım. Çünkü ben böyle bir mahalle sakininin olup olmadığını doğrusu çok merak ediyorum.

Çünkü “yılın gazeteci” ödülüne koşan genç kardeşimiz cami açılışı haberinde yokmuş. Belli ki oturduğu yerden yazmış!

xx        xx        xx

Doğrusu ben genç meslektaşımızın muhtemelen oturduğu yerden yazdığı haberi zorlayarak ne yapmak istediğini de anlayamadım.

Beni asıl endişelendiren, il merkezinde Doğan Haber Ajansı gibi önemli ve güvenilir bir ajansın temsilciliği yanında bir yerel gazetede de çalışan genç meslektaşımızın servis ettiği haberi kullananların düzeltme gereği duymamış, hayırseverlerin adları yok mu diye sormamış olmaları!

Demek ki meslekte bozulma, erozyon her yerde…

xx        xx        xx

Unutmadan söyleyeyim, Rüya Camiyi şehrimize kazandıran hayırseverler Iraklı Abdullah Bayatlı ve Yaşar Ekmekçi… Kendileri ilimizden Irak’a yapılan mermer satışlarına aracılık yapıyorlarmış. Bu bilgiyi de CHA Temsilcisi arkadaşım Kayber Avcı’nın haberinden öğrendim. İsimler bizim gazetede de yoktu. Üzüldüm… Ki hayırseverler üstelik o gün Vali M. Hakan Güvençer’in elinden plakette almışlar. Kafayı yıllar önce ‘kapatılan’ değil, kendiliğinden kapanan geneleve takan genç meslektaşımız o habere gitmiş olsaydı teşekkür plaketi alanı, vereni görür yazardı!

Genç kardeşimiz geçen hafta içinde yapılan AK Parti Menteşe İlçe Yönetimi’nin düzenlediği Dayanışma Yemeği’nde de yokmuş. Ama o yemekten de “Bir bardak içki AKP’de fırtına kopardı!” başlıklı haberi çıkarmış.

Aslına bakarsanız yemekte fırtına kopartan bir bardak içki yokmuş. Ama genç meslektaşımızın haberi AK Parti’de fırtına kopartmış bulunuyor.

İlk iki haberle olmazsa AK Parti haberi ile kesin Yılın Gazetecisi ödülünü alır!

AK Parti’deki fırtınayı sığdıracak yer kalmadı. Yarın devam ederiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
taksim travesti 04 Kasım 2018 / 21:11

doktor ve haberci birde siyasetci bunlar özgündür..